08 Ekim 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 29.09.2026 14:52 | Son Güncelleme: 29.09.2026 15:02

Güneş enerjisi tarihte ilk kez nükleeri geçti

Dünya Nükleer Endüstrisi Durum Raporu 2026 İstanbul’da basına ve kamuoyuna tanıtıldı. 2025’te güneş enerjisinden üretilen elektrik yüzde 30, rüzgardan elde edilen ise yüzde 8 oranında artarken nükleer santrallardan üretilen elektrik miktarı ise yüzde 1 oranında arttı
Güneş enerjisi tarihte ilk kez nükleeri geçti

2025 yılında güneş enerjisi, küresel ölçekte ilk kez nükleer reaktörlerden daha fazla elektrik üretti. Rüzgar enerjisi de hesaba katıldığında, bu iki yenilenebilir enerji teknolojisinin toplam elektrik üretimi nükleer santrallerin üretiminin iki katını aştı. Elektrik üretimindeki yıllık artış oranları, nükleer enerji ile başlıca yenilenebilir enerji teknolojileri arasındaki farkın hızla açıldığını gösteriyor. Nükleer enerjiden elektrik üretimi yüzde 1 artarken güneş enerjisinden üretim yüzde 30, rüzgar enerjisinden üretim ise yüzde 8 arttı.

Nükleerin küresel elektrik üretimindeki payı, 2025 yılında yüzde 0,14 puan gibi marjinal bir düşüşle yüzde 9’dan yüzde 8,8’e geriledi. Bu, son 45 yılın en düşük seviyesi ve 1996’daki yüzde 17,5’lik zirvenin yaklaşık yarısına denk düşüyor. Küresel tanıtımı İstanbul’da yapılan Dünya Nükleer Endüstri Durum Raporu 2026’nın öne çıkan bulgularından biri de yenilenebilir enerjinin nükleer enerji karşısındaki yükselişi oldu.
Nükleer enerji sektörünün mevcut durumunu ve eğilimlerini 596 sayfalık kapsamlı bir çalışmayla değerlendiren rapor; reaktörlerin işletme durumu ve elektrik üretiminden nükleer santral filosunun yaşına, yapım aşamasındaki reaktörlerden hizmetten çıkarma çalışmalarına kadar nükleer santrallere ilişkin kapsamlı veriler sunuyor.

Çin nükleerden 120 kat fazla güneş enerjisi kurdu

Raporun Koordinatörü ve Yayıncısı Mycle Schneider, İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında şunları söyledi: “Nükleer sektörün durumuna ilişkin algı ile sektörün gerçekleri arasındaki uçurum dikkat çekici. Nükleer enerji programını önemli ölçüde genişleten tek ülke olan Çin, geçtiğimiz yıl nükleer enerji kapasitesindeki artışın 120 katı kadar yeni güneş enerjisi kapasitesini devreye aldı. Dünya nüfusunun üçte birini oluşturan Çin ve Hindistan’ın her biri, bugün nükleer santrallerden elde ettikleri elektriğin beş katından fazlasını rüzgar ve güneş enerjisinden üretiyor.”

2025 yılında, dünya genelinde devreye alınan yeni reaktör sayısından daha fazla sayıda reaktör kapatıldı. Toplam işletme kapasitesi de bir miktar azaldı. Küresel nükleer enerji üretimi, Çin’de kaydedilen yüzde 7,6’lık artış sayesinde sınırlı ölçüde yükselirken, Çin dışındaki ülkelerde geriledi. 2025 yılında 12 yeni reaktörün inşasına başlandı; bunların dokuzu Çin’de, ikisi ise Rusya’da bulunuyor.

Rusya'nın nükleer sektördeki rolü İstanbul'da tartışıldı

Litvanya’nın Vilnius kentindeki Bellona Vakfı’nın Nükleer Danışmanı ve raporun yazarlarından Dmitry Gorchakov ise raporun verilerinin paylaşıldığı basın toplantısında şöyle konuştu: “Yurt dışındaki nükleer santral inşası ve nükleer yakıt tedarikindeki hakimiyetini sürdüren Rusya, 2025 yılında AB, ABD ve Çin’e zenginleştirilmiş uranyum ihracatını da artırdı. Öte yandan Rusya’ya yönelik yaptırımlar, Rosatom’un Türkiye ve Macaristan’dakiler de dahil olmak üzere çeşitli yurt dışı projelerinde ciddi sorunlara ve gecikmelere yol açtı. Bu gelişmeler, şirketin yurt dışı gelirlerinin on yıl sonra ilk kez düşmesine neden oldu.”

Kaynak: Gazete Oksijen