08 Şubat 2026, Pazar
Haber Giriş: 04.02.2026 16:46 | Son Güncelleme: 04.02.2026 16:54

İngiltere 'terör örgütü' olarak tanımlamıştı: İsrailli şirkete yapılan baskınla ilgili yargılanan 6 Palestine Action üyesi beraat etti

İngiltere'de görülen davada jüri, sanıkları nitelikli hırsızlık suçlamasından suçsuz bulurken, üç eylemci şiddet içeren kamu düzenini bozma suçundan da beraat etti; mala zarar verme ve ağır bedensel zarar verme suçlamalarında ise karara varılamadı
İngiltere 'terör örgütü' olarak tanımlamıştı: İsrailli şirkete yapılan baskınla ilgili yargılanan 6 Palestine Action üyesi beraat etti
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İngiltere’de, İsrail bağlantılı bir savunma şirketine ait tesise düzenlenen baskınla ilgili davada yargılanan altı Palestine Action üyesi, “nitelikli hırsızlık” suçlamasından beraat etti.

Savcılığa göre sanıklar, 6 Ağustos 2024’ün erken saatlerinde Bristol’daki Elbit Systems UK fabrikasına yönelik “titizlikle planlanmış” bir saldırı düzenledi. Kırmızı tulumlar giyen ve balyoz taşıyan grubun, bir cezaevi nakil aracını “koçbaşı” gibi kullanarak tesise girdiği öne sürüldü. Savcılar, sanıkların yangın söndürücülerle kırmızı boya püskürttüğünü, levye ve balyozlarla bilgisayarları ve teknik ekipmanları parçaladığını, engelli tuvaletini de tahrip ettiğini iddia etti.

Ancak Woolwich Crown Court’ta görülen davanın ardından jüri, Samuel Corner (23), Charlotte Head (29), Leona Kamio (30), Fatema Rajwani (21), Zoe Rogers (22) ve Jordan Devlin’i nitelikli hırsızlık suçundan suçsuz buldu. Sanıklar ayrıca mala zarar verme ve şiddet içeren kamu düzenini bozma suçlamalarını da reddetmişti.

Mala zarar verme suçlamasında karar çıkmadı

Jüri, 36 saati aşan müzakerelere rağmen mala zarar verme suçlaması konusunda karara varamadı. Rajwani, Rogers ve Devlin şiddet içeren kamu düzenini bozma suçundan da beraat ederken, diğer üç sanık için bu suçlamaya ilişkin karar çıkmadı.

Jüri ayrıca, Oxford mezunu Corner’a yöneltilen ve bir polis memurunun ağır yaralanmasına neden olma suçlaması konusunda da uzlaşmaya varamadı. Corner, bir gözaltı sırasında Polis Çavuşu Kate Evans’ı balyozla vurmakla ve bel omurgasında kırığa yol açmakla suçlanıyordu.

Kararın açıklanmasının ardından sanıklar sanık kürsüsünde birbirlerine sarıldı ve izleyici sıralarındaki destekçilerine el salladı. Mahkeme salonunda alkış ve tezahüratlar yükseldi.

Suçlamalar, Palestine Action’ın terör ile ilişkilendirilmesinden öncesine dayanıyor

Jürilere, suçlamaların Palestine Action’ın geçen yıl terör yasaları kapsamında yasaklanmasından önceye ait olduğu ve bu yasağın davayla ilgisi bulunmadığı da hatırlatıldı.

Savcılık, karara bağlanamayan suçlamalarla ilgili yeniden yargılama talep edilip edilmeyeceğini değerlendireceklerini bildirdi.

Mahkemede Elbit Systems UK’nin, savunma teknolojileri üreten ve merkezi İsrail’de bulunan bir ana şirkete bağlı, Birleşik Krallık’ta kayıtlı bir firma olduğu belirtildi. Metal işçisi Devlin dışında tüm sanıklar ifade vererek, tesise izinsiz girdiklerini ve aralarında dronelar ile bilgisayarların da bulunduğu bazı eşyalara zarar verdiklerini kabul etti.

Güvenlik görevlilerine zarar vermek amaçlanmadı

Savcı Deanna Heer KC, sanıkların “doğru ya da yanlış” Filistin davasına Gazze bağlamında katkı sağladıklarına samimi şekilde inandıklarını, ancak hedeflerine ulaşmak için “gerekirse insanlara zarar vermeye de hazır olduklarını” savundu. Savcılığa göre grubun amacı, Elbit Systems’ın faaliyetlerini tamamen durdurmaktı.

Mahkemede izletilen vücut kamerası görüntülerinde güvenlik görevlilerine küfredildiği, üzerlerine balyoz sallandığı ve bir görevlinin köpüklü yangın söndürücüyle püskürtüldüğü iddia edildi. Sanıklar ise balyozların hiçbir koşulda güvenlik görevlilerini yaralamak amacıyla kullanılmadığını savundu.

Savunma avukatları, eylemcilerin tarihsel olarak süfrajetlerle benzer şekilde “toplumsal düzen için tehdit” olarak damgalandığını ileri sürerken, Corner’ın avukatları müvekkillerinin bir arkadaşının ciddi şekilde yaralandığını düşündüğü için hareket ettiğini belirtti.