12 Nisan 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 12.03.2026 07:51 | Son Güncelleme: 12.03.2026 08:00

İran krizi, Türkiye'nin gıda ihracatını tehdit ediyor

İran’daki savaş, Türkiye’nin gıda ihracatı açısından en önemli pazarlardan biri olan Orta Doğu’da kayıp riski yaratıyor. Türkiye’nin hububat ihracatının yüzde 32,6’sı, süt ve süt ürünleri ihracatının ise yaklaşık üçte biri bu bölgeye gerçekleştiriliyor
İran krizi, Türkiye'nin gıda ihracatını tehdit ediyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İran’da süren çatışmalar, Türkiye’nin Körfez ülkelerine yaptığı gıda ihracatı açısından önemli bir risk unsuru haline gelmeye başladı. Özellikle hububat, beyaz et, yumurta, içme suyu, süt ve süt ürünleri gibi temel gıda ürünlerinin sevkiyatında sorun yaşanabileceği belirtiliyor.

Mehmet Hanifi Gülel'in Dünya'da yer alan haberine göre, sektör temsilcileri, bölgedeki gerilimin uzun sürmesi durumunda Türkiye’nin gıda ihracatında talep daralması görülebileceği uyarısında bulunuyor. Uzmanlara göre savaş yalnızca enerji maliyetlerini artırmakla kalmayacak; navlun, sigorta, sevkiyat süreleri ve tahsilat süreçlerinde de ciddi aksamalara yol açabilecek.

“Ticari akışın korunması kritik”

TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, İran’daki çatışmaların Türkiye’nin bölgeye yönelik gıda ihracatı üzerinde önemli bir baskı oluşturabileceğini ifade etti. Türkiye’nin 2025 yılında Orta Doğu’ya gerçekleştirdiği hububat ihracatının yaklaşık 4 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten Tiryakioğlu, bunun sektörün toplam ihracatının yüzde 32,6’sına karşılık geldiğini söyledi. İran’a yapılan hububat ihracatının ise yaklaşık 300 milyon dolar olduğunu ve ülkenin Türkiye’nin en büyük 10 pazarı arasında yer aldığını aktardı.

Gerilimin yalnızca enerji fiyatlarını değil; navlun, sigorta, sevkiyat süreleri ve ödeme dengelerini de olumsuz etkileyebileceğini vurgulayan Tiryakioğlu, savaşın uzaması halinde Orta Doğu pazarında yüzde 10’luk bir daralmanın toplam hububat ihracatında yaklaşık 400 milyon dolarlık kayba yol açabileceğini dile getirdi. İlk etkilerin siparişlerde yavaşlama, sevkiyat planlarında temkinli davranma ve ödeme vadelerinin uzaması şeklinde ortaya çıkabileceğini belirten Tiryakioğlu, Orta Doğu pazarının kısa vadede kolayca ikame edilemeyeceğini de sözlerine ekledi.

“Ticaret daha pahalı ve kırılgan hale gelebilir”

Güneydoğu Anadolu Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Celal Kadooğlu ise bölgeden 2025 yılında Orta Doğu’ya yapılan hububat ihracatının 1 milyar 640 milyon dolar olduğunu ve bunun bölge ihracatının yüzde 46’sını oluşturduğunu açıkladı. İran merkezli çatışmaların etkisine dikkat çeken Kadooğlu, Irak’tan Körfez ülkelerine uzanan ticaret hattındaki her güvenlik geriliminin sevkiyat planlarından sigorta maliyetlerine kadar ticareti doğrudan etkilediğini söyledi.

Artan risk algısının navlun fiyatlarında hızlı yükselişlere neden olabildiğini belirten Kadooğlu, özellikle hububat gibi birim değeri düşük ürünlerde navlun maliyetlerinin belirleyici olduğunu vurguladı. Bazı deniz taşımacılığı şirketlerinin “Emergency Conflict Surcharge” adı altında ek ücretler uygulamaya başladığını da ifade etti. Şu ana kadar geniş çaplı sipariş iptalleri görülmediğini belirten Kadooğlu, asıl riskin ticaretin tamamen durması değil; daha pahalı, daha yavaş ve daha kırılgan bir yapıya dönüşmesi olduğunu söyledi.

Un ihracatında maliyet baskısı artabilir

Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy ise Türkiye’nin Körfez ülkelerine yönelik un ihracatının son yıllarda önemli ölçüde arttığını, ancak bölgedeki jeopolitik gerilimin bu ivmeyi tehdit ettiğini belirtti. 2022’de yaklaşık 14 bin ton olan ihracatın 2025’te 47,7 bin tona çıktığını söyleyen Ulusoy, liman güvenliği risklerinin bazı firmaları sevkiyat rotalarını değiştirmeye zorladığını ve bunun maliyetleri yükselttiğini dile getirdi.

Ulusoy’a göre petrol fiyatlarındaki artış yalnızca navlun maliyetlerini değil; mazot, gübre ve enerji gibi tarımsal girdileri de pahalandıracak. Bu durumun yeni sezon üretim maliyetlerini artırarak gıda fiyatlarına da yansıması bekleniyor.

Süt ürünlerinde önemli pazarlar risk altında

Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği (ASÜD) Başkanı Harun Çallı da çatışmaların yaşandığı bölgenin Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatı açısından kritik pazarlardan oluştuğunu söyledi. Çallı, Türkiye’nin 2025 yılında gerçekleştirdiği 523 milyon dolarlık süt ve süt ürünleri ihracatının yaklaşık üçte birinin bu ülkelerden geldiğini belirtti.

Sektörde en fazla ihracat yapılan ülkenin 89 milyon dolarla Irak olduğunu ifade eden Çallı, Irak’ın yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’in de Türkiye’nin süt ve süt ürünleri ihracatında ilk 10 pazar arasında yer aldığını vurguladı.