Suudi Arabistan’da flört uygulaması Tinder’da yer alan bazı profiller, ülkedeki değişen ancak hala temkinli flört kültürünü yansıtmaya başladı. 20’li yaşlarının ortasındaki bir kadının profilinde manikürlü elleriyle tuttuğu çiçekler, matcha latte, tenis kortu ve sanat fotoğrafları yer alıyor; yüzü ise görünmüyor.
Söz konusu kişinin biyografisinde “Spor yapabilen bir partner arıyorum. Eğlenceli ve kısa bir ilişki arıyorsanız sola kaydırın” ifadeleri bulunuyor.
Wall Street Journal'ın haberine göre başka bir genç kadın, yüzünü emojilerle ya da telefonuyla gizlediği fotoğraflar paylaşıyor. Profilinde kafede kitap okuduğu, kucağında köpekle araç kullandığı ve İstanbul’da seyahat ettiği kareler yer alıyor. Erkek kullanıcılar arasında ise geleneksel kandura ( Suudi Arabistan'ın klasik kıyafeti) ve başlıkla, kolunda doğan kuşu taşıyan fotoğraflar paylaşanlar olduğu gibi, yalnızca “kanca” emojisi koyarak kısa süreli ilişki aradığını ima edenler de bulunuyor.
Uygulama gelirleri ve indirme sayısı artıyor
Son beş yılda Suudi Arabistan’da milyonlarca kişi Tinder’ı indirdi. Pazar araştırma şirketi Sensor Tower verilerine göre ülkedeki önde gelen eşleşme uygulamaları yaklaşık 16 milyon dolar net uygulama içi gelir elde etti.
Yaklaşık 35 milyon nüfuslu ülkede en popüler flört uygulamalarının indirme sayısı son beş yıldır her yıl artış gösterdi ve 2025’te 3,5 milyona ulaştı.
Bu tablo, gençlerin aile gözetiminde yürütülen geleneksel tanışma yöntemlerinden kısmen uzaklaşmaya başladığını gösteriyor. Geçmişte evlilik odaklı görüşmeler genellikle aileler tarafından ayarlanıyor, evlilik öncesi romantik ilişkiler kesin biçimde yasaklanıyordu.
Daha görünür profiller daha açık fotoğraflar...
Son dönemde bazı gençler profillerinde yüzlerini ve kişisel bilgilerini daha açık şekilde paylaşmaya başladı. İsim, ilgi alanları ve mezun olunan üniversite gibi bilgiler ekleniyor.
Suudi Arabistan'da akraba olmayan kadın ve erkeklerin bir arada sosyalleşmesi, on yıl öncesine kıyasla daha sık görülür hale geldi. Riyad ve Cidde gibi daha liberal şehirlerde gençlerin kafelerde bir araya geldiği belirtiliyor. Gençler ayrıca yıllık eğlence festivali Riyadh Season gibi büyük etkinliklerde tanışıyor.
Bununla birlikte açıkça flört edilebilecek mekanlar hala sınırlı. Evli olmayan çiftlerin genellikle kulaktan kulağa önerilen daha serbest kafelerde buluştuğu, daha muhafazakar çevrelerde ise araç içinde gizli görüşmeler yapıldığı ifade ediliyor.
Reformlar ve Vision 2030 etkisi
Suudi Arabistan’ın fiili lideri Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın yaklaşık on yıldır sürdürdüğü modernleşme programı Vision 2030, sosyal dönüşümün temel çerçevesini oluşturuyor.
2017’den bu yana dini polisin yetkileri sınırlandırıldı, kadınlara araç kullanma yasağı kaldırıldı, restoran ve kafelerde cinsiyet ayrımı uygulaması gevşetildi, sinema ve müzik etkinlikleri teşvik edildi. Son aylarda alkolle ilgili uzun süredir uygulanan bazı kısıtlamaların da sessiz biçimde esnetildiği bildiriliyor.
Geçmişte dini polis, Sevgililer Günü’nde kırmızı gül ve hediyelerin satışına müdahale ediyordu. Günümüzde ise bu ürünler serbestçe satılıyor; bazı lüks oteller romantik tatil paketleri sunuyor.
Gri alanlar ve toplumsal baskılar hala var
Buna karşın Suudi Arabistan’ın şeriata dayalı hukuk sistemi evlilik dışı cinsel ilişkiyi ve eşcinselliği yasaklamayı sürdürüyor. İnsan hakları örgütlerine göre uygulamada bazı yumuşamalar görülse de mahkemeler hala kırbaç cezası, hapis ya da idam kararı verebiliyor.
Tulane Üniversitesi öğretim üyesi ve Carnegie Uluslararası Barış Vakfı Orta Doğu Programı araştırmacısı Andrew Leber, “Bu sosyal değişimler hukuki olarak tam güvence altına alınmış değil. Hoşgörü alanı genişlemiş olsa da yasal garanti aynı ölçüde artmış değil” değerlendirmesinde bulundu.
Cambridge Üniversitesi’nde Suudi Arabistan’daki sosyal reformlar üzerine çalışan antropolog Philippe Thalmann ise “Yukarıdan aşağıya, oldukça kısıtlayıcı bir yapıdan geçiş yapmak karmaşık bir süreç. Uygulamalar bu dönüşümün parçası” dedi.
Kadınlar ve LGBT+ kullanıcılar daha temkinli
Ülkede özellikle kadınlar ve LGBT+ bireyler flört konusunda daha fazla toplumsal baskı hissediyor. Bu nedenle birçok kullanıcı yüzünü gizliyor ya da hiç fotoğraf paylaşmıyor. Profil fotoğraflarında kedi, otomobil, manzara veya yemek görselleri tercih ediliyor.
Eşcinsel kullanıcılar ise biyografilerinde tercih ettikleri zamirleri belirterek yönelimlerine dair dolaylı sinyaller veriyor ve profillerini aynı cinsiyete açık hale getiriyor. Aynı cinsiyetten iki kişinin birlikte vakit geçirmesi toplumda daha az şüphe uyandırdığı için kamusal alanda daha rahat hareket edilebildiği belirtiliyor.
23 yaşındaki Tala Alarfaj, kendi kuşağının cinsiyet ayrımının belirgin olduğu okullarda büyüdüğünü belirterek, “İnsanlar flört kavramına hala alışmaya çalışıyor” sözlerini kullandı.
Bazı gençler flörtün yaygınlaşmasına rağmen hala utanç duygusu yaşadıklarını söylüyor. Bazı erkeklerin flört uygulamalarında tanıştıkları kadınlarla evlenme konusunda tereddüt ettiği, bunun da toplumsal damgalamayla bağlantılı olduğu ifade ediliyor.
Kaynak: Gazete Oksijen




