Küresel piyasalarda, jeopolitik gerilimlerin artması ile yapay zekadaki gelişmelerin olumsuzluklar yaratabileceğine ilişkin endişeler risk iştahını törpülerken Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD) bugün açıklanacak ADP özel sektör istihdamı yatırımcıların odağına yerleşti.
Dünya genelinde jeopolitik risklerin artabileceğine yönelik kaygılar, ABD'de ekonomik gelişmeler ve ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası adımlarına dair beklentiler yatırımcı kararları üzerinde etkili olmayı sürdürüyor. Çok sayıda riskli faktörün birleşimi piyasalarda öngörülebilirliği azaltırken bu durum yatırımcıların değişen koşullara göre pozisyonlanmasını zorlaştırıyor. Söz konusu unsurların başında bölgesel gerilimler yer alıyor. ABD ile İran arasındaki tansiyonun yükselebileceğine dair endişeler de devam ediyor.
ABD'nin İran'a ait bir insansız hava aracını düşürdüğüne yönelik haberler ile İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ABD bayraklı bir tankere müdahale ettiği iddiaları, bölgedeki jeopolitik risklerin artabileceğine işaret eden gelişmeler olarak değerlendiriliyor.
Hükümet kapanması sona erdi
ABD'de dört gün süren kısmi hükümet kapanması ise sona erdi. Federal hükümet, Temsilciler Meclisi'nin bütçe paketini onaylaması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın da bunu imzalamasıyla yeniden tam olarak faaliyete geçti. Kısmi hükümet kapanması, dünkü veri takviminde yer alan tarım dışı istihdam verisinin gecikmesine yol açarken yatırımcıların odağı bugün yayımlanacak ADP özel sektör istihdamı verilerine kaydı.
Verilerden alınacak sinyallerin Fed'in atacağı adımlara ilişkin yol göstereceği tahmin ediliyor. Para piyasalarındaki fiyatlamalar, haziran ayına kadar bankadan bir faiz indirimi beklenmediğine işaret ediyor. Öte yandan Trump'ın Fed başkanlığı için Kevin Warsh'u aday göstermesine yönelik değerlendirmeler de sürüyor.
Kevin Warsh faizi tek başına bir politika aracı olarak görmüyor
Richmond Fed Başkanı Tom Barkin, geçen yıl yapılan faiz indirimlerinin iş gücü piyasasını desteklediğini, bundan sonraki hedefin ise enflasyonu bankanın hedefine geri indirmek olduğunu ifade etti. Fed Yönetim Kurulu'nda 2006-2011 yılları arasında görev yapan ve 2008 Küresel Finansal Krizi sırasında çözüm masasında yer alan Warsh'un, faizi tek başına bir politika aracı olarak görmemesi, önümüzdeki süreçte bankanın piyasalar üzerindeki mevcut etkisini daha da belirginleştirebileceği algısını yaratıyor.
ABD Hazine Bakanlığı'nın bugün açıklaması beklenen üç aylık borçlanma programına ilişkin ek finansman detayları, piyasalar açısından kritik unsur olarak öne çıkıyor.
Bahsedilen gelişmelerin ışığında ABD'de tahvil piyasalarında yatay seyir korunurken ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,27 seviyesinde bulunuyor. Değerli metallerdeki sert düşüşler ise yerini yükselişlere bıraktı. Altın ve gümüş fiyatlarındaki toparlanma bugün de sürüyor. Altının onsu yeniden 5 bin doların üzerine çıktı.
Altın ve gümüş toparlanıyor
Ons altın şu sıralarda yüzde 2,6 artışla 5 bin 74 dolardan alıcı bulurken gümüşün ons fiyatı da yüzde 3,4 yükselişle 87,8 dolarda işlem görüyor. Dolar endeksi ise dün yüzde 0,2 düşüşle 97,4 seviyesinden kapanırken yeni günde de yüzde 0,1 azalışla 97,3'te bulunuyor. Brent petrolün varil fiyatı da yüzde 0,5 değer kaybıyla 67,7 dolarda işlem görüyor.
Avrupa borsalarında enflasyon verisi takip ediliyor
Avrupa borsaları dün karışık seyrederken bölgede bugün enflasyon ve ekonomik aktiviteye ilişkin veriler takip edilecek.
Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) 153 finans kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirilen ve para politikası için kritik bir gösterge kabul edilen Banka Kredi Anketi (BLS) raporuna göre, şirketlerin kredi talebi 2025'in dördüncü çeyreğinde hafif bir artış kaydetti. Finans kuruluşları, 2026'nın ilk çeyreğinde de kurumsal kredi talebindeki artışın devam edeceğini öngörüyor.
Bölgede, ECB ve İngiltere Merkez Bankası'nın yarın açıklayacağı para politikası kararları yatırımcıların odağında kalmaya devam ediyor. Piyasalarda ECB ve BoE'ye ilişkin beklentilerde iki bankanın da faiz oranlarını sabit bırakacağına kesin gözüyle bakıldığını ifade eden analistler, para politikası metinlerinde gelecek döneme ilişkin ipuçları aranacağını kaydetti.
Almanya da Avrupa Birliği (AB) genelinde iş gücü piyasasında en yaşlı nüfus oranına sahip ülke oldu. Federal İstatistik Ofisi'nin (Destatis), "İş Gücü Anketi'ne" ilişkin 2024 verilerine göre Almanya'daki yaklaşık 40,9 milyonluk iş gücünün 9,8 milyondan fazlasını 55-64 yaş grubundaki bireyler oluşturdu.
Bu yaş grubunun toplam istihdam içindeki payı yüzde 24 ile tüm AB üye ülkeleri arasındaki en yüksek seviyeye ulaştı. AB ortalaması ise aynı dönemde yüzde 20,1 olarak kaydedildi. AB ülkeleri arasında yapılan kıyaslamada Almanya'yı yüzde 23 ile İtalya ve yüzde 22,3 ile Bulgaristan takip etti.
Bu gelişmelerle, İngiltere'de FTSE 100 endeksi yüzde 0,26; Almanya'da DAX 40 endeksi yüzde 0,09 düşerken Fransa'da CAC 40 endeksi yatay seyretti. İtalya'da FTSE MIB 30 endeksi ise yüzde 0,9 yükseldi. Avrupa'da endeks vadeli kontratlar güne karışık başladı.
Asya borsaları karışık
ABD'de görülen satıcılı seyir yeni işlem gününde Asya borsalarına da sınırlı olarak taşınırken yapay zeka ve teknoloji alanında Güney Kore'deki şirketlerin güçlü bir alternatif olabileceğine yönelik iyimserlik ülke borsasını pozitif ayrıştırdı.
Güney Kore'de yarı iletken ve teknoloji şirketlerinin hisselerindeki yükseliş göze çarparken Hanmi Semicon hisseleri yüzde 2,4, Samsung Electronics hisseleri yüzde 0,8 ve LG Electronics hisseleri yüzde 2 prim yaptı.
Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,9; Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 0,5 düşerken Çin'de Şanghay bileşik endeksi yatay seyretti. Güney Kore'de Kospi endeksi yüzde 1,1 yükseldi.
Kaynak: AA
