12 Şubat 2026, Perşembe
Haber Giriş: 14.01.2026 12:22 | Son Güncelleme: 15.01.2026 10:03

LPG’li otomobilleri tarihe gömecek proje: Hidrojenle çalışan araç geliştirildi

Afrika’da milyonlarca dizel jeneratör yılda 20 milyar dolar dizel tüketiyor. Güney Afrikalı Hyena, LPG’den hidrojen üreten yakıt hücresiyle bu tabloyu değiştirmek istiyor. CNN International'e göre, Hyena’nın POWER POD’u kısa sürede araç ve yakıt sektörünü kökünden değiştirebilir
LPG’li otomobilleri tarihe gömecek proje: Hidrojenle çalışan araç geliştirildi
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Afrika’nın büyük bölümünde yetersiz ve kesintili elektrik şebekesi, milyonlarca insanı ev ve işyerlerinde dizel jeneratörlere bağımlı hale getiriyor. Yalnızca Sahra Altı Afrika’da yaklaşık 7 milyon yedek dizel jeneratörü bulunduğu ve yılda 20 milyar dolardan fazla dizel tüketildiği tahmin ediliyor.

CNN International'ın haberine göre dizel jeneratörler yalnızca karbon salımıyla küresel ısınmayı hızlandırmakla kalmıyor; aynı zamanda hava kalitesini düşüren ve solunum ile kardiyovasküler hastalık riskini artıran zararlı partiküller yayıyor.

Bu bağımlılığı azaltmak için çalışan Güney Afrikalı enerji girişimi Hyena, kıtaya yeni bir alternatif sunuyor.

LPG’den hidrojene, hidrojen elektriğe

Hyena’nın geliştirdiği POWER POD isimli birim, 1,5 metre uzunluğunda, 1 metre genişliğinde ve 1,8 metre yüksekliğinde. Şebekeden uzak veya enerji arzının kesintili olduğu bölgelerde kullanılmak üzere tasarlandı.

Cihaz, sıvılaştırılmış petrol gazını (LPG) önce hidrojene, ardından elektriğe dönüştürüyor. Yan ürün olarak ısı ve su oluşuyor.

Hyena’nın kurucu ortağı Jack Fletcher’a göre POWER POD’lar, zararlı partikül yaymıyor ve dizel jeneratörlere kıyasla %15 daha az karbon dioksit salıyor.

Hidrojen teknolojisi Afrika’da neden yaygın değil?

Hidrojenle çalışan yakıt hücreleri yeni bir teknoloji değil; ancak Afrika’da üretim, depolama ve dağıtım altyapısının yetersizliği nedeniyle yaygınlaşamadı. Hyena’nın yeniliği, hidrojeni LPG’den yerinde üretmesi.

Fletcher durumu şöyle özetliyor:

“LPG, Afrika’da yemek pişirmek veya ısınmak için zaten kullanılan bir yakıt. Altyapısı oturmuş, saklaması kolay ve düzenlemeleri mevcut. Bu nedenle ekstra bir bariyer oluşturmuyor.”

Hyena, Cape Town Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden bir ayrışma şirketi olarak Fletcher ve Neils Luchters tarafından kuruldu.

İlk hedef telekom kuleleri

Fletcher’a göre POWER POD’un öncelikli kullanım alanlarından biri, telekomünikasyon kuleleri olacak. Kulelerin neredeyse sürekli enerjiye ihtiyaç duyduğunu hatırlatan Fletcher, Afrika’daki kulelerin üçte ikisinin şebeke + dizel hibrit sistemlerle çalıştığını belirtiyor.

İlk POWER POD’un bir canlı kuleye kurulacağı prova uygulaması 2026’nın başında yapılacak.

Uzmanlar: Köprü teknolojisi

Yakıt hücrelerinin dizel jeneratörlere kıyasla daha sessiz, daha az bakım gerektirdiğini söyleyen Enerleq kurucusu Dr. Sakib Khan, Hyena ile bağlantısı olmamasına rağmen teknolojiyi olumlu buluyor.

Khan’a göre POWER POD gibi hibrit çözümler, Afrika için kritik:

“Hyena’nın çözümü pragmatik bir çözüm, bir köprü. Avrupa’nın net-sıfır yolu ile Afrika’nınki aynı olmayacak. Biz aynı zamanda enerjiye erişimi de düşünmek zorundayız.”

Afrika’nın hidrojen potansiyeli

Uluslararası Enerji Ajansı’na göre 2024’te küresel hidrojen üretimi 100 milyon tona ulaştı ancak bunun %1’inden azı düşük emisyonlu kaynaklardan üretildi.

Buna karşın Africa Green Hydrogen Alliance, kıtanın bol güneş ve rüzgar potansiyeli sayesinde yeşil hidrojen üretiminde gelecekte önemli bir oyuncu olabileceğini vurguluyor.

Fletcher, gelecekte yeşil hidrojen erişilebilir olduğunda POWER POD’un sıfır emisyonlu çalışabileceğini belirtiyor:

“Yeşil hidrojen mevcut olduğunda doğrudan yakıt hücresine verilebilir ve karbon emisyonu tamamen ortadan kalkar.”

Para, yatırım ve üretim zorlukları

Güney Afrika hükümeti hidrojen ekonomisini destekleyen adımlar atsa da Fletcher yatırım eksikliğinin ciddi bir sorun olduğunu söylüyor.

Fletcher, teknolojinin uzun vadede evsel kullanım için de uygun hale gelebileceğini, ancak bunun üretim kapasitesi ve maliyetlerle ilgili olduğunu belirtiyor.

Kaynak: Gazete Oksijen