ABD’de, Harvard Üniversitesi’nde görev yaptığı dönemde Çin’den aldığı ödemeler hakkında yetkililere yalan beyanda bulunduğu gerekçesiyle mahkûm edilen Amerikalı bilim insanı Charles Lieber, araştırmalarını yeniden kurmak üzere Çin’in Shenzhen kentinde yeni bir laboratuvar oluşturdu. Lieber burada, Çin hükümetinin ulusal öncelik olarak belirlediği bir teknolojiye odaklanıyor: elektronik sistemlerin insan beynine entegre edilmesi.
Reuters'ta yer alan habere göre, 67 yaşındaki Lieber, beyin-bilgisayar arayüzleri alanında dünyanın önde gelen araştırmacıları arasında yer alıyor. Bu teknoloji, ALS gibi hastalıkların tedavisinde ve felçli hastalarda hareket kabiliyetinin yeniden kazandırılmasında umut vadediyor. Ancak aynı zamanda askeri kullanım potansiyeline de sahip. ABD Savunma Bakanlığı’na göre, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’na bağlı bilim insanları, zihinsel çevikliği ve durumsal farkındalığı artırarak “süper askerler” geliştirmek amacıyla beyin arayüzlerini inceleyen çalışmalar yürütüyor.
Lieber, Aralık 2021’de bir jüri tarafından, Çin’in yurt dışındaki yetenekleri ülkeye çekmeyi amaçlayan bir devlet programıyla ilişkileri hakkında federal yetkililere yanlış bilgi vermek ve Çin’deki bir üniversiteden aldığı ödemelerle ilgili vergi ihlalleri nedeniyle suçlu bulundu. İki gün hapis cezası aldıktan sonra altı ay ev hapsinde kaldı; ayrıca 50 bin dolar para cezasına çarptırıldı ve ABD Gelir İdaresi’ne 33 bin 600 dolar geri ödeme yapmasına hükmedildi. Dava sürecinde savunma tarafı, Lieber’ın tedavisi olmayan ancak remisyona girmiş bir lenfoma hastalığıyla mücadele ettiğini ve hayatta kalmaya çalıştığını belirtmişti.
Reuters’ın edindiği bilgilere göre, mahkûmiyetinin üzerinden üç yıl geçtikten sonra Lieber, Çin’de devlet destekli i-BRAIN (Beyin Araştırmaları, İleri Arayüzler ve Nöroteknolojiler Enstitüsü) adlı kurumun başında bulunuyor. Bu enstitü, Shenzhen Medical Academy of Research and Translation (SMART) bünyesinde faaliyet gösteriyor. Lieber burada, Harvard’daki çalışmalarında erişemediği primat araştırma altyapısı ve gelişmiş nanofabrikasyon ekipmanlarına sahip.
Lieber, Aralık ayında Shenzhen’de düzenlenen bir hükümet konferansında Çin’e taşınmasını, “28 Nisan 2025’te bir hayalle geldim; yanımda sadece birkaç bavul vardı” sözleriyle anlattı ve kişisel hedefinin Shenzhen’i bu alanda dünya lideri yapmak olduğunu söyledi.
Lieber, bir asistanı aracılığıyla yaptığı açıklamada “mevcut yoğunluğu” gerekçe göstererek röportaj talebini reddetti; Reuters’ın yazılı sorularına da yanıt vermedi.
SMART, Lieber’ı 2025 yılında araştırmacı olarak görevlendirdiğini duyururken, aynı gün i-BRAIN’in kurucu direktörlüğüne atandığını da açıkladı. Ancak bu ikinci görev o dönemde kamuoyunda geniş yer bulmadı.
Reuters’ın haberine göre bu laboratuvar, milyarlarca dolarlık kamu fonuyla desteklenen geniş bir devlet araştırma ekosistemi içinde yer alıyor ve ABD’den üst düzey bilim insanlarını Çin’e çekmeyi hedefleyen bir yapının parçası. Ayrıca Lieber’ın laboratuvarının özel primat araştırma tesislerine ve çip üretim ekipmanlarına erişimi bulunuyor.
Lieber, 2011 yılında Thomson Reuters tarafından yayımlanan bilimsel sıralamalarda, önceki on yılın en iyi kimyageri seçilmişti.
Bazı analistler, Lieber’ın federal suç mahkûmiyetine rağmen araştırma faaliyetlerini yeniden kurabilmesinin, askeri kullanım potansiyeli taşıyan teknolojilerin korunmasına yönelik ABD önlemlerinin, Çin’in bu tür teknolojileri edinme çabalarının gerisinde kaldığını gösterdiğini belirtiyor. Bu kaygı, Pekin’in sivil ve askeri araştırmaların iç içe geçtiği “askerî-sivil füzyon” stratejisi nedeniyle daha da artıyor.
Glenn Gerstell, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nda (NSA) 2015-2020 yılları arasında baş hukuk müşaviri olarak görev yapmış bir isim olarak, “Çin, bizim açıklığımızı ve inovasyon çabalarımızı bize karşı silaha dönüştürdü. Bunu tersine çevirerek avantaj sağlıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Çin Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile Savunma Bakanlığı, beyin-bilgisayar arayüzleri geliştirme çalışmalarına ilişkin sorulara yanıt vermedi. SMART ve i-BRAIN de Lieber’ın görevlendirilmesi ve yürütülen araştırmalar hakkında yorum yapmadı.
Primat araştırmaları
Lieber’ın yeni görev yeri, ABD’de sahip olduğundan daha geniş araştırma imkânları sunuyor gibi görünüyor.
Shenzhen’de, i-BRAIN laboratuvarı Şubat ayında yarı iletken ekipman üreticisi ASML tarafından geliştirilen derin ultraviyole litografi sistemini kurdu. Laboratuvarın internet sitesine göre bu makineler, ileri düzey çiplerin üretimi için gerekli olan son derece küçük devreleri basmakta kullanılıyor. Harvard’da ise Lieber, üniversitenin Nanoskobik Sistemler Merkezi’ndeki ortak litografi ekipmanlarını kullanıyordu; bu merkez her yıl 1.600’den fazla araştırmacıya hizmet veriyor.
i-BRAIN’de kullanılan sistem, ihracat kısıtlamalarına tabi en gelişmiş makinelerin iki nesil gerisinde olsa da, yarı iletken araştırma şirketi SemiAnalysis’ten Jeff Koch’a göre yaklaşık 2 milyon dolar değerinde. ASML, müşterileri hakkında kamuya açık yorum yapmayacağını Reuters’a bildirdi.
Aynı kampüste Lieber, ayrıca Brain Science Infrastructure (BSI) Shenzhen adlı araştırma tesisine erişim imkanına sahip. i-BRAIN’in internet sitesine göre bu merkezde 2.000 primat kafesi bulunuyor ve enstitünün çalışmaları için özel alanlar ayrılmış durumda. Alan uzmanlarının büyük bölümü, invaziv beyin-bilgisayar arayüzlerinin insanlarda denenebilmesi için primat deneylerinin ön koşul olduğunu düşünüyor. BSI, Çin Bilimler Akademisi bünyesinde yer alıyor ve Shenzhen yerel yönetimi tarafından finanse ediliyor. Kurumlar, bu alandaki araştırmalar ve primat çalışmalarının rolüne ilişkin sorulara yanıt vermedi.
i-BRAIN’in Eylül 2025 tarihli bir duyurusuna göre, yerli ve yabancı araştırmacılar, rhesus maymunları üzerinde yürütülecek elektrofizyoloji çalışmaları için kuruma davet ediliyor. Bu çalışmalar, insan beyin-bilgisayar arayüzlerinin modellenmesi amacıyla yürütülüyor ve başvurmak isteyenlerin doğrudan Lieber ile iletişime geçmesi isteniyor.
Lieber’ın Harvard’da primat araştırması yürüttüğüne dair bir bulgu bulunmuyor. Üniversite, hayvan refahı tartışmaları ve finansman sorunları nedeniyle 2015 yılında New England Primate Research Center’ı kapatmıştı.
Harvard’da Lieber ile birlikte nanofabrikasyon alanında çalışan araştırmacılardan Jung Min Lee’nin de i-BRAIN’e katılarak araştırma doçenti olduğu belirtiliyor. Lee, esnek elektronik sistemlerin beyin dokusuna entegre edilmesi konusunda uzman.
John Donoghue ise Reuters’a yaptığı değerlendirmede, primat çalışmalarının sinir arayüzü teknolojilerinin insanlara uygulanabilmesi açısından “kesinlikle kritik” olduğunu, ancak ABD’de bu tür araştırmaların ciddi düzenleyici ve finansal engellerle karşılaştığını ifade etti. Donoghue, “İnsan dışı primat araştırmalarında bu kadar çok zorluk varken, böylesine kapsamlı destek, teknolojiye erişim, merkezi bir yapı ve ulusal bir girişim sunulması oldukça cazip” dedi.
SMART’ın 2026 bütçesi, Shenzhen hükümeti tarafından tamamen finanse edilmek üzere yaklaşık yüzde 18 artarak 153 milyon dolara ulaştı. Ancak bu bütçenin ne kadarının i-BRAIN’e ayrıldığı belirtilmiyor.
Shenzhen Medical Academy of Research and Translation (SMART), 2023 yılında yapısal biyolog Nieng Yan liderliğinde kuruldu. Yan’ın Princeton Üniversitesi’nden Çin’e dönüşü, yerel medyada “bilim tanrıçasının dönüşü” olarak tanımlanmıştı.
SMART’ın yanında, hukuken ayrı ancak fiilen bağlantılı olan Shenzhen Bay Laboratory yer alıyor. 2019’da kurulan bu laboratuvar, Shenzhen yönetiminden yaklaşık 2 milyar dolarlık beş yıllık bütçe aldı. Her iki kurum da Guangming Bilim Şehri’nde konumlanıyor, aynı yönetim kadrosunu paylaşıyor ve 750 bin metrekarelik yeni bir kampüse taşınmaya hazırlanıyor.
SMART yerleşkesinde yönlendirme tabelalarında “Parti ile birlikte yenilik yap” sloganı yer alıyor. Reuters muhabirinin Lieber’a mektup ulaştırmak için i-BRAIN ofislerine giriş talebi ise reddedildi.
Lieber, ABD’den SMART’a geçen en az altı araştırmacıdan biri. Ancak bu isimlerin tamamı Çin doğumlu ve ülkeye geri dönen bilim insanlarından oluşuyor.
Çin, Mart 2026’da açıkladığı yeni beş yıllık planında beyin-bilgisayar arayüzü teknolojisini ulusal öncelik alanlarından biri ilan etti. Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu Başkanı Zheng Shanjie, bu teknolojilerin yükselişinin “önümüzdeki 10 yılda yeni bir yüksek teknoloji sektörünün doğuşuna eşdeğer olacağını” söyledi.
ABD tarafında ise DARPA, beyin-bilgisayar arayüzlerini insansız hava araçları ve siber savunma uygulamaları için finanse ediyor. Mahkeme belgelerine göre Lieber’ın Harvard’daki projeleri 2009’dan bu yana ABD Savunma Bakanlığı’ndan 8 milyon dolardan fazla destek aldı. Pentagon, bu teknolojinin askeri kullanımları ve Lieber’ın Shenzhen’deki rolüne ilişkin sorulara yanıt vermedi.
Nöbel Ödülü yarışı
Charles Lieber’ın 2021’deki mahkûmiyeti, ABD Adalet Bakanlığı’nın ilk Donald Trump yönetimi döneminde Çin kaynaklı ekonomik casusluk ve fikri mülkiyet hırsızlığıyla mücadele amacıyla başlattığı “China Initiative” kapsamında elde edilen nadir sonuçlardan biri olarak görülüyor. Ancak bu girişim, başarısızlıklar ve ırksal profilleme eleştirileri nedeniyle Joe Biden döneminde sonlandırıldı.
Mahkeme belgelerine göre Lieber, denetimli serbestlik süreci devam ederken 2024 yılında en az üç kez Çin’e seyahat etmek için mahkemeden izin aldı. Bu seyahatlerden biri, ABD Bölge Yargıcı Denise Casper tarafından “iş bağlantıları kurma” gerekçesiyle onaylandı. Casper, konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.
Lieber’ın savunma ekibi, 2023 yılında mahkemeye sunduğu ceza öncesi belgede, bilim insanının lenfoma hastalığıyla mücadele ettiğini ve büyük ölçüde evine bağlı yaşadığını belirtti. Bu dönemde yalnızca tedavi randevuları, kısa yürüyüşler ve ara sıra yerel bir çiftliğe ziyaretler için dışarı çıktığı ifade edildi. Savunmaya göre Lieber, Harvard’daki 30 yıllık kariyeri boyunca haftada 80 saatin üzerinde çalışıyor, boş zamanlarında ise güreş antrenörlüğü yapıyor ve arka bahçesinde dev balkabakları yetiştiriyordu.
Lieber’ın avukatı, 2021’de mahkemede yaptığı açıklamada, müvekkilinin Çin’in yurt dışındaki uzmanları ülkeye çekmeyi amaçlayan “Bin Yetenek Programı”na dahil olmasını “gençlik ve tecrübesizlik” olarak nitelendirdiğini aktardı. Savcılığa göre Lieber, 2020’de gözaltına alındığında FBI ajanlarına Nobel Ödülü kazanmak ve çalışmalarıyla tanınmak istediğini söyledi.
FBI yorum yapmazken, ABD Adalet Bakanlığı da sorulara yanıt vermedi.
Bazı analistlere göre Lieber davası, ABD politikalarının daha geniş bir başarısızlığına işaret ediyor. Çin odaklı danışmanlık şirketi Horizon Advisory’nin kurucu ortağı ve Foundation for Defense of Democracies kıdemli araştırmacısı Emily de La Bruyère, “Onu ABD çıkarlarına aykırı teknoloji transferinin bir aracı olarak görürseniz, tespit ettik, cezalandırdık ama bu, genel eğilimi durdurmadı” değerlendirmesinde bulundu.
Eski NSA hukuk müşaviri Glenn Gerstell ise Lieber’ı, ABD’nin mevcut hukuki araçlarının yetersizliğinin somut bir örneği olarak nitelendirdi. Gerstell, “Tam da bu bağlamda suçlu bulunmasını istediğimiz bir eylemden mahkûm edilmiş bir kişi ve ev hapsi biter bitmez Çin’e gidiyor” ifadelerini kullandı.
Kaynak: Reuters