Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'ın kendisini Avrupa Birliği'nin (AB) yurtdışındaki baş temsilcisi olarak konumlandırmaya çalıştığı, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a karşı yaptığı saldırının ilk günlerinde yetki alanını aştığı ifade ediliyor.
POLITICO'ya konuşan dokuz AB diplomatı, Von der Leyen'ın "diplomatik aşırılık" gösterdiğini düşünüyor. Von der Leyen'ın İran krizini ele alışı, komisyonun Ukrayna'nın AB'ye girişini hızlandırma çabası ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Barış Kurulu'na yaklaşımı da dahil olmak üzere dış politika meselelerine yönelik tutumu da eleştiriliyor.
POLITICO'ya göre Orta Doğu'daki çatışma ikinci haftasına girerken AB ortak bir sesle konuşmakta zorlanıyor. Von der Leyen'ın AB'nin dışişleri başkanı olan ve 27 başkenti temsil eden Kaja Kallas'ın rolünü üstlendiği iddia ediliyor.
"Halüsinasyon gördüğümü hissettim"
Von der Leyen, kriz başladığında Tahran'da rejim değişikliğine destek verdi. AB ve Körfez devletlerinin liderleriyle en az bir düzine görüşme gerçekleştirdi. Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi'nde merkezci bir milletvekili olan Nathalie Loiseau, konuya dair görüşünü "Ursula von der Leyen'in Körfez devletlerinin başkanlarını aramasını izlerken halüsinasyon gördüğümü hissettim. Diplomatik bir servisi yok, yetkisi veya istihbarat brifingi olmadan konuşuyor. Sözlerinin bireysel açıklamasının ötesinde hiçbir değeri yok" şeklinde belirtti.
Sözcü iddiaları reddetti
POLITICO'nun konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde bloğun dış politikasını koordine etme rolünün, görevi başkentlerle irtibat kurmak ve ortak bir tutum oluşturmak olan Kallas'a ait olduğunun altı çizildi. Kıdemli bir diplomat “Sorun şu ki başkan fikirlerle ortaya çıkıyor ve bir şekilde ülkelerle önceden istişare etmeden Avrupa Birliği’ni taahhüt altına alıyor. Görev alanının dışında şeyler söylüyor" dedi.
Komisyon, Von der Leyen'in işini yapması gerektiği gibi yürüttüğünü söyleyerek iddiaları reddetti. Komisyon sözcüsü, kendisinin AB anlaşmalarına uygun olarak "komisyonun dış politikalarına siyasi liderlik" sergilediğini ifade etti.
Sözcü, "Dünya çapındaki diğer liderlere erişim, ister iki taraflı, ister çok taraflı olsun, ister Global Gateway etkinliği gibi AB liderliğindeki girişimlerde olsun, Başkan Von der Leyen'ın sorumluluklarının ayrılmaz bir parçası" ifadelerini kullandı. AB'nin İran'a ilişkin resmi tutumunun Von der Leyen tarafından belirlenmediğini vurgulayan sözcü "Beyan, AB'nin konuyla ilgili tutumunu yansıtıyor" değerlendirmesini paylaştı.
Von der Leyen, en güçlü figüre dönüştü
POLITICO, Von der Leyen'ın AB'nin en güçlü figürüne dönüştüğünü ve bu sürecin neredeyse yedi yıl sürdüğünü belirtti. Covid salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı, gümrük tarifelerinde başkan koltuğunda oturdu.
Bu durumların çoğunda, AB liderleri Von der Leyen'ın öne çıkmasından dolayı minnettarlıklarını dile getirdi. Bir diplomat, "Ukrayna söz konusu olduğunda Von der Leyen'e yönelik eleştirileri nadiren duyarsınız. Bunun nedeni, çoğu AB ülkesinin Ukrayna'yı destekleme konusunda aynı çizgide olması ve bunun neredeyse iç mesele olarak görülmesidir" açıklamasında bulundu.
Komisyonun işlevi değişmeli mi?
POLITICO'ya konuşan diplomatlar, Von der Leyen'ın Körfez liderlerine ilişkin tweetlerinin ve konuşmalarının resmi olarak AB dış politika pozisyonlarını temsil etmediğini savundu. Eleştirmenler ayrıca, elinde askeri araç bulunmayan ve AB çapında dış politika pozisyonlarını şekillendirme yetkisi olmayan Von der Leyen'ın, İran'ın füze ve drone saldırısı altında Körfez ülkelerine ne teklif edebileceği konusundaki şüphelerini de dile getirdi.
Loiseau, konuya yönelik fikrini “Onları destekleyeceğimizi söylerken tam olarak ne vadediyor? Biz kimiz? Şimdilik destek Charles de Gaulle, Abu Dabi'deki Rafale jetleri ve bazı ülkelerle yapılan savunma anlaşmalarıdır. Gördüğümüz şey, arkasında hiçbir şey olmayan bir rol yapma oyunu" diye paylaştı. Bir başka diplomat ise "Biz (Avrupa) uluslararası hukukun yol göstericisi olmak istiyoruz. Ama şimdi bizi rejim değişikliği tuzağına düşürdü. Bu kimin tutumu? Bizim değil" şeklinde görüş bildirdi.
Diplomatlar, Von der Leyen'ın kriz yöneticisi olarak çalışmasına destek verdiklerini dile getirerek başkanı Rusya'ya karşı Ukrayna'ya verilen desteği koordine ettiği ve ABD ile gergin ticari ilişkileri yönettiği için övdü. Ancak birçok diplomat ve yetkili de Von der Leyen'ın dış politika faaliyetlerinden rahatsızlık duyduğunu söylüyor. Milletvekili Nacho Sánchez Amor, "Kurumsal bir değişiklik isteyip istemediğimize, Komisyon'a daha fazla dış politika işlevi vermek isteyip istemediğimize karar vermemiz gerekiyor" diyor.
Kaynak: Gazete Oksijen
