Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin, son bir yılda en derin değer kayıplarından birini yaşıyor. Zirvesinden yüzde 40’ın üzerinde gerileyen varlıkta, geçmişte görülen “düşüşte alım” eğilimi zayıflarken, fiyatları desteklemesi beklenen makro ve kurumsal dinamiklerin de etkisini yitirdiği görülüyor.
Bloomberg'in haberine göre piyasalarda güvenli liman arayışında altın öne çıkarken, ödemelerde stablecoin’ler, spekülatif işlemlerde ise tahmin piyasaları dikkat çekiyor. Uzmanlara göre mevcut satış dalgası, yalnızca fiyat hareketine değil, Bitcoin’in temel anlatısına ve kullanım amacına ilişkin daha geniş bir sorgulamaya işaret ediyor.
Acadian Asset Management portföy yöneticisi Owen Lamont, Bitcoin’in temel anlatısının uzun süre “fiyat yükseliyor” üzerine kurulu olduğunu belirterek, “Artık yükseliş değil, düşüş hikayesi var. Bu iyi bir hikaye değil” değerlendirmesinde bulundu.
Bloomberg verilerine göre 20 Şubat 2026 itibarıyla Bitcoin, son zirvesine kıyasla yüzde 40’tan fazla değer kaybetti.
'Çok fazla alternatifi var'
Hisse senetleri ya da emtiaların aksine Bitcoin’in değerinin büyük ölçüde yatırımcı inancına ve anlatılara dayandığı belirtiliyor.
Crypto is Macro Now bülteninin yazarı Noelle Acheson, tahmin piyasaları ve emtia borsaları gibi yeni spekülatif alanların kripto piyasalarından ilgi çektiğini belirterek, Bitcoin’in artık bir “makro varlık” olarak çok daha fazla alternatifle rekabet etmek zorunda kaldığını söyledi.
Stablecoinler ve yeni odak noktaları
Bitcoin’in kurumsal savunucularından biri olarak bilinen Jack Dorsey’in, ödeme uygulaması Cash App’te stablecoin desteğine yönelmesi, sektörde dikkat çekici bir kırılma olarak değerlendirildi.
ABD’de stablecoinlerin düzenleyici çerçevesi güçlenirken, dolar destekli token altyapısına yönelik teşvikler artıyor. Tokenizasyon, blokchain tabanlı türev ürünler ve sınır ötesi stablecoin ödemeleri öne çıkan kullanım alanları arasında yer alıyor.
Tokenizasyon platformu Securitize’in kurucu ortağı ve CEO’su Carlos Domingo, “Bugün kimse Bitcoin’i bir ödeme mekanizması olarak görmüyor” değerlendirmesinde bulundu.
Finansallaşma ve “gizem kaybı”
2025’teki yükseliş döneminde kurumsal altyapının hızla genişlemesi, Bitcoin’in meşruiyetini artırmayı hedefliyordu. Ancak bazı analistlere göre bu süreç, varlığın “sisteme alternatif” imajını zayıflattı.
Spot ETF’lerin devreye girmesiyle Bitcoin, geleneksel aracı kurum hesaplarından kolayca erişilebilen bir finansal enstrümana dönüştü. Buna karşın fiyat oluşumu hala yüksek kaldıraçlı offshore türev piyasalarından etkileniyor.
Ekim ayında yaşanan sert düşüşte milyarlarca dolarlık kaldıraçlı pozisyon kısa sürede tasfiye edildi. Bu durum, spot ETF yatırımcılarının fiyat oynaklığı karşısında sınırlı tepki süresine sahip olduğunu ortaya koydu.
“Dijital altın” tartışması
Jeopolitik riskler ve dolar zayıflığına rağmen altın ve gümüşte bu yıl dalgalı da olsa yükselişler görülürken, kripto varlıklar değer kaybetti.
Bloomberg tarafından derlenen verilere göre, ABD’de işlem gören altın ve altın temalı ETF’ler son üç ayda 16 milyar doların üzerinde giriş kaydederken, Bitcoin ETF’lerinden yaklaşık 3,3 milyar dolarlık çıkış yaşandı. Bitcoin’in piyasa değeri ise 1 trilyon doların üzerinde azaldı.
Sevens Report’un kurucusu Tom Essaye, Bitcoin’in altının yerini alamadığını savunarak, “Bitcoin ne altının yerini alıyor ne de enflasyona karşı etkili bir koruma sağlıyor” dedi.
Şirket bilançolarında geri dönüş
Boğa döneminde bazı şirketler bilançolarına yoğun biçimde Bitcoin ekleyerek hisse ihraç etmiş ve kurumsal yatırımcılara dolaylı maruziyet sağlamıştı. Ancak son düşüşle birlikte bu modelin sürdürülebilirliği sorgulanmaya başladı.
Büyük dijital varlık hazinesi şirketlerinin hisseleri son bir yılda sert gerilerken, bazıları sahip oldukları Bitcoin varlıklarının değerinin altında işlem görmeye başladı.
Spekülasyon başka alanlara kayıyor
Kripto piyasalarındaki spekülatif ilginin bir bölümünün tahmin platformlarına kaydığı belirtiliyor. İkili sonuçlara dayalı sözleşmeler sunan platformlar, kısa vadeli ve yüksek riskli işlemler arayan yatırımcıları cezbediyor.
ETF araştırma şirketi TMX VettaFi sektör ve endüstri araştırma başkanı Roxanna Islam, tahmin piyasalarının kriptoya olan ilgiyi azaltabileceğini, ancak bunun daha uzun vadeli yatırımcı profilini güçlendirme ihtimali de bulunduğunu söyledi.
Boğa senaryosu: Dayanıklılık
Olumsuz tabloya rağmen Bitcoin’in en likit dijital varlık olmayı sürdürdüğü, geniş borsa ağı ve derin piyasa yapısıyla rakiplerinden ayrıştığı belirtiliyor. Spot ETF’lerin, Bitcoin’i portföylerin kalıcı bir unsuru haline getirdiği ifade ediliyor.
Pantera Capital’in kurucusu Dan Morehead, Bitcoin’in geçmişte Mt. Gox çöküşü, Çin’in madencilik yasağı ve 2022 krizi gibi birçok varoluşsal sınamadan geçtiğini hatırlatarak, “Her zaman korku ve belirsizlik yayılıyor, ama ağ ayakta kalıyor” dedi.
En büyük risk ne?
Uzmanlara göre Bitcoin için asıl risk bir rakipten ziyade, zamanla ilgi ve sermaye kaybı yaşanması. “Dijital altın”, “özgürlük parası” ya da “kurumsal rezerv” gibi anlatıların eş zamanlı olarak zayıflaması, varlığın konumunu belirsizleştiriyor.
Angeles Investment Advisors yatırım direktörü Michael Rosen, Bitcoin’e yönelik güçlü inancın bazı yatırımcılar için dini bir bağlılık niteliği taşıdığını belirterek, “İnanç sarsılması zor bir şeydir, ancak bu benim inancım değil” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: Gazete Oksijen




