Japonya’da birkaç ay öncesine kadar kamuoyunun büyük bölümünün adını bile duymadığı nafta, Ortadoğu’daki savaş ve Hürmüz Boğazı ablukası nedeniyle ülkenin en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.
Ham petrolden elde edilen nafta; benzin üretiminin yanı sıra plastik, yalıtım köpüğü, yapıştırıcı, şırınga gibi tıbbi malzemeler ve baskı mürekkebi çözücülerinde kullanılıyor. Bu nedenle tedarikteki aksama yalnızca enerji piyasasını değil, günlük hayatın pek çok alanını etkileyebilecek bir risk olarak görülüyor.
Ambalajlar siyah beyaza döndü
Endişeleri görünür hale getiren gelişme, Japonya’nın en büyük atıştırmalık üreticisi Calbee’den geldi. Şirket, 12 Mayıs’ta amiral gemisi patates cipslerinin renkli ambalajlarını siyah beyaz tasarımla değiştireceğini açıkladı.
Bu karar, nafta krizinin tedarik zincirlerine etkisini kamuoyu için somutlaştırdı. Japonya’da toptan enflasyon nisan ayında son üç yılın en hızlı artışını kaydederken, nafta fiyatı yüzde 79,4 yükseldi.
Japonya neden bu kadar kırılgan?
Japonya petrol ihtiyacının yüzde 90’dan fazlasını Ortadoğu’dan karşılıyor. Bu nedenle Hürmüz Boğazı’ndaki arz kesintileri, ülke ekonomisi için doğrudan risk yaratıyor.
Asya, Ortadoğu’dan ihraç edilen nafta için en büyük pazar konumunda. Bu da Japonya gibi ithalata bağımlı ekonomileri mevcut kriz karşısında daha hassas hale getiriyor.
Hükümetten güvence: Panik alımı yapmayın
Calbee’nin ambalaj kararının ardından Japon hükümeti kamuoyunu yatıştırmaya çalıştı. Hükümet yetkilileri, mürekkep üretimi için yeterli nafta tedarikinin güvence altına alındığını açıkladı.
Çevre Bakanı Hirotaka Ishihara da plastik üretimindeki aksama haberleri üzerine çöp poşeti tedariki için gerekli stokların sağlandığını belirterek halka “sakin olun ve panik alımı yapmayın” çağrısı yaptı.
Etki başka sektörlere de yayılıyor
Japon medyasına göre tedarik zincirlerindeki aksama yalnızca ambalaj ve plastik üretimiyle sınırlı değil. İnşaat, kuru temizleme, gıda işleme ve boya üretimi gibi sektörlerde de nafta kaynaklı sorunlar hissedilmeye başladı.
Başbakan Sanae Takaichi ise Japonya’nın alternatif petrol kaynakları bulmaya çalıştığını ve bazı Asya ülkelerinde görülen tüketimi azaltma çağrılarına şimdilik başvurmayacağını söylüyor.
Siyasi baskı artıyor
Krizin siyasi etkisi de izleniyor. Kyodo News’in hafta sonu yayımladığı ankete göre kabinenin onay oranı 2,5 puan düşerek yüzde 61,3’e geriledi. Ankete katılanların yüzde 70’inden fazlası ise hükümetin halka enerji tasarrufu çağrısı yapması gerektiğini düşünüyor.
Nafta krizi, Japonya için yalnızca bir sanayi girdisi meselesi değil; Ortadoğu’daki savaşın market raflarından ambalajlara, plastik üretiminden hükümetin siyasi desteğine kadar uzanan etkilerinin sembolüne dönüşmüş durumda.
Kaynak: Gazete Oksijen