Bir dönem “dumb money” (bilinçsiz para) olarak anılan bireysel yatırımcılar, bugün piyasaların yönü üzerinde etkili olabilecek büyüklüğe ulaştı. Robinhood, Schwab ve benzeri platformlar üzerinden işlem yapan yatırımcıların kolektif gücü, artık finansal piyasalarda kayda değer bir ağırlık oluşturuyor.
Jefferies verilerine göre bireysel yatırımcılar, ortalama olarak günlük işlem hacminin yaklaşık dörtte birini gerçekleştiriyor. JPMorgan Chase Institute’a göre ise yatırımlar, sıradan Amerikalıların servet kompozisyonunda giderek daha büyük bir paya sahip olmaya başladı.
Axios'un haberine göre Oliver Wyman Forum’un anketine göre gençler de giderek daha fazla yatırımı bir gelir kaynağı olarak görüyor.
Gümüşte sert dalgalanma
Bireysel yatırımcıların alım gücü, varlık sınıflarını yeniden şekillendirebilecek seviyeye ulaştı. Bunun son örneği, gümüş fiyatlarında yaşanan sert hareket oldu.
Geçen hafta gümüş fiyatlarında görülen parabolik yükseliş sırasında, değerli metal Interactive Brokers platformunda en popüler ikinci işlem haline geldi. Ancak kısa süre sonra gümüş fiyatları zirvesinden yüzde 40 geriledi.
Bir Reddit kullanıcısı, düşüş sonrası “Bugün tüm portföyümde bir yıllık vergi sonrası maaşımı kaybettim” paylaşımında bulundu.
'Dipten alım stratejisi'
Buna karşın gümüş geçtiğimiz salı günü yüzde 8 yükseldi. Bu durum, bireysel yatırımcılar arasında popüler olan “dipten alım” (buy the dip) stratejisinin bir örneği olarak değerlendiriliyor. Bu strateji, fiyatlar düştüğünde varlığa yeniden yatırım yapmayı içeriyor.
S&P 500 endeksi tarih boyunca yaşadığı her düşüşten toparlanmış olsa da, toparlanma süreleri büyük farklılık gösterebiliyor. Ayrıca bireysel yatırımcılar çoğu zaman geniş endeksler yerine tekil hisseler veya daha riskli varlıklarda dipten alım yapıyor.
Uzmanlara göre dipten alım stratejisi, “işe yaradığı sürece işe yarıyor.” Özellikle genç yatırımcıların önemli bir bölümü, uzun süreli bir piyasa durgunluğu deneyimlemedi. Son yıllardaki hızlı toparlanmaların arkasında kısmen bireysel yatırımcıların alımları da bulunuyor.
Uzayan düşüş senaryosu
JPMorgan Chase Institute Araştırma Direktörü George Eckerd, bireysel yatırımcıların uzun süreli bir düşüşle karşılaşmaları halinde piyasadan çekilebileceğini belirterek bunu “bilinmeyen bir risk” olarak tanımlıyor.
Eckerd’e göre, düşüş uzun sürerse yatırımcıların dipten alım iştahı azalabilir. Morgan Stanley’in son perakende yatırımcı anketi de, ABD hisselerinde düşüşleri sınırlayan bir taban oluşmasında bireysel yatırımcıların rolüne işaret ediyor.
Eğer bu destek zayıflarsa, piyasalardaki gerileme daha da derinleşebilir.
Risk yalnızca yatırımcılarla sınırlı değil. Varlık fiyatlarındaki artışın yarattığı “servet etkisi”, yani bireylerin kendilerini daha zengin hissetmesi, tüketici harcamalarını destekliyor. Tüketim ise ekonomik büyümenin temel itici gücü konumunda.
Piyasalarda sert bir düşüş yaşanması halinde, bireysel yatırımcıların harcamalarını kısmaları söz konusu olabilir. Bu durum şirket karları ve hisse senedi piyasaları üzerinde ek baskı yaratırken, daha geniş ölçekte ekonomiyi de olumsuz etkileyebilir.
Yatırım gelire dönüşüyor
BCA Research’ün 1980’lere kadar uzanan verilerine göre bireysel yatırımcılar, yatırımlarını geçmişe kıyasla daha büyük oranda bir gelir kaynağı olarak kullanıyor.
Hisse senetlerinden elde edilen yükselişlere gelir olarak bel bağlayan yatırımcılar, uzun sürecek bir düşüş beklentisi oluşması halinde daha hızlı satış yapma eğiliminde olabilir.
Kaynak: Gazete Oksijen




