Bir grup mühendis, sabah saat 3'ten hemen sonra Detroit dışındaki bir Ford Motor kamyon fabrikasının boş güvenlik kapısından içeri sızdı. O saatlerde fabrika hatları hala çalışıyordu ama amaç tam olarak buydu. Ekip, şirket içinde neredeyse kimsenin varlığından bile haberdar olmadığı yeni bir otomobilin bir bölümünü test etmek için oraya gitti.
Wall Street Journal'ın aktardığı bu hikayenin kahramanları Ford'un gizlice oluşturduğu bir mühendis ekibi.
Ford’un gizli projesinin iddialı bir hedefi vardı: Çin üretimi elektrikli araçlarla rekabet edebilecek elektrikli araçlar üretmenin bir yolunu bulmak. Ford, ilk modelini üretmek için hızla ilerlerken yeni bir kamyonet hazırlığı devam ediyor. Şirketin açıklamasına göre bu araç neredeyse bir Mustang kadar hızlı olacak, tek şarjla yaklaşık 480 kilometre yol gidecek ve gelişmiş bir araç içi teknolojiye sahip olacak. Hedef, aracı 2027’de piyasaya sürmek ve benzer segmentteki Toyota kamyonetlerle aynı fiyata yani yaklaşık 30 bin dolara satışa çıkarmak.
Bunu başarmak, yüzyılı aşkın süredir var olan üretim alışkanlıklarını, özellikle de değişime dirençli olduğu bilinen bir sektörde kökten yıkmayı gerektiriyor. Ford'un kârlılığını uzun yıllardır ayakta tutan benzinli, yüksek tüketimli araçların dışında bir gelecek kurulmak isteniyor.
2022’de başlayan proje, başlangıçta gizli tutuldu ve Kaliforniya’daki bir ofisten çalışan, Tesla ve Apple geçmişine sahip deneyimli isimler tarafından yönetildi. Ford daha sonra bu vizyona yardımcı olmak için kendi içinden bazı çalışanları da sürece dahil etti. Ancak süreç, teknoloji dünyasından gelen bu “dışarıdan” ekip ile riskten kaçınan sektörün deneyimli mühendisleri arasında yaşanan yanlış anlaşılmalar ve güvensizliklerle şekillendi.
Yeni elektrikli araçları üretebilmek için şirketin daha az insanla, daha az parça kullanarak üretim yapması ve onlarca yıllık mühendislik alışkanlıklarını geride bırakması gerekiyordu. CEO Jim Farley bu dönüşümü Ford’un yeni “Model T anı” olarak tanımlıyor.
Rakip otomobil üreticileri ise Çin’in elektrikli araçlardaki üstünlüğünün kolay kolay aşılamayacağını düşünüyor; güçlü devlet desteği, düşük işçilik maliyetleri ve yıllara yayılan büyük bir başlangıç avantajını buna gerekçe gösteriyor.
Ford’un büyük bahsinin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı, Detroit ile Silikon Vadisi’nin ne kadar iyi iş birliği yapabileceğine bağlı olabilir. Geleneksel otomotiv üreticileri zaman zaman bu “dışarıdan gelen” bilgi ve yaklaşımı kendi sistemlerine entegre etmeye çalıştı; ancak sonuçlar çoğu zaman hayal kırıklığı oldu. Başarısız robotaksi projeleri ve pahalı, beklenen ilgiyi görmeyen elektrikli araçlar bunun örnekleri arasında.
İki tarafı bir araya getirme zamanı geldiğinde, Model S ve Cybertruck’ın geliştirilmesinde görev almış ve şu anda Ford’un yeni elektrikli araçlarının geliştirilmesinden sorumlu olan Tesla geçmişli Alan Clarke, süreci “korkutucuydu” sözleriyle anlattı. Clarke’ın ekibi, iki yıl boyunca Kaliforniya’nın Irvine kentindeki ofislerle neredeyse tamamen izole şekilde çalıştı. Araç program direktörü ve projeye erken dönemde katılan Ford’un deneyimli isimlerinden Jolanta Coffey ise “Birbirimize güvenmeyi öğrenmek zorundaydık” dedi.
Öte yandan Ford’un geçmiş elektrikli modelleri, şirkete milyarlarca dolarlık zarar yazdı. CEO Jim Farley, bu modellerin gereğinden çok daha fazla parça içerdiğini ve maliyetlerinin de aslında olması gerekenden yüksek olduğunu dile getirdi. Ford, yeni kamyonetinde ağır bakır kablolamayı ortadan kaldırdığını, yüzlerce parçayı tasarımdan çıkardığını ve aracın mevcut pickup modellerine göre yüzde 15 daha aerodinamik hale getirildiğini söylüyor.
Süreç, Ford’un öncülük ettiği montaj hattının da yeniden düşünülmesini içerdi. Geleneksel üretim sistemi genellikle adım adım ilerleyen, yavaş ve çok sayıda dış tedarikçiye bağımlı bir yapıdan oluşuyor. Ancak Ford’un yeni “montaj ağacı” sisteminde, modüler bir yaklaşım kullanılarak iki büyük alüminyum döküm parça ve bir batarya üretiliyor ve bunlar sürecin sonunda birleştiriliyor. Bu yöntem, Tesla ve Çinli otomobil üreticilerinin elektrikli araç üretimine daha yakın bir model olarak görülüyor.
Deneysel dönem sona erdi
Ford standartlarına göre oldukça küçük sayılabilecek 17 kişilik bir ekip, ilk yeni elektrikli araç için tasarımı bir yıl boyunca geliştirdi. Ancak bu vizyon CEO Jim Farley’nin yaklaşımıyla çatıştı. Kaliforniya’daki ekip tarafından geliştirilen ilk araç Farley tarafından iptal edildi.
Onun yerine ekibe, elektrikli araç pazarında bir boşluğu dolduracağını ve tüketiciler arasında daha fazla karşılık bulacağını düşündüğü orta boy bir pickup üretmeleri talimatı verildi. Fakat bir tasarım ortaya koymak bir şey; onu üretmek ise bambaşka bir süreç. Bu noktada Ford içinde deneyimli çalışanlar ekibe katılmaya başlandı.
Böylece serbest ve daha deneysel dönem sona erdi.
Ford’un Kentucky eyaletindeki Louisville kentinde bulunan geniş fabrikasında, şirketin daha önce benzinli SUV’lar ürettiği tesiste ekipler, elektrikli aracı üretmek için gerekli ekipmanları kuruyor ve üç yeni montaj hattını devreye almaya hazırlanıyor.
Elektrikli araca yönelik ilgi azaldı
Şirket, sürecin erken aşamalarında sorunları tespit edebilmek için yaklaşık 30 adet el yapımı prototip test etti. Yılın ilerleyen dönemlerinde ise ilk fabrika üretimi araçların üretilmesine ve ardından yol testlerine başlanması planlanıyor. Ford, bu kamyonetin iç hacminin kompakt crossover SUV’lardan daha geniş olacağını belirtiyor.
Analistler ve danışmanlar, Ford’un vadettiği şeyi gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini ve gerçekleştirse bile insanların bu kamyoneti alıp almayacağını sorguluyor. ABD’de elektrikli araçlara yönelik ilgi de azalmış durumda.
Kaynak: Gazete Oksijen



