Yapay zekanın çalışma hayatında giderek daha fazla kullanılması, hangi mesleklerin teknoloji karşısında daha kırılgan olduğu tartışmasını da beraberinde getiriyor. İnsan etkileşiminin önemli olduğu çocuk bakımı, hemşirelik ve yaşlı bakımı gibi sektörlerde çalışanların çoğunluğunu kadınların oluşturması, ilk bakışta kadın istihdamının yapay zekâ kaynaklı dönüşümden görece korunacağı düşüncesini doğuruyor. Ancak Avustralya'dan gelen veriler bunun tam tersine işaret ediyor.
Avustralya hükümetine bağlı Jobs and Skills Australia'nın verileri üzerinde yapılan analiz, kadınların yoğun olarak çalıştığı mesleklerin yapay zekâ destekli otomasyona en açık işler arasında bulunduğunu gösterdi.
The Conversation'ın aktardığı habere göre, kurum, çalışanların yerine getirdiği görevlerin yapay zeka teknolojileri tarafından yapılabilme potansiyelini ölçerek her meslek için bir "otomasyona maruz kalma puanı" hesapladı. Sonuçlara göre büro, idari işler ve ofis destek hizmetleri otomasyon riskinin en yüksek olduğu meslek grupları arasında yer aldı. Bu tablo, yapay zekânın özellikle tekrarlayan ve rutin görevleri üstlenmeye elverişli olduğu yönündeki beklentilerle de örtüşüyor.
Otomasyona en açık sektörlerden biri olan büro ve idari işlerde çalışanların yüzde 70'inden fazlasını kadınlar oluşturuyor. Üstelik bu alan, Avustralya'daki kadın istihdamının yaklaşık beşte birini tek başına karşılıyor.
Otomasyon riskinin en yüksek olduğu 20 mesleğe bakıldığında cinsiyet farkı daha da belirginleşiyor. Bu mesleklerin 15'inde çalışanların çoğunluğunu kadınlar oluştururken, beşinde kadınların payı yüzde 80'in üzerine çıkıyor.

Sekreterler, resepsiyon görevlileri, ön muhasebe çalışanları ile muhasebe, insan kaynakları ve bordro görevlileri, yapay zekâ kaynaklı otomasyon nedeniyle en fazla dönüşüm riski taşıyan 20 meslek arasında bulunuyor.
Listenin diğer ucunda ise tam tersi bir tablo ortaya çıkıyor. Otomasyona en az maruz kalan 20 mesleğin 17'sinde erkekler çoğunlukta. Kadınların ağırlıkta olduğu yalnızca üç meslek, yapay zekâ nedeniyle işlerin otomasyona devredilmesi riskinin en düşük olduğu grupta yer alıyor.
Otomasyon riskinin en yüksek olduğu 20 meslek arasında erkeklerin belirgin biçimde çoğunlukta olduğu tek iş kolu finansal piyasa işlemleriyle uğraşan profesyoneller. Geriye kalan dört meslekte ise kadın ve erkek çalışanların oranı birbirine yakın. Veriler, yapay zekânın işgücü piyasasındaki etkisinin yalnızca meslekler arasında değil, kadın ve erkek çalışanlar arasında da eşitsiz sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.

Yapay zekâ şimdiden istihdamı etkiliyor mu?
İş ilanlarındaki gerileme, yapay zekânın istihdam üzerindeki etkilerinin şimdiden hissedilmeye başlamış olabileceğine işaret ediyor. Jobs and Skills Australia'nın internet üzerinden yayımlanan iş ilanlarını takip eden verilerine göre, otomasyon riskinin yüksek olduğu birçok meslekte açık pozisyonların sayısı son üç yıldır azalıyor. Üstelik bu mesleklerdeki düşüş, genel işgücü piyasasındaki yavaşlamadan çok daha belirgin.
Haziran 2026'da kişisel asistan ve ön muhasebe çalışanlarına yönelik iş ilanlarının sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 22 geriledi. Genel büro çalışanları için açık pozisyonlarda ise yaklaşık yüzde 9'luk düşüş kaydedildi. Aynı dönemde Avustralya genelindeki toplam açık iş sayısındaki gerileme yalnızca yüzde 1,7 oldu.
Yapay zekâ ve otomasyona daha az maruz kalan mesleklerde ise ters yönde bir eğilim görüldü. Beton işçilerine yönelik açık pozisyonlar yıllık bazda yüzde 5,5, elektrikçilere yönelik ilanlar ise yüzde 14,3 arttı. Veriler, özellikle rutin ofis işlerinde istihdam talebinin daha hızlı zayıfladığını gösterse de bu gerilemenin ne kadarının doğrudan yapay zekâ kullanımından kaynaklandığını tek başına ortaya koymuyor.

Yapay zekanın etkisinde cinsiyet farkı gözden kaçabilir
Teknoloji şirketlerinden hükümetlere, eğitim kurumlarından araştırmacılara kadar pek çok aktör, yapay zekânın işgücü piyasasını ve farklı meslekleri nasıl dönüştüreceğini tahmin etmeye çalışıyor. Ancak araştırmacılara göre bu değerlendirmelerde cinsiyet boyutu özellikle dikkate alınmadığı takdirde, yapay zekânın kadınlar ve erkekler üzerindeki farklı etkileri gözden kaçabilir.
Avustralya federal hükümeti halihazırda tüm yeni politika önerilerinin cinsiyet açısından analiz edilmesini zorunlu tutuyor. Araştırmacılar, aynı yaklaşımın kısa süre önce kurulan Yapay Zekâ Ofisi'nin politika ve kararlarında da uygulanması gerektiğini savunuyor.
Bu yaklaşım, işgücü piyasasının yapay zekâya uyum sağlamasını destekleyecek politikaların daha erken geliştirilmesine de yardımcı olabilir. Böylece yapay zekânın istihdamda yaratacağı sonuçlar ortaya çıktıktan sonra müdahale etmek yerine, risk altındaki çalışanlar için önceden önlem alınabilir.
Örneğin otomasyon riskinin yüksek olduğu ve kadınların yoğun biçimde çalıştığı büro ve idari işlerde çalışanların başka alanlara aktarılabilecek becerileri belirlenebilir. Bu çalışanların, yapay zekânın ortaya çıkardığı yeni mesleklerin yanı sıra insan etkileşimi ve eleştirel muhakeme gerektiren, teknolojinin kolaylıkla ikame edemeyeceği işlere geçişini sağlayacak programlar geliştirilebilir.
Araştırmacılara göre yapay zekâ politikalarının cinsiyet perspektifiyle hazırlanması, teknolojik dönüşüme uyum sağlayabilen dinamik bir işgücü piyasası oluşturulmasına katkıda bulunurken, dönüşümün kadınlar açısından yeni eşitsizlikler yaratmasının da önüne geçebilir.
Kaynak: Gazete Oksijen