07 Haziran 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 08.05.2026 04:30 | Son Güncelleme: 10.05.2026 16:48

Avrupa yolcularının Giriş-Çıkış Sistemi çilesi

10 Nisan itibarıyla tüm Schengen Bölgesi’nde yürürlüğe giren Giriş-Çıkış Sistemi’nin ilk ayı kaosla geçti. Avrupa’nın büyük havalimanlarında yolcular 3 saat sıra beklemek zorunda, bazıları dönüşte uçaklarını kaçırdı. Havalimanları ve hava yolları isyanda
EES kapsamında Schengen Bölgesi dışından gelenlerin kapıda biyometrik verilerini kaydettirmesi gerekiyor. (Fotoğraf: Getty Images)
EES kapsamında Schengen Bölgesi dışından gelenlerin kapıda biyometrik verilerini kaydettirmesi gerekiyor. (Fotoğraf: Getty Images)
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Ekim ayından sonra bazı ülkelerde kademeli olarak uygulanan, 10 Nisan’da ise tüm Schengen Bölgesi’nde yürürlüğe giren Avrupa Birliği’nin yeni Giriş-Çıkış Sistemi’nin ilk ayı kaosla geçti. Aralarında Türklerin de bulunduğu AB ülkesi olmayan ülkelerden Schengen Bölgesi’ne giden yolcuların ciddi bir bölümü seyahat ettikleri ülkeye girişte saatlerce sıra beklemek zorunda kaldı.

Uygulama konusunda kafalar karışık

Öncelikle AB ülkeleri sisteme geçişte zorluklar yaşadı. Schengen Bölgesi’ne kimlerin girdiğini, çıktığını ve vize süresini aşıp aşmadığını daha iyi tespit etmek için yürürlüğe sokulduğu belirtilen EES sistemini henüz birçok havalimanı da nasıl optimal şekilde uygulayacağını anlamamış görünüyor. Sistem kapsamında Schengen Bölgesi’ne girerken parmak izi ve fotoğraf gibi biyometrik veriler vermeniz gerekiyor. Avrupa’da bazı havalimanlarında EES için kurulmuş kiosklar var, bazılarında ise işlem tamamen gümrük memurları tarafından yapılıyor. İşlemi normal şartlarda bir kez yapanın bir daha biyometrik veri vermesine gerek yok; ancak bu sıralardan kaçabileceğiniz anlamına gelmiyor. Henüz elektronik geçiş sistemi gelmedi. Dolayısıyla Schengen Bölgesi dışından gelen herkes biyometrik verileri alınmış olsa da olmasa da pasaport kontrolü için aynı sıraya yığılıyor. Eğer biyometrik veriler için kiosklar yoksa ve gümrük memurları tarafından alınıyorsa sıralar daha da uzun sürüyor.

Uçağını kaçıranlar bile var

The Guardian’ın yaptığı ankette bazı yolcular sistemin parmak izlerini kabul etmediğini ve çocukla seyahat edenler için sürecin daha da uzadığını belirtti. Birçok kişi, elektronik kiosklarda yolculara ne yapması gerektiğini anlatan yeterli yönerge bulunmadığını belirtti. Daha da kötüsü, bazı yolcular aynı seyahatte farklı ülkelere uçtuklarında her seferinde sıfırdan biyometrik veri vermek zorunda kaldıklarını belirtti. Bu kayıt sisteminde de sorunlar olabileceğine işaret ediyor.

Ben geçen hafta Paris’e yaptığım seyahatte girişte ve çıkışta neredeyse hiç sıra beklemeden işlemleri yapabildim. Sadece parmak izim alındı. Ancak sosyal medyada bazı yolcular 1.5 saati aşan sıralar beklemek zorunda kaldıklarını belirtti. Oksijen’e bilgi veren bir yolcu, Krakow’da Polonya’ya giriş yapmak için 2 saat 15 dakika sıra beklemek zorunda kaldığını belirtti. biyeregitsek.com sitesiyle seyahat blogger’lığı yapan Emre Ezber, Roma dönüşünde sırada bekleyenlerden biyometrik veri alınmamasına rağmen ülkeden çıkmak için 3 saat kadar sıra beklediklerini söylüyor. Çıkışlarda oluşan yığılma ve uzun bekleme süreleri sebebiyle uçağını kaçıranların sayısı hiç de az değil. Sosyal medyada Türk yolcular, saatlerce havalimanlarında beklediklerine dair sıkça videolar paylaşıyorlar. Bu durum sadece havalimanları için de geçerli değil. Kapitan Andreevo Sınır Kapısı’ndan Türkiye’den Bulgaristan’a geçmek isteyenlerin yeni sistem nedeniyle 10 saate varan süreler beklemek zorunda kaldığı belirtildi. Yani Avrupa’ya Türkiye’den seyahatler kumara dönmüş durumda. Bir havalimanına indiğinizde hiç sıra beklemeden giriş yaparken dönüşte çıkış için 3 saat beklemeniz gerekebiliyor. Arkadaşınız bir ülkeye hiç sorun yaşamadan giriş yaparken, bir hafta sonra siz saatlerce sıra bekleyip gittiğiniz konferansın bir bölümünü kaçıracak noktaya gelebiliyorsunuz.

“Görevli sayısı fazla olsa da...”

Ezber, “Özellikle Paris, Roma gibi yoğun havalimanlarından Türkiye’ye dönüşlerde erken gitmekte fayda var. Kalabalık ciddi seviyede; görevli sayısı fazla olsa da yoğunluk hissediliyor” diyor.

Dev sıraların ardında çeşitli nedenler var. Öncelikle, biyometrik kayıt zaman alıyor; ilk kez kayıt yapanların işlemleri sıraları yavaşlatıyor. Ayrıca sınır kontrol noktalarında birçok Avrupa havalimanında bu seviyede yükü kaldıracak seviyede çalışan bulunmuyor. Havalimanı grupları, “kronik eksik eleman sorununun” hızlı bir şekilde çözülmesi gerektiğini belirtiyor. Üçüncü bir konu ise teknoloji altyapısının hala oturmamış olması. Her ülkede aynı ekipman bulunmuyor, dolayısıyla havalimanları arasında sıra farklarında bu da rol oynuyor.

“Yaz aylarında durum yönetilemez”

Üyeleri 2 binden fazla havalimanını yöneten Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) özellikle Fransa, Almanya, Belçika, İtalya, İspanya ve İtalya’da sıraların saatleri bulduğunu söyledi. Sistemin yürürlüğe girmesinden sonra Financial Times’a 15 Nisan’da yayımlanan bir söyleşi veren ACI’ın Avrupa bölümü direktörü Olivier Jankovec, “Özellikle yaz aylarında durum yönetilmez olacak. Henüz en yoğun dönemde olmamamıza rağmen sıralar böyle. ACI’ye pasaport kontrolünde sıralar yönetilemez hale geldiğinde EES’yi tamamen askıya alma hakkı verilmeli” dedi. Avrupa hava trafiğinin yüzde 70’ini oluşturan hava yollarını temsil eden Airlines for Europe (A4E) da sistemin yolcuları mağdur ettiğini belirterek sistemin en azından yaz sonuna kadar askıya alınmasını talep etti.

Ryanair: Bu ülkeler başarısız oldu

Ucuz uçuşları nedeniyle Türk yolcularında sıkça tercih ettiği İrlanda merkezli hava yolu şirketi Ryanair, geçen hafta yaptığı açıklamada, “EES’in 10 Nisan 2026’da yürürlüğe gireceğini üç yıldır bilmelerine rağmen Fransa, Portekiz, Polonya, İtalya, İspanya ve Almanya yeterince çalışan, iş görür sistemler ve kiosklar sağlamayı başaramadı. Bunun sonucunda yolcular uzun pasaport sıraları bekliyor ve bazen uçuşlarını kaçırıyor” ifadelerini kullandı. Ryanair bu sebeple sistemin eylül ayına kadar askıya alınmasını istedi.

Sistemle ilgili bir başka yanılgı, birçok insanın sadece girişte uzun sıralara maruz kalacağını düşünmesi. Fakat birçok havalimanında ülkeden çıkışlarda da sorun yaşanıyor. Çıkışlar da kayıt altına alınıyor ve bu da pasaport işlemlerinin çıkışta da geçmişe kıyasla daha uzun sürmesine sebep oluyor. Bazı yolcular hem girişte hem çıkışta havalimanlarında yığılmaya rağmen çok az gişenin açık olduğundan şikayet ediyor.