18 Nisan 2026, Cumartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 09.04.2026 12:28 | Son Güncelleme: 09.04.2026 14:25

İTO Başkanı Avdagiç’ten ‘warflation’ uyarısı

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, savaşın ekonomik etkileriyle büyüyen “warflation” riskine karşı Türkiye’nin üretim, verimlilik ve ihracat dengesini koruması gerektiğini söyledi. Avdagiç, kur-enflasyon farkının ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığı uyarısında bulundu
Fotoğraf: İTO
Fotoğraf: İTO
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, küresel enerji krizi, tedarik zinciri kırılmaları ve savaşın ekonomik etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avdagiç, savaş kaynaklı enflasyon olarak tanımlanan “warflation” riskine karşı Türkiye’nin üretim, verimlilik ve ihracat dengesini koruması gerektiğini söyledi.

Avdagiç, yazılı açıklamasında, büyümenin yavaşladığı ancak fiyatların yükselmeye devam ettiği bir küresel tabloyla karşı karşıya olunduğunu belirtti. Arz yönlü ve kalıcı enflasyon baskılarının yeni dönemin belirleyici unsurlarından biri haline geldiğini ifade eden Avdagiç, “Büyümenin kalitesinin bozulmaması için gerekli tedbirleri alıp küresel ‘warflation’ riskinden ‘üretim, verimlilik ve ihracat’ üçgenini uzak tutmalıyız” dedi.

'Türkiye üretim üssü olabilir'

Avrupa’nın tedarik zincirini daha yakın ve güvenilir coğrafyalara kaydırma eğiliminin Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Avdagiç, Türkiye’nin doğal bir üretim üssü adayı haline geldiğini söyledi.

Gümrük Birliği entegrasyonu, gelişmiş sanayi altyapısı ve lojistik avantajların Türkiye’yi stratejik bir üretim ortağı konumuna taşıdığını ifade eden Avdagiç, büyümenin kalitesinin korunması için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı.

Üç temel çözüm önerisi

Avdagiç, Türkiye’nin kendi dinamikleriyle büyümesini sürdürebileceğini belirterek üç temel politika önerisi sıraladı. Bunları, yenilenebilir ve nükleer enerji yatırımlarıyla enerji bağımlılığının azaltılması, katma değerli üretim ve ihracat yapısının güçlendirilmesi, arz yönlü politikalar ve yapısal reformlarla enflasyonun kontrol altına alınması olarak sıraladı.

Merkez Bankası vurgusu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika duruşuna da değinen Avdagiç, artan küresel riskler nedeniyle faiz indirimi beklentilerinin zayıfladığını belirtti. Avdagiç, fiyat ve finansal istikrarı gözeten, aynı zamanda üretimi destekleyen bir para politikasının ekonomik istikrar açısından kritik olduğunu ifade etti.

Kur-enflasyon makası ihracatı zorluyor

Kur ile enflasyon arasındaki farkın açılmasının ihracatçıların rekabet gücünü aşındırdığına dikkat çeken Avdagiç, yılın ilk çeyreğinde enflasyonun yüzde 10’a ulaştığını, buna karşın kur artışının yüzde 3 seviyesinde kaldığını söyledi. Bu farkın yaklaşık yüzde 7’ye yaklaştığını belirten Avdagiç, son iki yılda ise enflasyon ortalamasının yüzde 70’e ulaştığını, kur artışının yüzde 42’de kaldığını ifade etti.

Avdagiç, aradaki 28 puanlık farkın yapısal rekabet kaybı riski taşıdığı uyarısında bulundu.

Dış ticarette görünüm zayıfladı

Bu gelişmelerin dış ticaret verilerine de yansıdığını belirten Avdagiç, 2026’nın ilk çeyreğinde ihracatın yüzde 3,1 azaldığını, ithalatın ise yüzde 4,7 arttığını kaydetti.

“Ateşkes kalıcı barışa dönüşmeli”

Avdagiç, ABD ile İran arasındaki kırılgan ateşkesin kalıcı barışa dönüşmesi halinde Türkiye ekonomisi açısından daha öngörülebilir bir döneme girileceğini belirtti.

Küresel ölçekte arz sıkıntısının giderek derinleştiğine de dikkat çeken Avdagiç, ham petrol kıtlığının tarımdan petrokimyaya, tekstilden sağlığa kadar birçok sektörde darboğaz riski oluşturduğunu ifade etti.