Dikey kalkış ve iniş yapabilen, ilk kez yaklaşık 60 yıl önce uçurulan bir hava aracı yeniden gündeme geliyor. İngiltere merkezli ARC AeroSystems, bu aracın modern helikopterlere göre daha ucuz ve daha çevreci bir alternatif sunabileceğini savunuyor.
Şirketin kurucusu ve CEO’su Dr. Seyed Mohseni, yıllardır gelişmiş hava hareketliliği alanında pratik bir çözüm arandığını belirterek, “Bu aslında zaten var olan ama unutulmuş bir çözüm,” dedi.
1960’lı yıllarda, Kanadalı uçak üreticisi Avro Canada’dan ayrılan bir grup mühendis, Avian 2/180 adlı bir hava aracı üzerinde çalışıyordu. Bu araç, kökeni 1920’lere dayanan bir jiroplane (autogyro) tasarımıydı. Jiroplane’lerde kaldırma kuvveti, üstte yer alan bir rotor tarafından sağlanırken, ileri hareket arkadaki bir pervane ile elde ediliyor.
Helikopterlerden farklı olarak, üstteki rotor bir motorla tahrik edilmiyor; aracın ileri hareketi sırasında rotorun içinden geçen hava sayesinde dönüyor.
Standart jiroplane’ler pist gerektirirken, Avian 2/180 “zıplama” benzeri bir yöntemle dikey kalkış yapabiliyordu. Avian Aircraft tarafından geliştirilen bu model, ABD Federal Havacılık İdaresi’nden (FAA) uçuşa elverişlilik sertifikası almasına rağmen seri üretime geçemedi. Şirketin 1970’lerde iflas etmesiyle tasarım da unutuldu.
Pegasus: Yeniden tasarlanan jiroplane
ARC AeroSystems’in geliştirdiği Pegasus jiroplane’i, Avian modelinin modernize edilmiş bir versiyonu olarak öne çıkıyor. Araç, dikey kalkış ve iniş yapabiliyor; bu sayede mevcut helikopter pistlerini kullanabiliyor. Pegasus’ta, arkadaki pervaneyi çalıştıran kendi kendini şarj edebilen hibrit-elektrik bir motor bulunuyor.
Mohseni’ye göre bu tasarımın en büyük avantajlarından biri, üst rotorun motorla çalışmaması. “Rotor tahrikli olmadığı için bir dişli kutusu yok. Bu da işletme ve bakım maliyetlerini ciddi şekilde düşürüyor,” diyor.
Pegasus, bir pilot ve iki yolcu taşıyabiliyor. Azami hızı saatte 160 kilometre olan araç, çoğu helikopterden daha yavaş olsa da Mohseni, özellikle acil sağlık hizmetlerinde helikopterlerin yerini alabileceğini savunuyor.

Daha basit, daha ucuz
Helikopterle acil sağlık hizmetlerinin maliyeti ülkeye ve koşullara göre değişse de, İngiltere’de bir hava ambulansı görevinin ortalama maliyeti 4 bin 165 sterlin olarak hesaplanıyor. Mohseni, Pegasus’un saatlik işletme maliyetinin yaklaşık 300 dolar olduğunu, satın alma bedelinin ise 750 bin sterlin (yaklaşık 1 milyon dolar) olacağını belirtiyor.
Glasgow Üniversitesi Havacılık Bilimleri Bölümü öğretim üyesi Dr. Douglas Thomson’a göre helikopterler yakıt açısından verimsiz ve son derece karmaşık sistemlere sahip. “Çok sayıda güvenlik açısından kritik bileşenleri var. Autogyrolar ise mekanik olarak çok daha basit” dedi.
Thomson, jiroplanelerin bazı durumlarda helikopterlerden daha güvenli olabileceğini de vurguluyor. Motor arızası durumunda rotorların kendi kendine dönmeye devam ettiğini belirterek, “Teorik olarak araç kontrollü bir şekilde yavaşça yere süzülebilir” diyor.
Zorluklar ve pilot eğitimi
Buna karşın Thomson, jiroplanelerin eğlence uçuşları dışında kullanım alanı bulmakta zorlandığını ifade ediyor. En büyük sorunlardan birinin ölçeklenebilirlik olduğunu belirterek, daha fazla yolcu taşıyabilmek için rotorun hızla büyümesi gerektiğini söylüyor. Ayrıca Pegasus’un dikey kalkış yeteneğinin kullanımı için ciddi pilot eğitimi gerektiğine dikkat çekiyor.
Mohseni ise zıplama tarzı kalkışın beceri gerektirdiğini kabul etmekle birlikte, bunun helikopter kalkışlarından daha zor olmadığını savunuyor. Pegasus’u uçurmak için rotorcraft ticari pilot lisansı ve özel bir tip yetkilendirmesi gerekecek. Şirket, pilotlara bu eğitimleri kendisinin vereceğini belirtiyor.
Sertifikasyon ve yatırım süreci
Pegasus, İngiltere Sivil Havacılık Otoritesi’nden (CAA) E Conditions sertifikası alarak test uçuşlarına hak kazandı. İlk testlerin bu yılın şubat ya da mart ayında yapılması planlanıyor. Mohseni, tasarımın FAA’dan Part 27 sertifikası almış eski bir modele dayanmasının, süreci hızlandıracağını söylüyor.
Ancak Thomson, yapılan her teknik değişikliğin yeni sertifikasyon gerektireceğini ve bunun uzun ve pahalı olabileceğini vurguluyor.
ARC AeroSystems şu ana kadar özel yatırımcılar ve İngiliz hükümetinden toplam 12 milyon sterlin fon sağladı. Pegasus’un pazara çıkabilmesi için ise ek olarak 25 milyon sterline daha ihtiyaç duyuluyor.
Mohseni, bu kaynağın 2026’nın ilk yarısına kadar bulunmasını ve ardından uçağın üç yıl içinde ticari olarak kullanılabilir hâle gelmesini hedeflediklerini söyledi.
Hava ambulansı ve organ taşımacılığı
İngiltere’de faaliyet gösteren SkyAngels Air Ambulance, 10 adet Pegasus için ön sipariş verdi. Ayrıca İskoçya merkezli bir pilot eğitim okulu ve hava hizmetleri şirketi için beş adet daha üretilecek.
ABD’nin Indiana eyaletinde faaliyet gösteren organ nakli lojistik şirketi 34Lives da ARC AeroSystems ile 30’a kadar jiroplane tedariki için anlaşma imzaladı. Şirket, organ taşımacılığında özel jetlerin saatlik 25-30 bin dolar gibi yüksek maliyetler yarattığını belirterek, Pegasus’un saatlik 500-600 dolarlık toplam maliyetiyle çok daha erişilebilir olacağını ifade etti.
Mohseni’ye göre Pegasus, daha yavaş olmasına rağmen doğrudan tesislerden kalkarak hastanelere iniş yapabileceği için toplam taşıma süresini azaltabilecek.
Gelecek planları
ARC AeroSystems, Pegasus’un yanı sıra dokuz yolcu kapasiteli, kanatlı bir jiroplane olan Linx P9 üzerinde de çalışıyor. Şirket, Linx P9’un 2030 yılına kadar ticari olarak hizmete girmesini hedefliyor.
Bu alanda Almanya merkezli AutoGyro, ABD’li Skyworks Aeronautics, Çinli Ehang ve Joby Aviation gibi şirketler de farklı dikey kalkış-iniş çözümleri üzerinde çalışıyor.
Kaynak: Gazete Oksijen



