12 Ekim 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 14.04.2026 11:41 | Son Güncelleme: 14.04.2026 12:55

Kyoto semalarındaki kırmızı ışıkların sırrı 800 yıl sonra çözülüyor

Japon araştırmacılar, yüzyıllar önce yazılmış günlüklerle eski ağaçları inceleyerek geçmişte çok güçlü Güneş olayları yaşandığını ortaya koydu. Çalışma, bugün elektrikten uydu sistemlerine kadar birçok şeyi etkileyebilecek bu olayların sanılandan daha büyük olabileceğini gösteriyor
Fotoğraf: Japonya Ulusal Arşivleri
Fotoğraf: Japonya Ulusal Arşivleri

Japon bilim insanları, 800 yıl öncesinden kalan el yazmaları ve ağaç gövdeleri üzerinden dikkat çekici bir araştırmaya imza attı.

Çalışmanın merkezinde, 1204 yılında yaşayan Japon şair Fujiwara no Teika’nın günlüğüne düştüğü notlar var. Teika, Kyoto semalarında gece ansızın beliren kırmızı ışıklardan söz ediyor. Araştırmacılar, bunun bugün kuzey ışıkları olarak bildiğimiz doğa olayının nadir bir örneği olabileceğini düşünüyor.

Ağaç gövdeleri ortaya çıkardı

Bilim insanları yalnızca yüzyıllar önce yazılmış metinlere bakmakla yetinmedi; Kuzey Japonya’dan çıkarılan çok eski ağaçların gövdelerini de inceledi. Bunun nedeni, ağaçların her yıl büyürken gövdelerinde yeni bir halka oluşturması ve o dönemin atmosferine dair bazı izleri bu halkalarda saklaması.

Araştırmacılar, bu halkalardaki özel karbon izlerini ölçerek geçmişte olağan dışı bir doğa olayı yaşanıp yaşanmadığını anlamaya çalıştı.

İnceleme sonucunda, 1200 kışı ile 1201 ilkbaharında Güneş’te çok güçlü patlamalar meydana gelmiş olabileceği sonucuna ulaşıldı. Yani eski günlüklerde anlatılan tuhaf gökyüzü görüntüleriyle ağaçların içinde saklı kalan izler birbirini tamamladı.

Bu neden önemli?

Çünkü Güneş’te yaşanan büyük patlamalar bugün yalnızca gökyüzünde ilginç görüntüler oluşturmuyor; uyduları, GPS sistemlerini, elektrik şebekelerini ve hava trafiğini de etkileyebiliyor.

Ay ve Mars’a insan gönderme planlarının hızlandığı bir dönemde, geçmişte yaşanan bu tür olayları anlamak, gelecekte uzaydaki insanları ve Dünya’daki teknolojiyi korumak için de önem taşıyor.

Kaynak: Gazete Oksijen