Micron Technology'nin 1 trilyon dolarlık piyasa değerine doğru ilerleyişi kelimenin tam anlamıyla çarpıcı bir süreç oldu.
Sadece bir yıl önce şirketin değeri 100 milyar doların biraz üzerindeydi, bu hızlı yükseliş, şirketin o çok bilinen tasarruf politikalarına değil, Nvidia'nın son anda yaptığı ve ABD'li bellek üreticisini yapay zeka patlamasının tam merkezine çeken hamlesine dayanıyor.
Reuters'ın haberine göre Idaho merkezli şirket, onlarca yıl boyunca fabrikalarını çok düşük bütçelerle kurarak, ikinci el ekipmanlar kullanarak ve yüksek riskli yatırımlardan kaçınarak hayatta kalmayı başardı.
Bu disiplinli yaklaşım, şirketin bellek çiplerindeki sert yükseliş ve düşüş döngülerine dayanmasını ve rakiplerini geride bırakmasını sağladı. Böylece şirket, Güney Koreli Samsung Electronics ve SK Hynix ile birlikte dünya genelindeki üç büyük bellek tedarikçisinden biri olarak kaldı.
Bbellek çiplerini sıradan bir tüketim malzemesi (emtia) olarak gören bu geleneksel yaklaşım, Nvidia'nın yapay zeka vizyonuyla uyuşmuyordu.
Nvidia CEO'su Jensen Huang, geçtiğimiz ay verdiği bir röportajda, üç yıl önce Micron patronu Sanjay Mehrotra ile bir araya geldiğini ve bellek pazarının nasıl gelişmesini beklediğini aktardığını belirtti.
Huang, sadece işlemcilerin değil, belleğin de yapay zeka için kritik bir tıkanma noktası haline geleceğini erkenden öngörmüş ve Micron gibi tedarikçileri hem teknoloji hem de harcama politikalarını yeniden gözden geçirmeye zorlamıştı.
Huang röportajda, "Micron ve Nvidia'nın yol haritalarını gerçekten birbiriyle uyumlu hale getirmesinden dolayı çok minnettarım" ifadelerini kullandı.
Nvidia ve diğer yapay zeka liderleri veri merkezlerini yeniden tasarlarken, bellek de sıradan bir bileşen olmaktan çıkıp belirli işlemcilere göre özel olarak tasarlanmış yüksek bant genişlikli bellek (HBM) çiplerine dönüştü. Müşterilerle birlikte tasarlanan bu çipler, Micron'un Nvidia'ya sunduğu ürünleri, Advanced Micro Devices (AMD) veya diğer şirketlere sattıklarından tamamen farklı kılıyor.
Micron'un çipleri artık Nvidia’nın gelecekteki Vera Rubin platformu da dahil olmak üzere yapay zeka sistemlerine sıkı bir şekilde entegre edilmiş durumda. Bu uyum, Micron'un gidişatını yeniden şekillendirerek şirketi uzun vadeli ve yüksek kar marjlı anlaşmalara taşıdı ve yatırımcıların şirketin kazançlarına olan güvenini artırdı.
Micron’un hisseleri geçtiğimiz yıl içinde yaklaşık on kat değer kazandı. Şirket, 26 Mayıs'ta 1 trilyon dolarlık piyasa değeri barajını aşarak Samsung dahil olmak üzere bu seviyeye ulaşan seçkin şirketler kulübüne katıldı. Bu gelişmeden bir gün sonra ise SK Hynix aynı başarıyı yakaladı.
Öte yandan, Jensen Huang'ın Taipei'deki Computex haftasında Marvell Technology'yi bir sonraki "trilyon dolarlık şirket" olarak nitelendirmesinin ardından, özel çip üreticisi Marvell'ın hisseleri Salı günü rekor seviyeye ulaştı.
Yapay zeka Micron'un kaderini değiştirdi
Micron, hizmet verdiği HBM pazarının 2028 yılına kadar yaklaşık 100 milyar dolara ulaşmasını bekliyor.
Şirket son çeyrekte 14 milyar dolar kar açıkladı; bu durum, bellek döngüsünün tersine döndüğü ve talebin çöktüğü 2023 yılında kaydedilen 5,8 milyar dolarlık zarardan sonra çok büyük bir geri dönüş anlamına geliyor.
Bu toparlanma, geçmişteki bir strateji hatasının ardından geldi. Bellek pazarı uzun yıllar boyunca Apple ve Dell gibi müşterilerin kolayca tedarikçi değiştirebildiği ve fiyatları aşağı çekebildiği sıradan bir emtia işiydi.
Söz konusu oynaklık oynaklık, Güney Koreli rakipleri hızla ilerlerken bile Micron'un yüksek bant genişlikli belleğe (HBM) erkenden yatırım yapma konusunda temkinli davranmasına yol açmıştı.
Nvidia’nın yapay zeka yatırımları, bu yaklaşımın zorunlu olarak değişmesini sağladı. Micron, mart ayında ilk beş yıllık tedarik anlaşmasını imzaladığını duyurdu; bu, uzun süredir kısa vadeli fiyat dalgalanmalarının yön verdiği bir sektör için tarihi bir dönüm noktası oldu.
Analistler, her iki şirket de bunu resmi olarak doğrulamasa da Nvidia'nın bu anlaşmaların merkezinde yer almasını bekliyor. Creative Strategies'ten Ben Bajarin, "Müşterilerden gelen gerçek bir taahhüt ve uzun vadeli bir talep görüyorlar. Şirketin harcama yapmasını sağlayan temel itici güç de bu" değerlendirmesinde bulunuyor.
Dönemsel pazarda esnekliği korumaya çalışmak
Micron’un eski tasarruf alışkanlıkları tamamen ortadan kalkmış değil ve şirket bu alışkanlıkları daha hızlı hareket eden bir pazara uyarlarken, bu durum hala bir avantaj sağlayabilir.
Şu anki temel zorluk ise hız. Mehrotra yönetimindeki Micron, geliştirme döngülerini kısaltmaya ve üretim sorunlarını hızla çözmeye odaklandı; bu yetenek, teknik özelliklerin kaçırılmasının karlı tedarik anlaşmalarına mal olabildiği yapay zeka sektöründe kritik bir öneme sahip.
Micron’un ABD merkezli tek büyük bellek üreticisi konumunda bulunması, müşterilerin Güney Kore dışındaki seçeneklere yönelmek istemesi ve hükümetlerin yerel tedarik zincirlerini desteklemesi nedeniyle şirkete ek bir avantaj sağlıyor. Ancak asıl test, pazar döngüsü yeniden tersine döndüğünde yaşanacak.
Analistler, yapay zekanın bellek pazarını yapısal olarak büyüteceğini ancak pazarın yavaşlamalara karşı tamamen bağışık olmayacağını öngörüyor. Bu durum gerçekleştiğinde, Micron’un geçmişte geride kalmasına neden olan o köklü tasarruf disiplini, şirketi yeniden rakiplerinden ayırabilir.
Teknoloji danışmanlık firması TechInsights'ın başkan yardımcısı Dan Hutcheson süreci şu sözlerle özetliyor:
"İlk günlerde kimse Micron’a şans tanımıyordu. Her zaman sırtlarını duvara yaslayarak mücadele eden bir yapıları vardı. Eğer Intel'in kaybettiği gibi bu mücadeleci ruhu kaybederlerse, yok olurlar."
Kaynak: Gazete Oksijen




