14 Şubat 2026, Cumartesi
Haber Giriş: 21.01.2026 21:16 | Son Güncelleme: 22.01.2026 13:02

Altın fiyatlarını yükseltecek hamle: Polonya Merkez Bankası altın alımlarını 150 ton daha artırıyor

Dünyada açıklanan veriler kapsamında en büyük altın alıcısı konumundaki Polonya Merkez Bankası, fiyatları rekor seviyelere taşıyan jeopolitik istikrarsızlığa karşı korunmak amacıyla altın alımlarını 150 ton daha artırıyor
Fotoğraf: ShutterStock
Fotoğraf: ShutterStock
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Bloomberg'e konuşan Polonya Merkez Bankası (NBP) Yönetim Kurulu üyesi Artur Sobon, bankanın altın rezervlerini 700 tona çıkarmayı öngören planların onaylandığını söyledi. ABD ile Avrupa arasında Grönland’ın geleceği konusunda artan gerilim, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesine neden olurken, altın fiyatları da yeni zirvelere ulaştı.

Sobon, yükselen altın fiyatlarının NBP için büyük bir engel olmadığını belirterek, “Ana hedefimiz, bu istikrarsız jeopolitik dönemler için Polonya’ya istikrar, güvenlik ve güvenilirlik sağlayacak uygun bir portföy oluşturmak. Fiyat bizim için birincil öncelik değil” dedi.

Polonya’nın yeni altın hedefi için belirlenmiş bir takvim bulunmazken, mevcut piyasa fiyatlarıyla 150 tonluk ek alımın maliyetinin 23 milyar doları aşacağı hesaplanıyor.

Merkez bankalarının alımları, altının son 18 ayda fiyatını ikiye katlayan sert yükselişinin temel itici gücü oldu. Alım temposu, Rusya’nın Ukrayna’yı tam kapsamlı işgalinin ardından döviz rezervlerinin dondurulmasıyla birlikte 2022’de hız kazandı. Bu gelişme, dondurulamayan bir varlık olan altının cazibesini bir kez daha ortaya koydu.

Çin sessizce altın stoklamaya devam ediyor

NBP’nin geçen yıl gerçekleştirdiği 100 tonluk altın alımı, resmi olarak açıklanan merkez bankası verileri arasında en yüksek seviye oldu. Ancak sektör analistleri, özellikle Çin’deki bazı devlet kurumlarının son yıllarda açıklama yapmadan altın alımlarını artırdığını belirtiyor.

Polonya Merkez Bankası Başkanı Adam Glapinski, 2025 sonu itibarıyla 550 ton olan altın rezervi üst sınırının artırılmasına öncülük etti. Şimdiye kadar banka, toplam rezervlerinin en fazla yüzde 30’unu altına ayırabiliyordu. Fiyatlardaki sert yükselişle birlikte altının payı yaklaşık yüzde 28’e ulaştı.

Sobon, “Yeni hedefimiz göz önüne alındığında, Polonya Merkez Bankası büyük olasılıkla altın alımları konusunda merkez bankaları arasında lider konumunu koruyacak” dedi.

Altın alımlarının hızı, ölçeği ve sıklığının NBP traderlarının takdirinde olduğunu belirten Sobon, bazı aylarda hiç alım yapılmayabileceğini söyledi ve “Altını, fiyatında olası bir düzeltme ihtimalini de dikkate alarak, uzun vadeli bir güvenlik çıpası olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.

Jeopolitik fay hattı

Rusya’nın Ukrayna’daki savaşı, Doğu Avrupa genelinde jeopolitik bir fay hattı yaratarak güvenlik risklerini artırdı. Polonya ve eski Doğu Bloku ülkelerinin büyük bölümü NATO ve Avrupa Birliği üyesi olsa da, risk algısı yükselmiş durumda. Bu ortamda Polonya’nın altın rezervleri daha da büyük önem kazanıyor.

Sobon, “Coğrafi konumumuzu göz ardı edemeyiz ve altın, Polonya devletinin güvenilirliğini ve finansal istikrarını açık şekilde güçlendiriyor. Polonya’nın tarihsel deneyimleri göz önüne alındığında, halkı altın rezervlerinin önemi konusunda ikna etmeye gerek yok” dedi.

Polonya, artan döviz rezervleri sayesinde bu altın alım hamlesini finanse edebiliyor. Avrupa Birliği fonlarından gelen girişler, çoğunlukla doğrudan merkez bankasında zlotiye çevriliyor. Altını da içeren resmi rezerv varlıkları şu anda yaklaşık 271 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu rakam, Polonya’nın 2004’te AB’ye katıldığı dönemde 36 milyar dolardı.

Sobon, “Şu anda rezervlerimizi yapılandırmak ve uygun bir portföy oluşturmak için alanımız var. Gelecekte bu kadar büyük fon girişleri olmayacak” dedi. Polonya zenginleştikçe, AB’nin daha yoksul bölgelere yönelik fonlarının başka ülkelere yönelmesinin muhtemel olduğunu da sözlerine ekledi.

Glapinski, Polonya’nın altının yaklaşık üçte birini ülke içinde tutmayı, kalan kısmı ise Londra ve New York arasında eşit şekilde dağıtmayı planladığını söyledi. Sobon’a göre şu anda altının yaklaşık yüzde 80’i yurt dışında tutuluyor.

Altın fiyatlarının geleceğine ilişkin yorum yapmanın merkez bankasının görevi olmadığını belirten Sobon, bugünkü küresel ortamın Soğuk Savaş’ın sona erdiği ve altın fiyatlarının jeopolitik gerilimlerle birlikte düştüğü dönemden çok farklı olduğuna dikkat çekti.

“Bugün kimsenin jeopolitik olarak istikrarsız zamanların sona ereceğine dair bir yanılsaması yok” diyen Sobon, “Her gün ABD, Çin ve Rusya gibi kilit küresel aktörlerin aldığı kararlar bunu teyit ediyor” ifadelerini kullandı.

En çok altın rezervi olan ülkeler

ABD – Yaklaşık 8100 ton
Almanya – 3350 ton
IMF – 2 800 ton
İtalya – 2 450 ton
Fransa – 2 430 ton
Rusya – 2 300 ton
Çin – 2 280 ton
İsviçre – 1 040 ton
Japonya – 765 ton (yaklaşık)
Türkiye – 641 ton (2025 sonunda yaklaşık)

En çok altın alımı yapan Polonya'nın ise yaklaşık 94 ton altın rezervi bulunuyor.