Ekrem İmamoğlu: Susma hakkımı kullanmadım, savunma hakkım elimden alındı

Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 414 ismin yargılandığı İBB davasının ikinci celsesinin ikinci duruşması görülüyor. Mahkemede söz alan İmamoğlu, "Susma hakkımı kullanmadım, savunma hakkım elimden alındı" dedi

Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 kişinin yargılandığı davanın ikinci celsesinin ikinci duruşması (dava kapsamındaki 66. duruşma) başladı. Savcı, tutuksuz sanık Muzaffer Beyaz'ın ifadesi esnasında ara mütalaa açıklayarak Beyaz'ın çelişkili ifadeleri nedeniyle tutuklanmasını talep etti. 

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın da aralarında bulunduğu bir kısım tutuklu isimler katıldı.

Duruşmada söz alan Ekrem İmamoğlu, susma hakkını kullanmadığını, savunma hakkının elinden alındığını söyledi.

İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: "Mahkeme heyeti adına mahkeme başkanının dün benim için ‘Susma hakkından feragat etmiş kabul ediyorum’ diye bir cümlesi oldu. Bunu şiddetle reddediyorum çünkü ben susma hakkımı kullanmadım ‘Susma hakkını kullandı’ kavramı tamamen uydurma bir kavramdır. Ben de ona karşılık feragat etmediğimi belirttim. Savunma hakkımı kullanmadım. Feragat diye bir kelimeyi de kabul etmiyorum."

Savcıdan ara mütala: Muzaffer Beyaz'ın tutuklanması talep edildi 

İBB duruşmasında tutuksuz sanık Muzaffer Beyaz savunmasını yaptı. Beyaz’ın sorgusu sürerken savcılık ara mütalaa açıklayarak, Muzaffer Beyaz’ın çelişkili ifadeler vermesi nedeniyle tutuklanmasını talep etti.

Avukatlar savcılığın sanık hakkında tutuklama isteminin sorgu aşamasında yapılmasının iradeyi sakatlayacağını belirterek tepki gösterdi.

Muzaffer Beyaz'ın savunması

İddianamede 6, 7 ve 8 numaralı eylemlerde sanık, 24 numaralı eylemde ise şikayetçi olarak yer aldığını belirten Beyaz, daha önce verdiği ifadelerin geçerli olduğunu söyledi.

6 numaralı eylemle ilgili herhangi bir imza yetkisi veya doğrudan dahli bulunmadığını savunan Beyaz, bu konudaki bilgilerinin şirket ortaklığı nedeniyle ağabeyinden öğrendikleriyle sınırlı olduğunu ifade etti.

Meydan Yakuplu projesine ilişkin 7 numaralı eylem hakkında da önceki ifadesini tekrar eden Beyaz, projeyi kat karşılığı aldığını ancak daha sonra devrettiğini söyledi. Devir karşılığında kendisine bir daire verilmesinin planlandığını ancak bu daireyi alamadığını belirten Beyaz, konuya ilişkin ayrıntılı ifadesini savcılıkta verdiğini kaydetti.

Beyaz, 8 numaralı eylem kapsamında ise Kalekent projesinin bulunduğu bölgede yapılması planlanan köprü için kendisinden katkı istendiğini anlattı. Bu kapsamda fatura karşılığında 750 bin liralık ödeme yaptığını söyleyen Beyaz, bunun dışında herhangi bir dahlinin olmadığını savundu.

İddianamedeki 24 numaralı eylemde şikayetçi olduğunu belirten Beyaz, söz konusu projede hâlâ ruhsatını alamadığını ve mağduriyetinin devam ettiğini söyledi. Beyaz ayrıca işleri ve oğlunun yurt dışında eğitim görmesi nedeniyle hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti.

“Projeyi Asoy’a devretmek istedim”

Savcının soruları üzerine Meydan Yakuplu projesinin devir sürecini anlatan Beyaz, projeyi yapamayacağını düşündüğü için devretmeye karar verdiğini söyledi. Arsa sahiplerine devir talebini ilettiğini ancak Çuhadaroğlu’nun buna başlangıçta karşı çıktığını belirten Beyaz, daha sonra projeyi Asoy’a anahtar teslim şekilde devretmek istediğini ifade etti.

Beyaz, projeye ilişkin daha önce çevre düzenlemesi yaptırdığını ve ruhsat projeleri çizdirdiğini, bu masrafları karşılığında kendisine bir daire verilmesinin kararlaştırıldığını söyledi. Ancak söz konusu daireyi de alamadığını belirtti.

Savcının “İnşaatı kim yürüttü, projenin sahibi kimdi?” sorusuna Beyaz, projeyi Asoy’a devrettiğini ve kendisine düşen dairelerin tamamının da bu şirkete bırakıldığını söyledi.

Tuncay Yılmaz ve Fatih Keleş soruldu

Savcılık sorgusunda Beyaz’a Tuncay Yılmaz ve Fatih Keleş’in projeye hangi aşamada dahil oldukları da soruldu.

Beyaz, projeyi devretme kararının ardından genel müdürüne Asoy’a devir yapılacağını söylediğini, sonrasında şirketin genel müdürü Adem Bey’in Adem Soytekin ve Tuncay Yılmaz ile görüştüğünü anlattı.

Savcının Tuncay Yılmaz’ın toplantılara kimin adına katıldığını sorması üzerine Beyaz, “Ekrem İmamoğlu’nun genel müdürü” yanıtını verdi.

Fatih Keleş’le ilgili olarak ise projedeki masraflarının fazla olması nedeniyle iki daire talep ettiğini belirten Beyaz, kendisine Keleş’in bu talebi kabul etmediğinin söylendiğini aktardı. Beyaz, Fatih Keleş ile bu konuda doğrudan görüşmediğini, bilgiyi Tuncay Yılmaz’dan aldığını ifade etti.

Savcı daha sonra Beyaz’ın önceki ifadesinde Gürkan Akgün’ün kendisini telefonla aradığını söylemesini gündeme getirdi. Beyaz, Akgün ile satış ofisine ilişkin görüştüğünü belirtirken müdafii araya girerek, iddianamede müvekkiline bu konuda isnat edilen herhangi bir suç bulunmadığını söyledi ve savcının sorusuna itiraz etti.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 16 kişi "müşteki", 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi "sanık" olarak bulunuyor.

İddianamede yer alan "örgüt şemasında", Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor.

Şemada, 10 örgüt üyesinin Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu savunularak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu iddia ediliyor.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Birleşen dosya

Beyoğlu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan İnan Güney'in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianame de bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan, Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli'nin "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme" ile "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 9 yıl 8'er aydan 31 yıl 8'er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde, birleşen dosyadakilerle birlikte 57 kişinin tahliye edilmesiyle davada 53 tutuklu bulunuyor.

İstanbul 2026 Ekim ayı etkinlikleri Fiyatı iPhone 18 Pro'yu neredeyse ikiye katladı Marmara’nın kayıp devleri Haliç’te göründü Youtuber Arif Kocabıyık, TIR dorsesinin altında Bulgaristan'a giderken yakalandı Gıda şirketine atanan kayyım aynı gün kaldırıldı MasterChef Eren Kaşıkçı'nın ölüm nedeni belli oldu