İngiltere hükümeti, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) kontrol ettiği ve Sudan’da savaşan paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (RSF) silah akışında kullanılan altyapı zincirinin bir parçası olduğu iddia edilen Somaliland’daki Berbera Limanı’nda ortak konumunda bulunuyor.
İngiltere’nin limandaki payı, hükümetin dış yatırım kolu olan British International Investment (BII) aracılığıyla tutuluyor. Limanın ortakları arasında BAE’li lojistik devi DP World ve Somaliland Yönetimi de yer alıyor.
Diplomatik kriz: Somaliland tanınma meselesi
Somaliland, eski bir Britanya kolonisi ve Somali’den tek taraflı bağımsızlığını ilan etmiş bir bölge. Dünyada hiçbir ülke tanımazken, geçtiğimiz ay İsrail’in bağımsızlığını tanıdığını açıklaması, uluslararası tepki çekti ve bölgeyi diplomatik bir krizin merkezine yerleştirdi.
Middle East Eye'ın haberine göre, İngiltere Dışişleri Ofisi tarafından hazırlatılan BII etki raporunda Berbera, “Somaliland’a stratejik geçiş kapısı ve Etiyopya için alternatif ticaret koridoru” olarak tanımlandı.
Sudan savaşında çıkar çatışması iddiası
Ancak Berbera’daki ortaklık, İngiltere’nin Sudan politikasında eleştirilere yol açtı. Zira BAE, Sudan’da hükümete karşı savaşan RSF’ye destek vermekle suçlanıyor.
İngiltere, ABD ve AB; RSF komutanlarını katliam, cinsel şiddet ve sivilleri hedef alma suçlamalarıyla yaptırıma tabi tuttu. Buna karşın, BAE’nin RSF’ye silah gönderdiğine dair uçuş kayıtları, kargo listeleri ve diplomatik kaynaklar gibi kanıtlar giderek artıyor.
Diplomatik kaynaklara göre BAE, “sınırsız nakit” olarak nitelenen ekonomik gücünü kullanarak Londra üzerinde baskı kuruyor.
Emirliklerin Kızıldeniz hattı
Berbera Limanı, Sudan, Yemen, Puntland, Hanish Adaları ve Mayun Adası dahil olmak üzere Emirliklere ait askeri ve lojistik tesislerden oluşan zincirin bir halkası olarak görülüyor.
Sudanlı kamu politikası uzmanı Amgad Fareid Eltayeb, Middle East Eye’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“İngiltere hem ateşkes hem hesap verebilirlik çağrısı yaparken, aynı zamanda silahlı aktörleri ayakta tutan bölgesel düzenlemelerin parçası olamaz.”
BII ise limanın askeri altyapıyla bağlantısı olmadığını şu sözlerle savunuyor:
“Berbera’daki modernizasyon bölgede kalkınma için kritik. 5,7 milyon nüfusa istihdam ve yeni ticaret koridoru sağlayacak.”
İsrail, Yemen ve Körfez krizlerinin kesişim noktası
Berbera, dünya petrol ticaretinin %30’unun geçtiği Bab el-Mendeb Boğazı’na 250 km mesafede bulunuyor ve son günlerde üst üste önemli ziyaretlere sahne oldu:
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, İsrail’in tanımasının ardından Somaliland’a resmi ziyarette bulundu. Basına göre askeri üs görüşüldü.
Yemen’in güney ayrılıkçı lideri Aidarus el-Zubeydi’nin gemisi Berbera’ya yanaştı. Suudi Arabistan, Zubeydi’nin Somaliland’a kaçışını BAE’nin organize ettiğini öne sürdü.
Suudi Arabistan, Katar, İran, Türkiye, Ürdün, Umman, Kuveyt ve Sudan dışişleri bakanları, İsrail’in ziyaretini kınayan ortak bildiri yayımladı. Bildiri şu ifadeleri içerdi:
“Ayrılıkçı ajandaların teşviki kabul edilemez ve kırılgan bölgeyi daha da istikrarsızlaştırır.”
İngiltere’nin liman girişimi gözlerden kaçtı
BII, 2022’de DP World ve Somaliland’la birlikte limanın genişletilmesine ortak oldu. Proje kapsamında:
- Yeni rıhtımlar inşa edildi
- Liman derinliği artırıldı
- Yük elleçleme sistemleri yenilendi
Projenin 2.500 iş oluşturduğu ve 45 milyon dolarlık ekonomik katkı sağladığı aktarıldı.
ABD, İsrail ve Etiyopya faktörü
Somaliland İsrail tarafından tanındı, Etiyopya’nın tanıma ihtimali tartışılıyor, ABD tarafından Djibouti’ye alternatif üs olarak değerlendiriliyor. Somaliland yönetimi, geçen yıl ABD’ye Berbera’da üs tahsisine açık olduğunu duyurdu.
Oksijen'in notu: Doğu Afrika ve Kızıldeniz hattı, Türkiye’nin dış politika ve ekonomik çıkarlarının kesiştiği kritik bir coğrafya. Bu güzergâh, dünya deniz ticaretinin önemli bir bölümünü taşıyan Bab el-Mendeb Boğazı’na açılıyor; enerji ve mal trafiğinin yanı sıra Afrika ve Orta Doğu pazarlarına erişimde stratejik bir konumda bulunuyor.Kaynak: Gazete Oksijen
Türkiye, son yıllarda Afrika Boynuzu’nda barış, kalkınma ve güvenlik alanında aktif bir diplomasi yürüttü; Somali’ye insani yardım, kalkınma projeleri ve güvenlik işbirlikleriyle destek verdi.
Bu bağlamda Somaliland’ın statüsü ve Berbera Limanı gibi kilit altyapı projeleri, Ankara için hem ekonomik rekabet hem bölgesel istikrar açısından yakından izlenen konular haline geldi.
Türkiye, tek taraflı tanıma ve sahadaki güç dengelerinin uluslararası hukuka ve Somali’nin toprak bütünlüğüne uygun şekilde çözülmesinin, bölgenin güvenliği ve deniz ticareti için hayati olduğunu savunuyor.




