11 Mart 2026, Çarşamba
Haber Giriş: 04.03.2026 10:48 | Son Güncelleme: 04.03.2026 11:10

Karınca kolonileri, insanlar yüzünden iç savaşa sürükleniyor

Şehirlerdeki ozon kirliliği, karıncaların kimlik kartı sayılan koku imzalarını yok ederek kolonilerde kaosa yol açıyor. Yapılan araştırmalar, kirlilik nedeniyle birbirini tanıyamayan karıncaların kendi yuva arkadaşlarına saldırarak "iç savaş" başlattığını ve ekosistemi tehlikeye attığını gösteriyor
Karınca kolonileri, insanlar yüzünden iç savaşa sürükleniyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İnsan kaynaklı hava kirliliği, doğanın en organize toplumlarından biri olan karınca kolonilerini geri dönülmez bir yıkıma sürüklüyor. Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan ve Max Planck Enstitüsü araştırmacıları tarafından yürütülen yeni bir çalışma, kentsel hava kirliliğinin karıncaların iletişim sistemini "hacklediğini" ortaya koydu.

Karıncalar, birbirlerini tanımak ve koloninin güvenliğini sağlamak için vücut yüzeylerindeki özel hidrokarbon kokularını kullanıyor. Ancak büyük şehirlerde yaz aylarında sıkça görülen 100 ppb (milyarda bir kısım) seviyesindeki ozon, bu kimyasal imzaları sadece 20 dakika içinde paramparça ediyor.

Kendi yuvalarında yabancı ilan ediliyorlar

Deneyler, ozona maruz kalan işçi karıncaların yuvalarına döndüklerinde kendi kolonileri tarafından tanınmadığını gösterdi. Test edilen altı türden beşinde, koloni üyeleri kendi arkadaşlarına karşı aşırı saldırganlık sergiledi. Bu "kimlik kaybı" sadece dışarıdaki kavgayı tetiklemekle kalmıyor; yuva içindeki bakım davranışlarını da bozarak larvaların ölümüne neden oluyor.

Karıncalar, toprağı havalandırmaktan tohum dağıtımına kadar ekosistemin "kirli işlerini" üstlenen devasa bir biyokütleyi temsil ediyor. Araştırmacılar, iklim değişikliği ve pestisitlerin yanı sıra, havanın kimyasal yapısını değiştirerek karıncaların sosyal dokusunu bozduğumuza dikkat çekiyor. Karıncaların ultra-kooperatif toplumları, kirlilik nedeniyle yerini paranoya ve şiddete bırakmış durumda.

Kaynak: Gazete Oksijen