Çin’in “yapay Güneş” olarak bilinen nükleer füzyon reaktörü EAST (Deneysel Gelişmiş Süperiletken Tokamak), plazmayı olağan çalışma aralığının ötesinde, son derece yüksek yoğunluklarda kararlı biçimde tutarak füzyon araştırmalarında önemli bir eşiği geçti. Çin Bilimler Akademisi tarafından yapılan açıklamaya göre, bu başarı, nükleer füzyonun önündeki temel teknik engellerden birine dair yeni bir yol açtı.
Çalışmanın bulguları, 1 Ocak’ta Science Advances dergisinde yayımlandı. Araştırmanın eş yürütücülerinden, Çin Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Prof. Ping Zhu, sonuçların “tokamaklar ve yeni nesil füzyon cihazları için yoğunluk sınırlarının pratik ve ölçeklenebilir biçimde genişletilebileceğini” gösterdiğini söyledi.
Plazmayı tutmak hâlâ en zor mesele
Nükleer füzyon, iki hafif atom çekirdeğinin birleşerek daha ağır bir çekirdek oluşturması ve bu sırada büyük miktarda enerji açığa çıkarması esasına dayanıyor. Güneş’te doğal olarak gerçekleşen bu süreç, Dünya’da yeterli basınç sağlanamadığı için aşırı yüksek sıcaklıklar ve manyetik alanlarla taklit edilmeye çalışılıyor.
EAST, “tokamak” adı verilen manyetik hapsedilme tipi bir reaktör. Donut biçimindeki haznede plazmayı güçlü manyetik alanlarla tutarak, füzyonun uzun süre kararlı biçimde sürmesini hedefliyor. Bugüne dek tokamak tipi hiçbir reaktör “ateşleme” noktasına, yani füzyonun kendi kendini sürdürebildiği aşamaya ulaşamadı. Ancak EAST, plazmayı daha uzun süre ve daha yoğun biçimde tutma kapasitesini istikrarlı biçimde artırıyor.
Temiz enerji umudu, kısa vadede çözüm değil
Nükleer füzyon, teoride neredeyse sınırsız ve düşük atık üreten bir enerji kaynağı sunuyor. Fosil yakıtlardan farklı olarak sera gazı salımı yaratmaması, onu iklim krizi sonrası dünya için cazip bir seçenek haline getiriyor. Buna karşın, füzyon teknolojisi 70 yılı aşkın süredir geliştiriliyor ve hâlâ net enerji kazancı sağlayabilmiş değil. Mevcut reaktörler, ürettiklerinden daha fazla enerji tüketiyor.
Bu nedenle bilim insanları, füzyonun iklim krizine kısa vadede çözüm sunamayacağı konusunda hemfikir. Yine de bazı araştırmacılar, son gelişmelerin ardından füzyon enerjisinin onlarca yıl içinde pratik kullanıma yaklaşabileceğini savunuyor.
EAST’te elde edilen son sonuçlar, füzyonun önündeki fiziksel sınırların mutlak olmadığını ve aşılabileceğini gösterse de, “yapay Güneş”in insanlığın enerji ihtiyacını karşılamasına hâlâ uzun bir yol olduğu görülüyor.