Türkiye’de zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen okula devam edemeyen kız çocuklarının sayısı 270 bin. Eğitim Reformu Girişimi (ERG)’nin 2024-2025 örgün eğitim istatistikleri ve çağ nüfusu verilerine dayanarak yaptığı hesaplama, çarpıcı bir tabloyu ortaya koyuyor. Bu sayı, yaklaşık 13 bin 500 sınıf dolusu kız çocuğunun eğitim sisteminin dışında kaldığı anlamına geliyor.
Sabancı Vakfı, kız çocuklarının eğitime devamı ve güçlenmesi için çalışan 6 sivil toplum kuruluşuna toplam 15 milyon TL hibe sağlayarak kızların eğitimde kalmasını destekliyor. Vakfın desteği, burs programlarından psikososyal güçlendirmeye, spordan dijital becerilere, regl yoksulluğu ile mücadeleye kadar geniş bir alana yayılıyor. Toplamda 3 bin kız çocuğuna doğrudan ulaşılması hedefleniyor.
Desteklenen kuruluşlar arasında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD), Koruncuk Vakfı, Kız Çocuklarına Destek Derneği, Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Hareketi Derneği (BoMoVu), Konuşmamız Gerek Derneği ve SistersLab – Bilim ve Teknolojide Kadın Derneği yer alıyor. Bu yazıda bu projeleri özetleyeceğim.
3 çocuktan 1'i eğitim dışında
ÇYDD’nin “Eğitim Bursu” programı kapsamında, 15-17 yaş grubunda neredeyse her üç çocuktan birinin eğitim dışında kaldığı Muş, Ağrı ve Gümüşhane’de lise eğitimi süren kız çocuklarına burs desteği sağlanıyor.
Depremden etkilenen kızlara destek
Koruncuk Vakfı Hatay’da eğitimden kopma riskine karşı “Depremden Etkilenen Kız Çocuklarının Eğitime Devam ve Güçlenmesi Projesi”ni hayata geçiriyor. Şartlı nakit desteği modeli ve güçlendirme programlarıyla kız çocuklarının okulda kalıcılığı destekleniyor.
Kızlara hakları öğretiliyor
Antalya’da uygulanacak “Keşfet Antalya” projesi ise çocuk hakları ile çevre haklarını buluşturan deneyimsel bir öğrenme modeli sunarak kız çocuklarının hak temelli farkındalığını artırmayı amaçlıyor.
Regl yoksulluğu…
Projeler arasında en dikkat çekici başlıklardan biri regl yoksulluğu ile mücadele. Konuşmamız Gerek Derneği’nin “Kırmızı Çizgi” projesi, Adana ve Şanlıurfa’da regl yoksulluğu nedeniyle okula devamsızlık ve okul terki riski yaşayan kız çocuklarına destek sunuyor. Proje kapsamında Adana’daki okullara yaklaşık 1500 menstrüel bakım kiti ulaştırıldı, 1000 kız çocuğuna erişilmesi hedefleniyor. Bununla birlikte regl sağlığı, beden farkındalığı ve hak temelli atölyeler düzenleniyor; öğretmen ve okul yöneticilerine yönelik eğitimlerle erken uyarı mekanizmaları güçlendiriliyor. Türkiye’nin bazı bölgelerinde ilk regl deneyiminin “evliliğe hazır olma” algısıyla ilişkilendirilmesi, kız çocuklarının eğitim hayatında kritik bir kırılma yaratabiliyor. Proje, reglinin bir eşik değil, büyümenin doğal bir parçası olduğu anlayışını güçlendirmeyi, erken yaşta ve zorla evlilik riskini azaltmayı hedefliyor. Konuşmamız Gerek Derneği, bugüne kadar 30’dan fazla ilde yürüttüğü çalışmalarla 1,8 milyon kişiye ulaşmış durumda.
Kızlarla özgür adımlar
Ayrıca BoMoVu’nun “Kız Çocukları İçin Özgür Adımlar” projesi, yaratıcı hareket, dans ve psikolojik öz savunma çalışmalarıyla kız çocuklarının özgüvenini ve toplumsal katılımını güçlendirmeyi hedefliyor.
Dijital Kızlar
SistersLab’in “Dijital Kızlar” projesi ise STEM alanına yönelik farkındalık ve dijital beceri geliştirme programlarıyla kız çocuklarını geleceğin mesleklerine hazırlamayı amaçlıyor. İklim krizi, dijital dönüşüm ve teknolojik değişimin hızlandığı bir dönemde, kız çocuklarının bu alanlarda güçlenmesi uzun vadeli eşitsizlikleri azaltma açısından kritik görülüyor.
Hepimiz biliyoruz, her bir kız çocuğunun eğitimden kopuşu, yoksulluk döngüsünün derinleşmesi ve eşitsizliklerin kalıcılaşması anlamına geliyor.
Kaynak: Gazete Oksijen