15 Ocak 2026, Perşembe
Giriş: 31.12.2025 13:57 | Son Güncelleme: 31.12.2025 20:51

2025'te bilim dünyasının konuştuğu 10 gelişme

2025'te bilim dünyasının konuştuğu 10 gelişme - Resim: 1

2025, bilimin yalnızca laboratuvarlarda değil, siyasetten ekonomiye, etik tartışmalardan gündelik hayata kadar uzanan geniş bir alanda belirleyici hâle geldiği bir yıl oldu.

Bir yanda devletlerin bilim politikaları sert biçimde yeniden şekillenirken, diğer yanda genetik müdahalelerden yapay zekâya, uzay araştırmalarından tıbbi devrimlere kadar pek çok alanda “yapılamaz” denilen eşikler aşıldı.

Bilimsel bilgi, kimi zaman umut verici bir çözüm, kimi zaman da yeni çatışmaların ve belirsizliklerin kaynağı olarak kamusal tartışmaların merkezine yerleşti.

 Organ naklinde türler arası sınırların zorlanmasından yıldızlararası uzayın kimyasını çözmeye, yok olmuş türlerin geri getirilmesi tartışmalarından kuantum bilgisayarların gerçek araştırma araçlarına dönüşmesine kadar uzanan bu başlıklar, bilimin yalnızca ilerlemediğini; aynı zamanda yeni sorular, riskler ve sorumluluklar ürettiğini de gösteriyor.

2025, bilimin hem imkânlarını hem de bedellerini daha görünür kılan bir dönüm noktası olarak kayda geçti.

2025'te bilim dünyasının konuştuğu 10 gelişme - Resim: 2

Donald Trump'ın ikinci dönemi, bilim fonlarında tarihi kesintilerle geldi

Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde bilim politikası, uzun yıllardır görülmemiş ölçekte kesintiler ve siyasi müdahalelere sahne oldu. Daha önce büyük ölçüde istikrarlı seyreden Trump yönetimi, üniversiteleri ve akademik özgürlüğü hedef alan adımlarla federal araştırma destek sistemini kökten dönüştürmeye girişti; bu durum bilim insanlarıyla Beyaz Saray arasındaki güvensizliği derinleştirdi.

Bu dönüşümün mimarlarından biri, Heritage Foundation’ın hazırladığı Project 2025 doğrultusunda Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikası Ofisi’nin başına getirilen Michael Kratsios oldu. Kratsios’un öncülüğünde “Gold Standard Science” adlı yürütme emri, federal fonların merkezileştirilmesi, Beyaz Saray Yapay Zekâ Eylem Planı ve Project Genesis gibi dört büyük reform hayata geçirildi. Bu adımlar, özel sektör yatırımlarını teşvik ederken akademiyi sıkı siyasi denetime tabi tuttu.

(Donald Trump ve Sağlık Bakanı Kennedy Jr. // Fotoğraf: Eric Lee - New York Times) 

2025'te bilim dünyasının konuştuğu 10 gelişme - Resim: 3

2025 aynı zamanda üniversiteler ile devlet arasındaki 80 yıllık “bilim ortaklığını" yerle bir etti. Trump yönetimi, üniversitelere verilen hibeleri askıya alma, iptal etme ya da kısma yoluna giderken, National Science Foundation ve National Institutes of Health bütçe belirsizliği nedeniyle harcama yöntemlerini değiştirmek zorunda kaldı.

Beyaz Saray ile Kongre arasındaki bütçe krizi 43 gün süren hükümet kapanmasına yol açarken, üniversite giderlerine üst sınır getirilmesi ve yeni bağış vergisi yükseköğretimde mali baskıyı artırdı.

Bu ortamdan en çok öğrenciler ve genç araştırmacılar etkilendi. Doktora kontenjanları daraltıldı; göç ve DEI karşıtı politikalar özellikle uluslararası öğrencilerin kariyerlerini tehdit etti. 2025 sonbaharında ABD’deki uluslararası öğrenci sayısının yüzde 17 düşmesi dikkat çekti. Öte yandan, Elon Musk’ın etkisiyle kurulan ve kısa sürede kapanan Hükümet Verimliliği Bakanlığı (DOGE), kalıcı bir miras bıraktı. Russell Vought’un yürüttüğü tasarruf politikalarıyla 200 binden fazla kamu çalışanı işten ayrıldı; bu da ABD bilim altyapısında uzun vadeli bir zayıflama endişesini beraberinde getirdi.

2025'te bilim dünyasının konuştuğu 10 gelişme - Resim: 4

Organ naklinde bir eşik aşıldı: Domuzdan insana böbrek nakli 

İnsan bağışındaki kronik yetersizlik nedeniyle bilim insanları ve cerrahlar, metabolizması ve organ boyutları insanlara benzeyen domuzları alternatif bir kaynak olarak değerlendirmeye başladı.

Ocak ayında ABD’de genetiği düzenlenmiş bir domuz böbreğinin dördüncü kez insana nakledilmesi bu alandaki en somut adımlardan biri oldu. Nakil yapılan Tim Andrews, domuz böbreğiyle rekor sayılabilecek 271 gün yaşadı. Ekim ayında organ işlevini yitirse de Andrews, bu süre boyunca diyalizden kurtuldu ve böbrek nakli bekleyen hastalar için sembolik bir umut figürüne dönüştü.

Bu gelişmelerin önünü açan adımlardan biri, U.S. Food and Drug Administration’ın iki biyoteknoloji şirketine ait domuz böbreği nakli denemelerine “şefkatli kullanım” kapsamında onay vermesi oldu. Bu mekanizma, hayati tehlikesi bulunan ve başka seçeneği olmayan hastaların deneysel tedavilere erişmesine izin veriyor. Benzer şekilde Çin’de bilim insanları, bir domuz karaciğerinin bir bölümünü 38 gün boyunca insan vücudunda çalıştırmayı başardıklarını açıkladı.

(Tim Andrews // Fotoğraf: Billy Hickey - The New York Times)