Alman pazar araştırma şirketi GfK ile Nuremberg Piyasa Kararları Enstitüsü (NIM) tarafından hazırlanan gelecek aya yönelik Tüketici Güven Endeksi sonuçları açıklandı. Buna göre, aralık için eksi 23,4 puan olarak ölçülen Tüketici Güven Endeksi, ocak ayı için 3,5 puan düşüşle eksi 26,9 puana indi. Böylece endeks Nisan 2024'ten beri en düşük seviyesine geriledi. Buna karşın beklenti, endeksin eksi 23,2 olması yönündeydi.
Tasarruf eğilimi, 2008 krizinden bu yana en yüksek seviyede
Tüketici güvenindeki düşüş, gelir beklentilerinin azalması ve insanların tasarruf eğiliminin keskin bir şekilde artmasından kaynaklandı. Tasarruf eğilimi, Haziran 2008 küresel finans krizinden bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Tasarruf barometresi de 5 puan artışla 18,7'ye yükseldi. Almanlar, gelecekteki mali durumlarına ilişkin beklentilerini art arda üçüncü ay düşürdü. Gelir beklentisi bir önceki aya göre 6,8 puan düşerek eksi 6,9 puana indi.
GfK uzmanları, bunun nedeni olarak tüketicilerin algıladığı satın alma gücünün düşmesi ve artan işsizliği işaret etti. NIM Tüketici Araştırmacıları Bölümü Başkanı Rolf Bürkl, verilere ilişkin değerlendirmesinde, "Bu ay dikkati çeken şey, tasarruf etme isteğinin küresel finansal krizden bu yana en yüksek seviyesine çıkmış olması. Haziran 2008'de 21,4 puana çıkmıştı. Enflasyon korkularının artması ve emekli maaşlarının geleceği hakkındaki tartışmaların yeniden belirsizliği geri getirmiş olması, tasarruf göstergesinin 17 yılın en yüksek seviyesine ulaşmasında kesinlikle etkili oldu" ifadelerini kullandı. Bürkl, "Bu, bu yılki Noel sezonunun son hamlesi için olumlu bir haber değil ve 2026 Tüketici Güveni için yanlış bir başlangıç olarak da görülebilir." dedi.
Ifo İstihdam Barometresi 2020'den beri en düşük seviyede
Alman Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), aralık ayına ilişkin İstihdam Barometresi sonuçlarını yayımladı. Anket sonuçlarına ilişkin yapılan açıklamada, Almanya'da kasımda 92,5 puan olan İstihdam Barometresi'nin bu ay 91,9 puana indiği belirtildi. Barometrenin, Mayıs 2020'den beri en düşük seviyeye gerilemesi dikkat çekti. Ifo'nun açıklamasında, "Almanya'daki şirketler yeni personel alımında yeniden daha temkinli davranıyor ve çoğu da işten çıkarma yapıyor." ifadesine yer verildi.
Açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Neredeyse tüm sektörlerde personel sayısını azaltma eğilimi devam etti. Giyim üreticileri özellikle personel sayısını azaltmak istiyor. Hizmet sağlayıcılar da yeni işe alımlar konusunda temkinli davranmaya devam ediyor ve bu sektörde barometre tekrar düşüşe geçti. Perakende sektöründe de benzer bir tablo ortaya çıkıyor, şirketler yeni yılda daha az çalışan istihdam etmeyi planlıyor. İnşaat sektöründe ise şu anda olumlu ve olumsuz beklentiler dengede kalıyor. İnşaat sektörü, çalışan sayısını değiştirmeden tutmayı planlıyor. "
Ifo Makroekonomi ve Araştırmalar Merkezi Müdürü Klaus Wohlrabe ise "2025 yılında, özellikle sanayi sektöründe kademeli işten çıkarmalar yaşandı. Zayıf ekonomi, iş gücü piyasasını yavaşlatmaya devam ediyor." değerlendirmesinde bulundu.
İşten çıkarma eğilimi 3 yıldır sürüyor
Bu arada, ülkede, sipariş yetersizliği ve süregelen ekonomik durgunluğun sanayi üzerindeki etkileri giderek daha belirgin hale geliyor. Özellikle sanayi sektörü sürekli olarak işten çıkarma yapıyor. Bu eğilim yaklaşık 3 yıldır devam ediyor ve neredeyse hiçbir sanayi şirketi bu eğilimden kurtulamadı. Zorlu ekonomik koşullar, birçok ürüne talepte devam zayıflık ve Çin kaynaklı şiddetli rekabet Alman şirketlerini yeniden yapılanmaya iterek, işe alımları dondurmaya veya işten çıkarmaya zorluyor. Karlılıklarını işten çıkarmalarla istikrara kavuşturmaya çalışan Alman şirketlerden art arda gelen "işten çıkarma" veya "yeni alımlara ara verme" haberleri, Almanlar arasında endişe yaratıyor. Ülkede işten çıkarmalar özellikle otomotiv, endüstri ve mühendislik, teknoloji, telekomünikasyon ile finans sektörlerinde yoğunlaşıyor.
Bundesbank, büyüme tahminini düşürürken enflasyon tahminini yükseltti
Almanya Merkez Bankası (Bundesbank), gelecek yıl için takvim etkisinden arındırılmış gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme tahminini yüzde 0,7’den yüzde 0,6’ya indirdi. Banka, 2027 için yüzde 1,3 ve 2028 için de yüzde 1,1’lik büyüme oranları öngördü. Bankanın ekonomiye yönelik 6 aylık tahmin raporunda, Alman ekonomisinin uzun yıllar süren durgunluğun ardından kademeli olarak toparlanmasının beklendiği belirtilerek kamu yatırımlarının artmasının, çalışan ücretlerinin yükselmesinin ve ihracatın büyümesinin bu toparlanmaya destek vereceği ifade edildi. Bundesbank raporunda, bu tahminlerin ticaret çatışmaları gibi “bazı belirsizliklere” tabi olduğu da kaydedildi. Raporda, ekonominin bu yıl yüzde 0,2 büyümesinin beklendiği bildirildi. Bundesbank, haziran ayındaki tahmininde bu yıl için GSYH’de yüzde 0 büyüme öngörmüştü.
Kamu sözleşmelerinde artışın ilk işaretlerinin ortaya çıkmaya başladığının aktarıldığı raporda, ek savunma ve altyapı harcamalarının gelecek yıl boyunca büyümeyi canlandıracağı tahmin edildi. ABD'nin yüksek gümrük vergilerini uygulamaya koyması nedeniyle son dönemde düşüş gösteren ihracatın da gelecek yıl artması bekleniyor. Faizlerin düşmesiyle konut inşaatına yapılan yatırımların da toparlanacağı öngörülüyor. Bundesbank’ın raporunda, “Güçlü bir şekilde artan ücretler ve kademeli olarak iyileşen iş gücü piyasası, reel gelirleri ve dolayısıyla özel tüketimi destekliyor.” ifadesi kullanıldı. Raporda, “Kapasite kullanımının artmasıyla birlikte şirketler de yatırımlarını genişletebilir.” değerlendirmesinde bulunuldu.
Enflasyon yüzde 2'nin üzerinde olacak
Raporda, özellikle ekonomik ve iş gücü piyasası koşullarının sağlam olduğu hizmet sektörlerinde ücret artışlarının hâlâ güçlü olması ve enerji fiyatlarında daha sınırlı düşüşler yaşanması nedeniyle ileriki yıllarda enflasyonun daha önce tahmin edilenden daha yavaş gerileyeceği öngörüldü. Bundesbank, enflasyon beklentilerini haziran ayındaki tahminlerine göre yukarı yönlü revize etti. Rapora göre, Avrupa Birliği (AB) uyumlu enflasyonun gelecek yıl yüzde 2,2’ye gerilemesi bekleniyor. Banka, haziranda 2026 için yüzde 1,5’lik yıllık enflasyon öngörüsünde bulunmuştu.
Bu yıl için bankanın enflasyon beklentisi yüzde 2,2’den yüzde 2,3’e çıkarıldı. Banka, 2027’de ise yüzde 2,1’lik yıllık enflasyon öngördü. Bundesbank raporunda, savunma ve altyapı harcamalarındaki artış ile vergi indirimlerinin ileriki yıllarda ulusal borcun artmasına neden olacağı belirtildi. 2028 yılına kadar bütçe açığının GSYH'nin yüzde 4,8’ine, genel kamu borcunun GSYH’ye oranının ise yüzde 68’e yükselmesinin öngörüldüğü kaydedildi.
Alman ekonomisinde 2026’da toparlanma bekleniyor
Bundesbank Başkanı Joachim Nagel, raporun sunumunda, "Alman ekonomisinde 2026'da tekrar toparlanma görülecek. Önümüzdeki bahardan itibaren büyüme öncelikle kamu harcamaları ve ihracattaki canlanma sayesinde belirgin bir şekilde hızlanacak." dedi. Almanya'daki enflasyon oranındaki düşüşün beklenenden biraz daha yavaş ilerlediğini belirten Nagel, bunun nedeninin ücret artışlarının yüksek seviyelerde seyretmesi olduğunu ifade etti. Nagel, gelecekte sağlam kamu maliyesinin sağlanması için harekete geçilmesi gerektiğini vurgulayarak yatırımı teşvik eden ve borçlanmaya ilişkin yönergeler içeren reforme edilmiş bir borç freni önerdi.
Alman ekonomisi, yılın ilk çeyreğinde yüzde 0,3 büyümesinin ardından ikinci çeyrekte yüzde 0,2 daraldı. Ekonomi, yılın üçüncü çeyreğinde ise yüzde sıfır olarak açıklanan büyüme oranıyla teknik resesyona girmekten kurtuldu. Yüksek enerji maliyetleri, zayıf küresel siparişler ve ABD'nin yüksek gümrük vergileri ülke ekonomisini olumsuz etkiliyor. Çin'in daha önce Almanya'dan satın aldığı birçok ürünü artık kendi üretmesi ve otomotiv endüstrisinde duraklamalara yol açan “çip kıtlığı” da ekonomiyi baskılayan unsurlar arasında yer alıyor.
Öte yandan Alman hükümeti, altyapı ve savunma harcamalarında keskin bir artışla ülkeyi ekonomik durgunluktan çıkarma sözü verdi ancak bu önlemlerin sahaya yansımasının beklenenden uzun süreceği değerlendiriliyor. Hükümet, 2025 yılı için daha önce yüzde sıfır olarak açıklanan resmi büyüme beklentisini 8 Ekim’de revize ederek yüzde 0,2’ye yükseltti. Hükümet, kamu harcamalarının desteğiyle ekonominin gelecek yıl yüzde 1,3, 2027’de de yüzde 1,4 büyümesini öngörüyor.
Kaynak: AA
