Altın, 2021'den bu yana istikrarlı yıllık kazançlar sağladıktan sonra Orta Doğu'daki savaşın etkisiyle tökezledi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, son dönemdeki satış dalgası ve metalin diğer varlık sınıflarına göre düşük performansının yatırımcıların altının geleneksel güvenli liman rolünü sorgulamasına neden olduğunu ifade etti.
Morgan Stanley'nin raporunda çatışmanın ilk ayı olan mart ayında altının yüzde 14,5 düştüğü vurgulandı. FTSE Tüm Dünya Endeksi yüzde 9, S&P 500 yüzde 7,8 ve ABD Hazine Toplam Getiri Endeksi yüzde 3,6 düştü. Morgan Stanley'e göre bu altının genellikle daha iyi performans gösterdiği ve gerileme dönemlerinde koruma sağladığı önceki jeopolitik krizlerden kayda değer bir ayrılığa işaret ediyor.
"Zayıf performans nisan ayına kadar devam etti" uyarısını paylaşan Morgan Stanley, hisse senetlerinin ayın ilk yarısında çatışma öncesi seviyelere toparlandığını vurgularken altının çatışma öncesindeki seviyesinden yaklaşık yüzde 10 aşağıda kaldı ve kayıplarının yalnızca üçte birini telafi ettiğini söylüyor. Altının performansı ABD Hazine tahvilleriyle paralel seyrediyor; bu da altının şu anda jeopolitik riskten ziyade reel faiz oranlarına ve para politikasına daha duyarlı olduğunu gösteriyor.
Altın her zaman enflasyonist şoklara karşı korumayabilir
Morgan Stanley'de Metal ve Madencilik Emtia Stratejisti olan Amy Gower, “Çatışmanın ABD faiz oranlarının düşmesine yönelik umutları azaltan bir enerji arz şokuna yol açmasıyla, altının bu sefer güvenli liman olarak işlev görmekte zorlanması şaşırtıcı değil” diyor.
Bu değişimin arkasında önemli bir dinamik olduğuna dikkat çeken Morgan Stanley, altının her zaman enflasyonist şoklara karşı koruma sağlamadığını da belirtiyor.
Gower, "Altının para politikasına olan duyarlılığı, temel fiyat etkeni olarak öne çıktı. Bu güvenli liman statüsünü gölgede bıraktı ve hem jeopolitik hem de enflasyon risklerine karşı koruma sağlama etkinliğini azalttı. Altın fiyatları yalnızca belirli bir olayın etkisini değil, daha da önemlisi bunu takip eden politika tepkisini yansıtıyor" değerlendirmesini sunuyor.
Aşağı yönlü ek baskıların merkez bankası faaliyetlerindeki değişikliklerden geldiğinin altını çizen Morgan Stanley, 2022'den bu yana önemli miktarda altın satın alan merkez bankalarının mart ayında alımlara ara verdiğini hatırlatıyor:
"Örneğin, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 27 Şubat ile 27 Mart arasında 52 ton altın sattı ve toplam 79 tonluk takas işlemleri gerçekleştirdi. Bu arada Hindistan, külçe altın ithalatı için onayları geciktirdi".
Altının bir diğer önemli alıcısı olan borsa yatırım fonları (ETF'ler) da satıcıya dönüştü. Ocak ve şubat aylarında biriken 150 tonun yaklaşık 90 tonunu tasfiye etti.
Merkez bankaları ve ETF'lerin alımlara yeniden başlamasıyla birlikte altın fiyatlarının yılın ikinci yarısında ons başına 5 bin 200 dolara yükselebileceği tahmin ediliyor. Gower, "Altının gerçek getirilere karşı duyarlılığını sürdürmesi muhtemel ancak daha fazla yükseliş için alan görüyoruz" yorumunu yapıyor.
Kaynak: Gazete Oksijen
