Avustralya, gaz ihracatından elde ettiği vergi gelirinden daha fazla vergiyi biradan kazanıyor. Bağımsız Senatör David Pocock "Dünyanın en büyük doğalgaz ihracatçılarından biri olan bir ülkede yaşıyoruz ve biradan daha fazla vergi alıyoruz, bu nasıl oluyor?" diye soruyor.
Avustralya'nın gaz ihracatına yüzde 25 vergi getirmesi yönündeki kampanya devam ederken başbakan Anthony Albanese bu öneriyi reddediyor. Ancak ülke ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşının tetiklediği yakıt krizinin ortasında artan yaşam pahalılığı ve yurt içi gaz fiyatlarıyla boğuşurken bu konunun ortadan kalkması pek olası görünmüyor ve önümüzdeki hafta federal bütçe toplantısında görüşülmesi bekleniyor.
Eski Hazine Bakanı Dr. Ken Henry'e göre önerinin hayata geçmesi gerekiyor. Henry, Avustralya'nın gaz endüstrisine uyguladığı vergileri şu şekilde tanımlıyor:
"Düşünsenize, size şöyle bir teklif sunsam: Evinizi satıp yüzde 30'unu size vereceğim, yüzde 70'ini de kendime saklayacağım ve bundan memnun olmalısınız çünkü bir varlığı nakde çevirdim. Hiçbiriniz bunu yapacak kadar aptal olmazsınız".
İlerici kamu politikası düşünce kuruluşu Avustralya Enstitüsü, Japonya'nın ithalatı vergilendirerek Avustralya'nın kendisinden daha fazla doğalgaz geliri elde ettiğini ifade ediyor. Gaz ihracatına uygulanan yüzde 25'lik bir verginin yılda 17 milyar Avustralya doları artıracağı tahmin ediliyor.
Açık deniz petrol ve doğalgaz üreticilerine uygulanan Petrol Kaynakları Kira Vergisi'nin (PRRT), 2025-2026 mali yılında yaklaşık 1,5 milyar Avustralya doları gelir sağlaması bekleniyor.
Buna karşılık bira vergisinin 2,7 milyar Avustralya dolar getirmesi bekleniyor.
Bu argümanlar Avustralyalıların giderek daha fazla dikkatini çekiyor.
Geçen hafta yapılan bir ankete göre seçmenlerin yüzde 57'si gaz ihracatına uygulanan vergiyi desteklerken yüzde 12'si karşı çıktı.
Deakin Üniversitesi'nde doğal kaynaklar hukuku alanında uzman profesör olan Samantha Hepburn, Avustralya'nın vergi kanununun enerji şirketleri için "cömert" hükümler içerdiğini söylüyor. Bu proje geliştirme yatırımlarının maliyetini vergiden düşebilecekleri ve bu kredileri gelecekteki karlara aktarabilecekleri anlamına geliyor.
Hepburn, "Doğalgaz sektörü, inşaat, sondaj ve diğer altyapı ile ilgili önemli başlangıç maliyetleri nedeniyle özellikle avantajlı bir konumda. Bu da diğer kaynak veya madencilik sektörü şirketlerinin yapamadığı bir şekilde bu giderleri gelecekteki karlara karşı dengelemeye devam edebilecekleri anlamına geliyor" diyor.
Diğer şirketler gibi gaz şirketleri de şirket ve bordro vergisi ödüyor.
Chevron gaz vergisine karşı
Shell, 2010'dan bu yana Avustralya'ya 60 milyar ABD Doları yatırım yapmanın yanı sıra son on yılda Avustralya vergileri olarak 12 milyar Avustralya Doları ödediğini bildiriyor. Norveç gibi ülkelerin farklı bir modele sahip olduğu, bu modelde devletin enerji projelerine doğrudan yatırım yaptığı ve ilgili risklerin bir kısmını üstlendiği, bunun Avustralya’daki uygulamadan farklı olduğu da ifade ediliyor.
Chevron ise, Avustralya’nın tüm sektörlerde gelecekteki yatırımları sürdürebilmesi için “istikrarlı iş ortamlarına” ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Şirket, gaz vergisi getirilmesinin bu hedefi zayıflatabileceğini ve ülkenin kendi iç enerji arzını da riske atabileceğini savunuyor.
Başbakan vergi karşılaştırmalarını "fantezi" olarak nitelendirdi
Başbakan Albanese, gaz sektörünün geçen yıl 22 milyar Avustralya doları vergi ödediğini ileri sürerek bira vergisiyle yapılan karşılaştırmaları "tamamen fantezi" olarak nitelendiriyor.
Ayrıca, önümüzdeki hafta açıklanacak bütçede doğalgaz ihracat vergisi olasılığını da çoktan dışlamış görünüyor.
Yakın zamanda gelecekteki yakıt tedarikini güvence altına almak amacıyla Asya ülkeleri turuna çıkan Albanese, gaz ihracatının "ulusal yakıt güvenliğiyle doğrudan bağlantılı" olduğunu ve "küresel yakıt krizinin bu ortaklıkları veya onları destekleyen yatırımları tehlikeye atmak için mümkün olan en kötü zaman olduğunu" savunuyor.
Gaz vergisinin bütçede yer alması kısa vadede olası görünmüyor. Fakat BBC, verginin solda Yeşiller’den sağda One Nation’dan seçmen nezdinde geniş destek gördüğünü söylüyor.
Kaynak: Gazete Oksijen
