Amerikalı yatırımcı Ben Harburg, takımı Al Kholood’un Kral Kupası’nda yedi gollü bir maçın ardından yarı finale yükselmesini saha kenarında kutladı. Bu an, Suudi Arabistan futbolunun uzun süredir arzuladığı bir tabloyu temsil ediyordu: Krallıktaki ilk yabancı kulüp sahibi, Suudi Pro Lig’in küresel tanınırlık hedefi doğrultusunda bir dönüm noktasını kutluyordu.
Bloomberg'in haberine göre futbol, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın ülkeyi dönüştürmeyi amaçlayan Vizyon 2030 programının kilit ayaklarından biri. Suudi Arabistan, 2034 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, ligini de dünya çapında bir marka haline getirmeyi hedefliyor. Suudi Spor Bakanlığı’ndan bir yetkili, “Harburg Group, uluslararası futbol deneyimi getiriyor. Al Kholood’un bu sezonki performansı, şimdiden değer kattıklarını gösteriyor” dedi.
Ancak lige Cristiano Ronaldo ve Karim Benzema gibi yıldızları getirmek için milyarlar harcanmış olsa da, 42 yaşındaki Harburg futbol dünyasında pek tanınan bir isim değil. Suudi Arabistan’ın onu ilk yabancı kulüp sahibi olarak seçmesi, bu nedenle bir risk olarak görülüyor.
Kariyerini küresel ölçekte dolaşan bir finansçı olarak tanımlayan Harburg, Güney Asya’da büyük bir emtia ticaret şirketi kurduğunu, önde gelen teknoloji girişimlerine yatırım yaptığını söylüyor. İspanya’da Cadiz FC’nin yaklaşık yüzde 6 hissesine sahip olduğunu ve kulübün medya stratejisinin yenilenmesine katkı sunduğunu da ekliyor. Ancak Bloomberg’in konuştuğu, Harburg’la doğrudan çalışmış 10’dan fazla kişi, yatırımcının geçmişine dair anlatıların zaman içinde abartıldığını belirtiyor.
Kulüp, ligde küme düşme riskiyle karşı karşıya
Al Kholood’daki ilk çıkış da sorunsuz olmadı. Müslümanlara yönelik bir flört ve evlilik uygulaması olan Muzz ile yapılan forma sponsorluğu, taraftar tepkileri üzerine yalnızca bir maçın ardından iptal edildi. Kupada ilerlemeye rağmen kulüp, ligde küme düşme hattının hemen üzerinde yer alıyor.
Harburg, Bloomberg’e verdiği demeçte, “Beklediğimizden çok daha kısa sürede hedeflerimizin önemli bir kısmını gerçekleştirdik. Ligde olmak istediğimiz noktadayız. Kral Kupası’nda yarı finale kalmak ise bunun üstüne kiraz oldu” dedi.
Suudi Pro Lig için risk büyük
Suudi Pro Lig için risk büyük. Lig, büyük ölçüde Kamu Yatırım Fonu (PIF) tarafından finanse ediliyor. Amaç, borçları azaltmak, kulüplerin değerini artırmak ve devlet desteğine bağımlı olmayan bir yapı kurmak. Bu dönüşümün önemli ayaklarından biri de kulüplerin özelleştirilmesi ve yabancı yatırımcılara açılması.
Harburg’un önünde üç küçük kulüp seçeneği vardı. Yemen sınırına yakın Najran’daki Al Akhdoud, ikinci lige düşmüş Al-Orobah ve son olarak Al Kholood. Tercih, Suudi Arabistan’ın merkezinde yer alan ve 2024’te ilk kez en üst lige yükselen Al Kholood oldu. Kulüp, maç başına ortalama 4 binin altında seyirci çekiyor.
Harburg, futbolla bağının çocukluğa dayandığını söylüyor. Babasının pilot olması nedeniyle Avrupa’da dolaşarak büyüdüğünü, 15 yaşına kadar futbol oynadığını anlatıyor. Kariyerine 2007’de Berlin’de Boston Consulting Group’ta başladı, ardından Dubai’ye geçti. Daha sonra Jakarta’da kömür ticareti alanında çalıştı ve Çin merkezli MSA Capital’da teknoloji yatırımlarını yönetti. Palantir ve Airbnb gibi şirketlere yapılan yatırımlarla öne çıktı.
Asya’nın en büyük emtia şirketlerinden birini kurmadı
Ancak Bloomberg’in ulaştığı kaynaklara göre Harburg, Asya’nın en büyük emtia şirketlerinden birini kurmadı. CWT International’daki görevi kömür ticaretindeki zararların ardından sona erdi. Harburg bu iddiaları reddediyor ve Avra Commodities’de “büyük ölçekli” bir ticaret operasyonu kurduğunu savunuyor.
Tartışmalara rağmen Suudi yetkililer, kulüp satın alma sürecinin titizlikle yürütüldüğünü belirtiyor. Spor Bakanlığı’na göre 40’tan fazla yatırımcı başvurdu, süreç 3 ila 6 ay sürdü. Harburg ise geçmiş kariyerinin mülakatlarda gündeme gelmediğini söylüyor.
Al Kholood’un satın alınması Harburg için kişisel bir yatırım. Göreve geldiğinde kulübün mali ve idari açıdan dağınık olduğunu, maaşların aylarca ödenmediğini anlatıyor. Yeni arma tasarımı, tesislerin yenilenmesi ve toplulukla bağ kurmaya yönelik etkinlikler, dönüşümün parçaları arasında.
Bu dönüşümün maliyeti yüksek. Harburg, kulüp için şimdiye kadar 30 milyon doların üzerinde harcama taahhüdünde bulunduğunu söylüyor. Devlet desteğinin Dünya Kupası’na kadar süreceğini öngörüyor.
Geleceğe dair planları da var: Daha fazla sermaye toplamak ve Avrupa’da yeni kulüpler satın almak. Harburg’un hikâyesi, Suudi futbolunun küresel sahnede oynadığı büyük oyunun hem umutlarını hem de kırılganlıklarını yansıtıyor.
Kaynak: Gazete Oksijen