12 Ekim 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 17.03.2026 10:24 | Son Güncelleme: 17.03.2026 10:24

Reuters: Uzaydaki cehennem, 1500 derecelik asla soğumayan gezegen

Astronomlar, Dünya'ya 34 ışık yılı uzaklıkta yüzeyi tamamen magma okyanusuyla kaplı yeni bir gezegen keşfetti. Kükürt yüklü zehirli atmosferi nedeniyle "çürük yumurta" kokan ve sıcaklığı 1500 dereceyi aşan bu gezegen, diğer 6 bin keşfin aksine hiç soğumayarak bilim dünyasını şaşırttı
Reuters: Uzaydaki cehennem, 1500 derecelik asla soğumayan gezegen

Astronomlar, Samanyolu Galaksisi'nde Dünya'ya komşu sayılabilecek bir noktada, yüzeyi uçsuz bucaksız bir magma okyanusuyla kaplı ve zehirli, aşırı sıcak, kükürt açısından zengin bir atmosfere sahip eşsiz bir "cehennem gezegeni" gözlemledi.

Reuters'ın haberine göre erimiş haldeki bu gezegenin çapı Dünya'dan yüzde 60 daha büyük olsa da, yoğunluğu gezegenimizin yalnızca yüzde 40'ı kadar. Gezegen, Dünya'dan yaklaşık 34 ışık yılı (yaklaşık 320 trilyon kilometre) uzaklıkta, Uçan Balık (Volans) takımyıldızında yer alan Güneş'ten daha küçük ve daha sönük bir yıldızın yörüngesinde dönüyor.

'Gezegende kabuk yok'

Pazartesi günü Nature Astronomy dergisinde yayımlanan araştırmanın başyazarı ve Cambridge Üniversitesi Astronomi Enstitüsü'nden doktora sonrası araştırmacı Harrison Nicholls, gezegenin yapısını şu sözlerle anlattı:

"Gezegenin magma okyanusu içinde belirgin bir yapısı yok; yani bir kabuk, üst manto veya alt manto bulunmuyor. Magma okyanusu, tek ve derin, lapa gibi bir tabakadan ibaret."

Nicholls, mantoyu oluşturan çalkantılı sıvı magmanın içinde küçük katı kaya kristallerinin sıkışmış olabileceğini de sözlerine ekledi. Araştırmalara göre gezegenin metalik çekirdeği nispeten küçük.

Gezegenin iç yarıçapının yüzde 70 ila 90'ını kaplayan devasa magma okyanusunun derinliği ise 4.465 ile 5.740 kilometre arasında değişiyor.

Çürük yumurta kokan bir atmosfer

Gezegenin kalın atmosferi ağırlıklı olarak hidrojenden oluşuyor, ancak kükürt oranı oldukça yüksek. Atmosferin yaklaşık yüzde 10'unu, ortalığa çürük yumurta kokusu yayan zehirli hidrojen sülfür gazı oluşturuyor.

Bu kalın atmosfer, gezegenin yüzeyini sürekli erimiş halde tutacak kadar ısıyı hapseden "kontrolden çıkmış bir sera etkisine" neden oluyor.

Oxford Üniversitesi ve Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden (MIT) gezegen bilimci ve araştırmanın eş yazarı Raymond Pierrehumbert, durumu çarpıcı bir örnekle açıkladı:

"İnsan burnu milyarda bir konsantrasyondaki hidrojen sülfürü bile algılayabilir. Yani bu gezegen ezici bir şekilde kötü kokuyor. Bu aşırı sıcak atmosferde o kokuyu fark edecek kadar uzun süre hayatta kalamazdınız."

James Webb Teleskobu ile detaylı inceleme

"L 98-59 d" adı verilen bu gezegen ilk olarak 2019 yılında keşfedildi. Ardından 2024'te James Webb Uzay Teleskobu ve 2025'te yer tabanlı gelişmiş teleskoplar tarafından detaylı olarak mercek altına alındı. Araştırmacılar, Dünya'dan biraz daha yaşlı olan ve yaklaşık 5 milyar yıllık bir geçmişe sahip bu gezegenin tarihini yeniden kurgulamak için gelişmiş bilgisayar simülasyonları kullandı.

Gezegen, Güneş'in kütlesinin yaklaşık yüzde 30'una ve parlaklığının yalnızca yüzde 1'ine sahip olan "kırmızı cüce" tipi bir yıldızın yörüngesinde bulunuyor. Kendi yıldız sisteminde bilinen beş gezegen arasında, yörünge mesafesi bakımından üçüncü sırada yer alıyor.

Kendi sınıfının tek örneği

1990'lardan bu yana Güneş sistemimiz dışında 6.100'den fazla "ötegezegen" keşfedildi, ancak hiçbiri tam olarak L 98-59 d'ye benzemiyor. Magma okyanusu ve kükürt yüklü atmosferin eşsiz birleşimi, onu şimdilik kendi sınıfında tek kılıyor.

Uzayda başka erimiş gezegenler de biliniyor, ancak bunların çoğu yıldızlarına çok yakın oldukları için kavruluyor. L 98-59 d'nin durumu ise tamamen farklı. Başyazar Nicholls, "Burada kabul edilmesi gereken temel nokta şu; Dünya da dahil olmak üzere tüm gezegenler başlangıçta erimiş haldedir. Ancak bu gezegen, bir dizi faktörün bir araya gelmesi nedeniyle erimiş kalmaya devam etti" dedi.

Sıcak atmosfer, magmanın kayaya dönüşerek katılaşmasını engellemede başrolü oynarken, magma okyanusu da bu zorlu atmosferi beslemeyi sürdürüyor. Yıldızın radyasyonu ve sistemdeki diğer gezegenlerle olan kütleçekimsel etkileşimler de bu cehennem sıcaklığının korunmasına yardımcı oluyor.

Yaşam için umut yok

Bilim insanları ötegezegenlerde olası yaşam belirtileri ararken, bu gezegen kesinlikle umut verici bir aday değil. Nicholls, "Gezegenin yüzey sıcaklığı 1.500 santigrat dereceyi (2.732 fahrenheit) aşıyor, bu nedenle bildiğimiz anlamda bir yaşama ev sahipliği yapması imkansız" diye konuştu.

Araştırmacı Pierrehumbert ise bilim kurgu efsanesi Star Trek'e (Uzay Yolu) atıfta bulunarak keşfin önemini şu sözlerle özetledi:

"Ötegezegen keşifleri çağı bize sürekli yeni dünyalar, gerçekten de 'tuhaf yeni dünyalar' gösteriyor. Bunlar genellikle Star Trek'teki her şeyden daha tuhaf. Bu durum, temel fiziği yepyeni yollarla bir araya getirmek için bize her türlü heyecan verici fırsatı sunuyor."

Kaynak: Gazete Oksijen