07 Haziran 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 20.04.2026 12:41 | Son Güncelleme: 20.04.2026 13:14

Rusya-AB rekabetinin yeni cephesi Ermenistan seçimleri

Haziran ayında sandık başına gitmeye hazırlanan Ermenistan’da seçimler, Avrupa Birliği ile Rusya arasında ideolojik bir mücadeleye dönüşmüş durumda. Batı’ya yönelim güçlenirken, dış müdahale iddiaları seçimin meşruiyetine gölge düşürüyor
Rusya-AB rekabetinin yeni cephesi Ermenistan seçimleri
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Ermenistan’da seçmenler Haziran ayında yapılacak parlamento seçimleri için sandık başına gitmeye hazırlanıyor. Hem Avrupa Birliği hem de Rusya’nın yakından izlediği seçimler, eski Sovyet ülkesinin Moskova’dan uzaklaşıp uzaklaşmayacağına dair kritik bir gösterge olarak görülüyor. Ancak bazı gözlemcilere göre her iki taraftan gelen dış müdahale girişimleri, seçimlerin Ermeni halkının elinden “çalınması” riskini doğuruyor.

Geçtiğimiz hafta Macaristan’da Başbakan Viktor Orban’ın seçimleri kaybetmesi ve yerine Avrupa Birliği ile ilişkileri onarma sözü veren Peter Magyar’ın gelmesi, Brüksel’de memnuniyetle karşılandı. Moldova’daki son seçimlerde olduğu gibi bu oylama da Kremlin ile AB arasında ideolojik bir mücadele olarak değerlendirilmişti. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sonuçların ardından “Macaristan Avrupa’yı seçti” açıklamasında bulundu.

Şimdi ise gözler daha doğuya, benzer bir yönelim içinde olduğu düşünülen bir başka ülkeye, Ermenistan’a çevrilmiş durumda.

Avrupa’ya doğru bir adım

7 Haziran’da yapılacak parlamento seçimleri, uzun yıllar Rusya ile yakın ilişkiler içinde olan Ermenistan’da kamuoyunun giderek Brüksel’e yönelmesi nedeniyle Avrupa için önem taşıyor.

Resmi kampanya süreci seçimden 30 gün önce başlayacak olsa da adaylar şimdiden sahaya indi. Anketlerde önde görünen isim, 2018’de iktidara gelen Başbakan Nikol Paşinyan. Paşinyan, Sivil Sözleşme Partisi’nin lideri olarak yeniden seçilmek için açık şekilde Avrupa yanlısı bir kampanya yürütüyor.

En güçlü rakiplerinden biri ise Güçlü Ermenistan Partisi lideri, Rusya-Ermenistan bağlantılı milyarder Samvel Karapetyan. Karapetyan, 2025 yılında hükümeti istikrarsızlaştırmaya çalıştığı şüphesiyle 13 kişiyle birlikte gözaltına alınmıştı.

Siyasi analist Eric Hacopian’a göre seçimlerin dikkat çekici yönlerinden biri, eski rejim dışı ve Batı yanlısı yeni muhalefet figürlerinin ortaya çıkması. Hacopian, bu aktörlerin parlamentoya girmesi halinde ülkenin siyasi sisteminin 2018’den bu yana ilk kez ciddi biçimde değişebileceğini belirtiyor.

Dağlık Karabağ sorunu Erivan-Moskova ilişkilerine darbe vurmuştu

Erivan’ın Moskova ile ilişkileri, 2023’te Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ’ı kontrol altına almasının ardından ciddi şekilde zayıfladı.

Bu gelişmenin ardından Ermenistan, Rusya öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü üyeliğini askıya aldı. Ancak ülke hâlâ Rusya, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan’ın yer aldığı Avrasya Ekonomik Birliği’nin üyesi.

Rusya’nın Ermenistan’ın Gümrü kentinde askeri üssü bulunmaya devam ederken, Rusça da ülkede yaygın şekilde konuşuluyor.

Ermenilerin yüzde 72’si Avrupa Birliği’ne katılımı destekliyor

Dağlık Karabağ deneyimi sonrası Rusya, Ermenistan’da artık güvenlik garantörü olarak eskisi kadar güçlü görülmüyor. Başbakan Paşinyan, seçimleri kaybetmenin yeni bir savaş riskini artırabileceğini öne sürüyor.

Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitü’nün (IRI) Şubat 2026 anketine göre Ermenilerin yüzde 72’si Avrupa Birliği’ne katılımı destekliyor. Aynı ankette katılımcıların yüzde 29’u Rusya’yı en büyük siyasi tehdit olarak görürken, sadece yüzde 3’ü AB’yi tehdit olarak değerlendiriyor. Buna karşın yüzde 43’lük bir kesim Moskova’yı hâlâ en önemli siyasi ortak olarak tanımlıyor.

Muhalefetteki Güçlü Ermenistan Partisi ise Paşinyan’ın iktidarda kalması halinde Rusya ile “ekonomik savaş” yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Ermenistan’ın hem Moskova liderliğindeki ekonomik blokta hem de AB içinde yer alamayacağını açıkça ifade etti.

Paşinyan, AB yetkilileriyle buluşacak

Avrupa Birliği de seçim sürecine dahil olmuş durumda. AB’nin dış politika şefi Kaja Kallas, Aralık ayında yaptığı açıklamada Ermenistan’ın seçimler öncesi “kötücül etkilere” karşı destek talep ettiğini söyledi. AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos ise Rusya’nın seçimlere müdahalesinin “şimdiden başladığını” dile getirdi.

Mayıs ayı başında düzenlenecek ilk AB-Ermenistan zirvesinde Paşinyan’ın, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile bir araya gelmesi planlanıyor.

Ancak bu süreç bazı gözlemcilerde endişe yaratıyor. Uluslararası Ermenistan Demokrasi Gözlemevi (IODA) yetkililerinden Philippe Kalfayan, hem Batı’nın hem de Rusya’nın kendi tercihlerini dayatmaya çalıştığını savunarak “Seçimi Ermeni vatandaşların elinden alıyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

İnsan hakları hukukçusu Sarah Leah Whitson ise siyasi aktörlerin rakiplerini Rusya ile ilişkilendirerek bu söylemi “silah haline getirdiğini” belirtiyor. Whitson’a göre hükümet, Rusya tehdidini öne çıkararak Batı’dan daha fazla destek sağlamayı hedefliyor.

Kalfayan ise mevcut hükümetin aslında Moskova ile hâlâ işlevsel bir ilişki yürüttüğünü vurgulayarak, “Hangi parti iktidara gelirse gelsin, Ermenistan’ın Rusya ile iyi ilişkiler sürdürmek zorunda olduğu bir gerçek” diyor.

Kaynak: Gazete Oksijen