Değerli metaller haftanın son işlem gününde jeopolitik riskler ile para politikası beklentilerinin kesiştiği hassas bir zeminde hareket etti. ABD ile İran arasında sağlanan ateşkes, petrol fiyatlarında sert geri çekilmeye yol açarken, enerji kaynaklı enflasyon baskısının hafifleyeceği beklentisi piyasalarda risk algısını yeniden şekillendirdi. Buna rağmen ateşkesin kalıcılığına ilişkin soru işaretleri, altın tarafında temkinli ama yukarı yönlü eğilimi canlı tuttu.
Altın, ons başına 4 bin 800 dolar eşiğine yaklaşarak güçlü seyrini sürdürdü. Gün içinde ons altın 4 bin 738 dolar ile 4 bin 779 dolar bandında hareket ederken, son işlemlerde 4 bin 768 dolar seviyesinde dengelendi. Diğer tarafta spot altının yüzde 0,1 düşüşle 4 bin 759,54 dolardan işlem gördüğü, ABD’de haziran vadeli altın kontratlarının ise yüzde 0,7 kayıpla 4 bin 782,70 dolara gerilediği aktarıldı.
Gün içindeki sınırlı geri çekilmeye rağmen altın, haftalık bazda yaklaşık yüzde 1,8 prim yaparak üst üste üçüncü haftalık kazancına yöneldi.
Yurt içinde gram altın da küresel fiyatlamaya paralel biçimde yüksek seyrini korudu. Gram altın güne 6 bin 827-6 bin 840 lira bandında başlarken, gün içinde 6 bin 800 lira ile 6 bin 860 lira aralığında dalgalandı. Son işlemlerde 6 bin 845 lira civarında alıcı bulan gram altın, haftalık bazda yaklaşık yüzde 2 yükseliş kaydetti.
Fiziki piyasada ise fiyatlar daha yüksek oluştu; Kapalıçarşı’da gram altın 6 bin 928 lira, çeyrek altın 11 bin 588 lira, yarım altın 23 bin 175-23 bin 176 lira, tam altın ise 44 bin 743 lira ile 46 bin 72 lira aralığında fiyatlandı. Cumhuriyet altını 46 bin 75 lira, gremse altın ise 112 bin 200,83 liradan satıldı.
Piyasalarda dikkat çeken başlıklardan biri de fiziki altın ile uluslararası piyasa arasındaki fiyat farkındaki daralma oldu. Gram altın fiziki piyasada 6.910 lira civarında işlem görürken, kilogram altın bazında iki piyasa arasındaki farkın 1.700 dolara kadar gerilediği, bunun son haftaların en düşük seviyesi olduğu belirtildi. Savaş döneminde bu farkın 13 bin dolara kadar yükselmiş olması, jeopolitik tansiyonun iç piyasadaki fiyatlama davranışı üzerindeki etkisini bir kez daha ortaya koydu.
Altındaki hareketin temel nedenlerinden biri, kriz döneminde güvenli liman olarak öne çıkan doların zayıflaması oldu. Dolar talebinin bir miktar gevşemesi, yatırımcı ilgisinin yeniden altına yönelmesine katkı sağladı.
Öte yandan petrol fiyatlarındaki sert düşüş de altın cephesinde farklı bir etki yarattı. Enerji maliyetlerinin gerilemesi, yeniden yükselen enflasyon ve buna bağlı olası faiz artırımı endişelerini hafifletirken, piyasanın daha düşük sıkılaşma ihtimalini fiyatlamasına kapı araladı.
Ancak bu iyimserliğin tam anlamıyla yerleştiğini söylemek zor. Çünkü ateşkesin zemini hâlâ kırılgan. Yatırımcılar bu hafta sonu İslamabad’da yapılacak diplomatik görüşmeleri yakından izliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in başkanlık edeceği Amerikan heyetinin İranlı yetkililerle bir araya gelmesi beklenirken, görüşmelerin bölgedeki tansiyonun seyri açısından belirleyici olabileceği değerlendiriliyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Lübnan’daki operasyonların ABD-İran ateşkes mutabakatının kapsamında olmadığını yineledi. Bu açıklama, ateşkesin bölgesel bir sakinleşmeye dönüşüp dönüşmeyeceğine dair soru işaretlerini artırdı.
Jeopolitik risk başlıklarının merkezinde Hürmüz Boğazı da yer almayı sürdürüyor. Washington yönetimi İran’ı boğazdaki transit geçişler konusunda taahhütlerini ihlal etmekle suçlarken, ABD Başkanı Donald Trump da Tahran’ı petrol sevkiyatları ve geçiş ücretleri konusunda eleştirdi. Dünya petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz’de yaşanabilecek yeni bir gerilim, enerji fiyatlarını yeniden yukarı çekebileceği gibi, bu da altın üzerinde ikinci tur bir güvenli liman talebi yaratabilir.
Fed cephesi de fiyatlamalarda belirleyici olmaya devam ediyor. ABD’de Fed’in yakından izlediği Kişisel Tüketim Harcamaları endeksi şubatta yıllık bazda yüzde 2,8 artarak beklentilere paralel gerçekleşti. Buna karşılık mart ayında enflasyonun yeniden hızlanmış olabileceği değerlendiriliyor. Şimdi piyasaların gözü mart ayı TÜFE verisinde.
Gelecek enflasyon verisinin, Fed’in yılın geri kalanında izleyeceği faiz patikasına ilişkin daha net sinyaller vermesi bekleniyor. CME FedWatch verilerine göre yatırımcılar aralık ayında en az 25 baz puanlık faiz indirimi ihtimalini yüzde 31 olarak fiyatlıyor. Bu oran önceki gün yüzde 20 seviyesindeydi. Faiz indirimi beklentilerindeki artış da, faiz getirisi olmayan altın için destekleyici bir unsur olarak öne çıkıyor.
Diğer değerli metallerde ise daha karmaşık bir görünüm izlendi. Gümüş, altına kıyasla daha güçlü bir performans sergiledi. Ons gümüş 75 doların üzerinde tutunarak üst üste üçüncü haftalık yükselişine yöneldi. Gün içinde 74,92 dolar ile 75,99 dolar bandında hareket eden ons gümüş, son işlemlerde 75,95 dolar seviyesine çıktı. Başka bir fiyatlamada spot gümüşün yüzde 0,9 artışla 75,74 dolardan işlem gördüğü de belirtildi.
İç piyasada gram gümüş 108,1 liradan başladığı günü 107,3-108,8 lira bandında geçirirken, son işlemlerde 108,8 liraya kadar yükseldi. Buna karşılık platin yüzde 2 düşüşle 2.061,06 dolara, paladyum ise yüzde 1,2 kayıpla 1.539,43 dolara geriledi.
Kaynak: Gazete Oksijen