08 Eylül 2026, Salı
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 10.03.2026 12:34 | Son Güncelleme: 11.03.2026 15:28

Bilim insanları 800 bin nörona bilgisayar oyunu oynattı: 'Bunu nasıl yaptıklarını bilmiyoruz'

Bilim insanları, laboratuvar ortamında yetiştirilen insan nöronlarına ile DOOM adındaki bilgisayar oyunu oynatmayı başardı. Araştırmacılara göre bu gelişme, biyoloji ile bilgisayar teknolojisini birleştiren “biyolojik bilgisayarlar” alanında kilit bir çalışma
Bilim insanları 800 bin nörona bilgisayar oyunu oynattı: 'Bunu nasıl yaptıklarını bilmiyoruz'
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Son yıllarda bilim insanları, canlı nöronları kullanarak bilgi işleyen “biyolojik bilgisayarlar” geliştirmeye yönelik çalışmalar yürütüyor. Bu alandaki son deney, laboratuvarda yetiştirilen insan nöronlarının video oyunu oynayabildiğini göstererek dikkatleri yeniden bu teknolojiye çevirdi.

Araştırmanın merkezinde, Avustralya merkezli biyoteknoloji şirketi Cortical Labs bulunuyor. Şirketin geliştirdiği sistemlerde, laboratuvarda büyütülen insan nöronları mikroelektrot dizileri üzerine yerleştiriliyor. Bu diziler hem nöronlara elektriksel uyarı gönderebiliyor hem de hücrelerin ürettiği sinyalleri kaydedebiliyor.

Bu çift yönlü bağlantı sayesinde nöronlar bir bilgisayar programından gelen “duyusal bilgiyi” alabiliyor ve elektriksel sinyaller aracılığıyla tepki üretebiliyor.

Pong'dan DOOM'a

Cortical Labs ekibi 2021 yılında DishBrain adlı deneysel sistemle dikkat çekmişti. Yaklaşık 800 bin insan nöronunun kullanıldığı sistem, klasik video oyunu “Pong” oynamayı öğrenmişti.

Deneyde oyun ekranındaki topun konumu farklı elektriksel uyarılara dönüştürülüyordu. Top yukarı çıktığında dizinin üst kısmındaki nöronlar, aşağı indiğinde ise alt kısımdaki nöronlar uyarılıyordu. Zaman içinde nöronlar bu geri bildirimlere uyum sağlayarak raketi hareket ettirebilen aktivite kalıpları geliştirdi ve topu geri göndermeyi başardı.

“Pong” nispeten basit bir oyundu. İki boyutlu yapısı ve sınırlı kuralları nedeniyle girdi ile çıktı arasında doğrudan bir ilişki kurulabiliyordu.

Araştırmacılar, biyolojik bilgisayarların gerçek potansiyelini test etmek için daha karmaşık bir ortam gerektiğini belirledi. Bu nedenle hedeflerini teknoloji dünyasında cihazların performansını test etmek için sık kullanılan klasik oyun DOOM'a yükselttiler.

Yeni platform: CL1

“DOOM” üç boyutlu bir oyun ortamına, düşmanlara, silahlara ve sürekli değişen sahnelere sahip. Oyuncuların gerçek zamanlı kararlar vermesini gerektiren bu yapı, gerçek dünyadaki algı–eylem döngüsüne daha yakın bir model sunuyor.

Bu amaçla Cortical Labs, CL1 adlı yeni nesil nöral hesaplama platformunu geliştirdi. CL1’in en önemli yeniliği, sistemin Python tabanlı programlama arayüzü ile geliştiricilere açılması oldu.

Bu sayede deney yapmak çok daha kolay hale geldi. Biyolojik bilgisayar alanında neredeyse hiç deneyimi olmayan bağımsız geliştirici Sean Cole, yaklaşık bir hafta içinde nöron sistemini açık kaynaklı DOOM sürümü Freedoom ile çalıştırmayı başardı.

Nöronlar ekranı “görmeden” oyunu oynuyor

Deneyde kullanılan yaklaşık 200 bin nöronun gözü yok ve ekranı gerçekten “göremiyor”. Bu nedenle araştırmacılar oyun görüntülerini elektriksel sinyal desenlerine dönüştürdü.

Örneğin ekranda bir düşman sol tarafta belirdiğinde elektrot dizisinin sol tarafındaki nöronlar uyarılıyor. Nöronların ürettiği farklı ateşleme kalıpları ise sistem tarafından hareket, dönme veya ateş etme gibi komutlara çevriliyor.

Nöron sayısı insan beynindeki yaklaşık 86 milyar nörona kıyasla çok küçük olsa da hücreler belirli düzeyde uyum davranışları sergiledi. Sistem düşman arama, ateş etme ve yön değiştirme gibi davranışlar gösterebildi.

Her ne kadar sık sık “ölse” de araştırmacılar nöronların geri bildirimlere göre aktivite kalıplarını değiştirdiğini ve öğrenme belirtileri gösterdiğini gözlemledi.

“Önemli bir kilometre taşı”

Cortical Labs bilim insanlarından Brett Kagan, bu sonucu önemli bir dönüm noktası olarak nitelendiriyor.

Kagan’a göre deney, biyolojik sinir ağlarının gerçek zamanlı ve hedef odaklı öğrenme gerçekleştirebildiğini gösteriyor. Başka bir ifadeyle nöronlar yalnızca uyaranlara pasif tepki vermiyor, çevreye daha iyi uyum sağlamak için kendi aktivite düzenlerini değiştiriyor.

Buna rağmen araştırmacılar mevcut sistem ile gerçek bir beyin arasında hala büyük fark bulunduğunu vurguluyor.

Bilim insanlarının yanıt aradığı sorular

İngiltere’deki Manchester Üniversitesinden bilgisayar mühendisi Steve Furber, nöronların DOOM oynayabilmesinin önemli bir ilerleme olduğunu ancak hala kritik sorular bulunduğunu söylüyor.

Furber’e göre bilim insanları nöronların bu görevleri nasıl “anladığını” henüz bilmiyor. Görsel sistem veya gerçek bir beden olmadan bu hücrelerin elektriksel sinyallerden nasıl anlam çıkardığı hala araştırılıyor.

Robot kontrolüne giden yol

Bazı araştırmacılar bu tür deneylerin gelecekte robot kontrolü için temel oluşturabileceğini düşünüyor.

Reading Üniversitesinden nörobilimci Yoshikatsu Hayashi, sanal ortamda oyun karakterini kontrol eden bir nöral sistemin aslında ileride bir robot kolunu kontrol etmeye oldukça benzediğini belirtiyor. Örneğin biyolojik bilgisayarlar dokunma sinyallerini kullanarak nesneleri kavramayı öğrenebilir.

Etik tartışmalar da başladı

Bu alandaki çalışmalar aynı zamanda etik tartışmaları da beraberinde getiriyor. Deneylerin ölçeği büyüdükçe laboratuvarda yetiştirilen nöronların statüsü sorgulanabilir.

Örneğin gelecekte daha karmaşık sinir dokuları üretildiğinde bu sistemlerin bir tür bilinç geliştirme ihtimali olup olmadığı ve yeni etik kurallara ihtiyaç duyulup duyulmayacağı tartışılıyor.

Araştırmacılar ise mevcut deneylerde kullanılan nöron ağlarının bilinçten tamamen yoksun basit hücre toplulukları olduğunu vurguluyor.

Kaynak: Gazete Oksijen