ABD ordusuna silah ve teknoloji sağlayan savunma şirketleri şimdiden İran savaşının kazananları arasında yer aldı. Lockheed Martin, Raytheon, Palantir gibi şirketlerin hisseleri hafta boyunca genel olarak yükseliş gösterdi.
Forbes'ta yer alan habere göre, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’daki operasyonlarda kullanılan 20’den fazla silah sistemi bulunduğunu açıkladı. Bu sistemlerin önemli bir kısmı Lockheed Martin, RTX ve bağlı şirketi Raytheon, Boeing, Northrop Grumman, L3Harris Technologies ve General Atomics Aeronautical tarafından üretiliyor.
Operasyonlarda kullanılan Tomahawk seyir füzeleri Raytheon tarafından üretilirken, düşman füzelerini engellemek için kullanılan THAAD savunma sistemleri Lockheed Martin tarafından geliştiriliyor. Daha düşük maliyetli saldırılarda kullanılan tek yönlü “LUCAS” insansız hava araçlarının ise Arizona merkezli SpektreWorks tarafından üretildiği belirtiliyor.
Yatırım fonu Catalyst Funds’ın yatırım direktörü David Burns, füze savunma sistemlerine yoğunlaşan şirketlerin artan talep nedeniyle en fazla kazanç sağlayacak şirketler olacağını söyledi.
ABD ordusuna veri analizi ve yazılım desteği sağlayan teknoloji şirketi Palantir’in hisseleri de çatışmaların ardından yükseldi. Analistler Avrupa merkezli savunma şirketlerinin de benzer şekilde kazanç sağlayabileceğini belirtiyor.
JP Morgan analistlerine göre ABD pazarına en fazla maruz kalan şirketler arasında BAE Systems, Renk, Leonardo DRS ve QinetiQ bulunuyor.
Petrol yükseldi, enerji şirketleri kazandı
Orta Doğu’daki çatışmalar enerji piyasalarını da doğrudan etkiledi. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda ulaşımın kısıtlanması petrol ve doğal gaz fiyatlarının yükselmesine yol açtı.
Petrol fiyatlarındaki artış ABD merkezli enerji şirketlerinin hisselerini yukarı taşıdı. Exxon, Chevron ve Occidental Petroleum gibi büyük enerji şirketlerinin hisseleri saldırıların hemen ardından hızlı bir yükseliş yaşadı. Savaşın gidişatına bağlı olarak hisse fiyatlarında dalgalanmalar da görülmeye devam ediyor.
Analistler daha küçük ölçekli enerji şirketlerinin de yüksek petrol fiyatlarından fayda sağlayabileceğini belirtiyor. Talos Energy gibi şirketlerin bu süreçte avantajlı konumda olduğu değerlendiriliyor.
Uzmanlara göre çatışmanın uzun sürmesi durumunda yenilenebilir enerji sektörü de kazanç sağlayabilir. Yatırım bankası Raymond James’in yöneticilerinden Pavel Molchanov, güneş ve rüzgâr enerjisi gibi kaynakların fosil yakıt ithalatına kıyasla daha düşük emtia riski taşıdığını ve yüksek petrol fiyatlarının bu sektörün hisselerini destekleyebileceğini söyledi.
Deniz taşımacılığı: Kazanabilir de kaybedebilir de
Küresel taşımacılık sektörü savaşın etkilerini iki yönlü hissediyor. FedEx, UPS ve DHL gibi büyük kargo şirketleri artan yakıt maliyetleri ve Orta Doğu hava sahasındaki kısıtlamalar nedeniyle olumsuz etkilenebilir.
Öte yandan konteyner taşımacılığı yapan şirketler daha uzun rotalara yönelmek zorunda kalan gemiler sayesinde daha yüksek fiyatlar talep edebiliyor. Süveyş Kanalı ve Hürmüz Boğazı çevresindeki riskler nedeniyle bazı gemiler alternatif rotalara yönlendiriliyor.
Bu durum Danimarka merkezli Maersk ve Alman Hapag-Lloyd gibi büyük denizcilik şirketlerinin hisselerinde artışa yol açtı. Ancak aynı şirketler savaşın doğrudan etkileri nedeniyle risk altında bulunuyor. Maersk başta olmak üzere bazı şirketler güvenlik gerekçesiyle Orta Doğu limanlarındaki operasyonlarını askıya aldı.
Savaşın süresi ekonomik sonuçları belirleyecek
Uzmanlara göre savaşın ne kadar süreceği ekonomik sonuçlar açısından belirleyici olacak. Çatışmanın kısa sürmesi durumunda savunma ve enerji sektöründeki kazançların sınırlı kalabileceği belirtiliyor.
ABD yönetiminin petrol fiyatlarını dengelemek için Hürmüz Boğazı’nda gemilere askeri eskort sağlama ya da stratejik petrol rezervlerini kullanma gibi adımlar atması durumunda enerji şirketlerinin elde ettiği kazançların azalabileceği ifade ediliyor.
Savunma analisti Byron Callan ise uzun süren bir savaşın silah stoklarının yenilenmesini gerektireceğini ve bunun savunma şirketleri için yeni siparişler anlamına geleceğini söyledi. Ancak İran’ın hızlı bir şekilde askeri olarak etkisiz hale getirilmesi durumunda bölgedeki silah ihtiyacının uzun vadede azalabileceği de belirtiliyor.
Turizm ve lüks sektörü en büyük riski taşıyor
Savaşın en olumsuz etkilediği sektörlerin başında turizm geliyor. Büyük havayolu şirketleri, kruvaziyer firmaları ve otel zincirlerinin hisseleri artan yakıt maliyetleri ve güvenlik endişeleri nedeniyle düşüş yaşadı.
Orta Doğu’daki bazı havalimanlarında uçuşlar askıya alınırken, bölgedeki bazı otellerin çatışmalar nedeniyle zarar gördüğü bildirildi.
Teknoloji ve lüks tüketim sektörleri de belirsizlikten olumsuz etkileniyor.
LVMH, Burberry ve Richemont gibi lüks markaların hisseleri savaşın ardından değer kaybetti. Analistler, ekonomik belirsizlik dönemlerinde tüketicilerin lüks ürünler gibi isteğe bağlı harcamalardan kaçınma eğiliminde olduğunu belirtiyor.
Ekonomistler genel olarak savaşın küresel ekonomi üzerinde olumsuz bir etkisi olacağı görüşünde. Penn Wharton Budget Model Direktörü Kent Smetters, çatışmanın ABD ekonomisine maliyetinin 50 milyar ile 210 milyar dolar arasında olabileceğini öngörüyor.
Kaynak: Gazete Oksijen




