16 Nisan 2026, Perşembe
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 02.03.2026 10:31 | Son Güncelleme: 02.03.2026 11:54

Petrol piyasasına İran şoku: Küresel ekonomi için en kötü senaryo masada

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırısının Orta Doğu’da petrol arz kesintisi riskini artıracağı ve en kötü senaryoda küresel bir ekonomik durgunluğu tetikleyebileceği düşünülüyor
Petrol piyasasına İran şoku: Küresel ekonomi için en kötü senaryo masada
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in OPEC üyesi İran’a yönelik ortak saldırısının Orta Doğu’da büyük bir petrol arz kesintisi riskini artırarak en kötü senaryoda küresel bir ekonomik durgunluğu tetikleyebileceği öngörülüyor.

CNBC'nin analizine göre, İran ocak ayı itibarıyla günlük 3 milyon varilin üzerinde üretimle OPEC’in dördüncü en büyük petrol üreticisi konumunda bulunuyor. İran, küresel petrol ticareti açısından dünyanın en önemli su yolu olarak kabul edilen Hürmüz Boğazı'na kıyıdaş konumda yer alıyor. Petrol piyasası uzun süredir Orta Doğu’da olası bir arz kesintisi riskini sınırlı fiyatlıyor. Eski ABD Başkanı George W. Bush döneminde Beyaz Saray’da enerji danışmanlığı yapan Bob McNally, İran’ın ABD saldırısına vereceği olası karşılığın piyasa tarafından hafife alındığını söylüyor.

Cuma günü Brent ham petrolünün varil fiyatı 1,73 dolar ya da yüzde 2,45 artışla 72,48 dolardan kapanırken ABD tipi Batı Teksas (WTI) ham petrolü 1,81 dolar ya da yüzde 2,78 yükselişle 67,02 dolardan günü tamamladı.

Asya piyasalarında kısa süreli dalgalanmalar görülürken Brent ham petrol bu sabah saatlerinde 76-77 dolar bandında işlem gördü.

McNally, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı ticari trafiğe güvensiz hale getirerek Başkan Donald Trump'ı korkutmaya çalışma ihtimalini gündeme getiriyor; bu da petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerine çıkarma riskini beraberinde getiriyor.

Hürmüz Boğazı neden önemli?

Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği stratejik bir hat. Basra Körfezi’nden çıkan günlük 17-20 milyon varil ham petrol ve kondensat bu dar su yolundan dünya pazarlarına ulaşıyor. LNG sevkiyatında da kritik rol oynayan boğazda yaşanacak uzun süreli bir aksama enerji arz güvenliğini doğrudan tehdit ediyor.

Enerji danışmanlık firması Kpler'in verilerine göre, 2025 yılında Boğaz'dan günde 14 milyon varilden fazla petrol aktı. Bu da dünyada deniz yoluyla taşınan toplam ham petrol ihracatının üçte biri anlamına geliyor. Bu varillerin yaklaşık dörtte üçü Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore'ye gitti. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin, ham petrol ithalatının yarısını Boğaz'dan sağlıyor. McNally, "Hürmüz Boğazı'nın uzun süreli kapatılması garantili bir küresel durgunluktur" diyor. Kpler petrol analisti Matt Smith de bugün Suudi Arabistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Katar'dan Körfez'e ihracat için 20 milyon varilden fazla ham petrol yüklendiğini söylüyor. Smith, bazı tankerlerin boğazdan geçmekten vazgeçtiğinin gözlemlendiğini de sözlerine ekliyor.

McNally, dünyadaki atıl petrol üretim kapasitesinin Körfez ülkelerinde bulunduğunu ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması halinde bu kapasitenin boğazdan geçemeyeceğini, bunun da fiilen piyasadan izole edilmesi anlamına geleceğini belirtiyor. Küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatının yaklaşık yüzde 20’sinin de büyük ölçüde Katar’dan olmak üzere Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini belirten McNally, bu hacmin ikame edilemeyeceğini ifade ediyor.

McNally, “Hürmüz’ün kapandığının anlaşılmasıyla özellikle petrol ve gazın büyük ithalatçısı olan Asya ülkelerinde stoklama eğilimi görülür” şeklinde konuşuyor.

McNally, boğazdan geçen ham petrolün yalnızca küçük bir bölümünün başka güzergahlara yönlendirilebileceğini vurguluyor. Suudi Arabistan’ın ülkeyi doğudan batıya kat ederek Kızıldeniz kıyısına ulaşan bir boru hattı bulunduğunu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ise Hürmüz Boğazı’nı bypass ederek Umman Körfezi’ne uzanan bir boru hattına sahip olduğunu söylüyor.

ClearView Energy Partners Araştırma Direktörü Kevin Book ise petrol fiyatlarının sert yükselmesi halinde Trump yönetiminin Stratejik Petrol Rezervi’ni devreye alabileceğini düşünüyor. Enerji Bakanlığı verilerine göre rezervin mevcut stok seviyesi yaklaşık 415 milyon varil düzeyinde bulunuyor. Book, “Hürmüz’de tam kapsamlı bir kriz, ABD ve Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyelerinin stratejik stoklarının sağlayacağı telafiyi aşabilir” diyor.

  • Türkiye detayı: Enerjide yüksek dışa bağımlılığı bulunan Türkiye açısından ise petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki olası bir artış hem cari açık hem de akaryakıt fiyatları üzerinden iç enflasyon üzerinde ek baskı oluşturma riskini beraberinde getiriyor.

OPEC+'ten karar

1 Mart’ta OPEC+ ülkeleri günlük üretimi 206 bin varil artırma kararı aldı. Ancak piyasa oyuncuları, bu artışın Hürmüz kaynaklı potansiyel arz kaybını telafi etmekte yetersiz kalabileceği görüşünde. Analistler, çatışmaların süresinin fiyatların yönü açısından belirleyici olacağını vurguluyor.

Kaynak: Gazete Oksijen