Jeopolitik krizler sırasında yatırımcılar genellikle portföylerini daha güvenli sektörlere kaydırır. Bu sektörler arasında sağlık ve temel tüketim ürünleri şirketleri öne çıkar. Bu durum 2022’de Rusya'nın Ukrayna'yı işgali sırasında da görülmüştü. Savaşın etkisiyle yükselen enflasyon ortamında yatırımcılar savunma niteliğindeki hisselere yönelmişti.
Wall Street Journal'ın haberine göre İran savaşı sırasında piyasalarda farklı bir tablo ortaya çıktı.
Savaşın başlamasından bu yana enerji hisseleri beklendiği gibi yükselirken teknoloji ve yazılım şirketleri de değer kazandı. Buna karşılık geleneksel güvenli liman olarak görülen sağlık ve paketli gıda sektörleri geriledi.
Sektörel performans verileri de bu ayrışmayı doğruluyor.
- Sağlık sektörü yüzde 4 değer kaybetti.
- Temel tüketim yaklaşık yüzde 5 geriledi.
- Teknoloji hisseleri sınırlı da olsa yükseldi.
- Aynı dönemde S&P 500 endeksi yaklaşık yüzde 1 düşüş kaydetti.
Bu tablo, yatırımcıların jeopolitik krizlerde izlediği klasik stratejinin bu kez işlemediğini gösteriyor.
Savaş öncesi başlayan bir rotasyon
Uzmanlara göre savunma sektörlerinin zayıf performans göstermesinin nedenlerinden biri, savaş öncesinde başlayan yatırımcı rotasyonu.
Savaş öncesindeki haftalarda yatırımcılar yapay zeka odaklı teknoloji hisselerinin yüksek değerlemeleri ve sektöre yönelik belirsizlikler nedeniyle daha savunmacı sektörlere yönelmeye başlamıştı.
Bu nedenle savaş başladığında sağlık ve temel tüketim sektörleri zaten yoğun şekilde yatırım çekmiş durumdaydı ve fiyatları artık eskisi kadar ucuz değildi.
Yapay zeka tartışmaları geri plana itildi
Savaşın beklenmedik etkilerinden biri, yapay zekaya yönelik tartışmaların kısa süreliğine geri plana düşmesi oldu.
Nick Puncer, yatırım şirketi Bahl & Gaynor’da yönetici olarak görev yapıyor. Puncer’a göre piyasaların odağı değişti.
Puncer, “Piyasaların dikkati beyaz yakalı istihdam üzerindeki yapay zeka etkisinden ve SaaS şirketlerine yönelik endişelerden savaşa kaydı” değerlendirmesini yaptı.
Enerji fiyatlarına veya karmaşık küresel tedarik zincirlerine daha az bağlı olan teknoloji şirketleri bu ortamda yatırımcılar için daha cazip görünmeye başladı.
Sağlık ve gıda sektörlerinde yapısal sorunlar
Uzmanlar savunma sektörlerinin zayıf performansında daha derin yapısal sorunların da etkili olduğunu belirtiyor.
Gıda sektöründe General Mills ve Campbell’s gibi şirketler, marketlerin kendi markalarıyla artan rekabetle karşı karşıya.
Ayrıca ekonomideki gelir eşitsizliğinin belirginleştiği “K tipi büyüme” dinamikleri ve obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 ilaçlarının atıştırmalık tüketimini değiştirebileceği yönündeki beklentiler sektörü baskılıyor.
Campbell’s hisseleri, atıştırmalık satışlarında zayıflık açıklamasının ardından çarşamba günü yaklaşık yüzde 7 geriledi.
Sağlık sektöründe maliyet baskısı
Sağlık sektöründe de benzer şekilde yapısal baskılar bulunuyor.
Sağlık sigortası şirketleri artan tıbbi maliyetler ve hükümetlerin sağlık harcamalarını düşürmeye yönelik baskısı arasında sıkışmış durumda.
Bu şirketler arasında UnitedHealth Group, Centene ve Humana öne çıkıyor.
ABD’ye odaklanan şirketler daha iyi performans gösterdi
Savaş döneminde görece güçlü performans gösteren şirketlerin ortak bir özelliği bulunuyor: Gelirlerinin büyük bölümünü ABD’den elde etmeleri.
FactSet verilerine göre sağlık ve temel tüketim sektörlerinde en iyi performans gösteren 20 şirket gelirlerinin ortalama yüzde 72’sini Kuzey Amerika’dan sağlıyor. Bu grupta Kraft Heinz ve Gilead Sciences gibi şirketler bulunuyor.
Buna karşılık daha zayıf performans gösteren Estée Lauder ve Baxter International gibi şirketler uluslararası pazarlara daha fazla bağımlı.
Coğrafi risk yeniden önem kazandı
Uzmanlara göre jeopolitik krizler sırasında şirketlerin faaliyet gösterdiği coğrafya yeniden kritik hale geliyor.
Küresel faaliyet ağı geniş olan şirketler, Orta Doğu’daki çatışmaların yarattığı enerji maliyetleri ve tedarik zinciri sorunlarından daha fazla etkilenebiliyor.
Avrupa ekonomisi ise ABD’ye kıyasla ithal enerjiye daha bağımlı olduğu için enerji şoklarından daha ağır etkilenme riski taşıyor.
Sektörlerde fırsatlar da bulunuyor
Savunma sektörlerinin zayıf performansı kalıcı olmayabilir. Yapay zekaya yönelik endişelerin yeniden artması halinde sağlık ve temel tüketim hisseleri tekrar yatırımcıların radarına girebilir.
Traver Davis, Citi’de sağlık sektörü stratejisti olarak görev yapıyor. Davis, yatırımcıların aşırı ucuz hisseleri kovalamak yerine sürdürülebilir büyümeye sahip şirketlere odaklanması gerektiğini söylüyor.
İlaç sektöründe dikkat çeken hisseler
Analistler şirket değerlemelerini incelerken sıklıkla PEG oranını kullanıyor. Bu oran, fiyat/kazanç oranını şirketin beklenen kar büyümesine bölerek hesaplanıyor.
PEG oranının düşük olması, yatırımcıların ödedikleri her dolar için daha fazla büyüme elde ettiği anlamına geliyor.
İlaç sektöründe bu ölçüte göre öne çıkan şirketler arasında:
- AbbVie
- Eli Lilly
- GE HealthCare bulunuyor.
Gıda sektöründe büyüme sınırlı
Gıda sektöründe ise büyüme fırsatları daha sınırlı görülüyor. ABD’de gıda harcamalarındaki artışın önemli bölümü perakendecilere gidiyor. Market zincirleri, özel markaları sayesinde raf alanı ve fiyat gücü kazanıyor. Buna rağmen bazı şirketler görece güçlü performans sergiliyor.
J.M. Smucker, özellikle kahve ve evcil hayvan maması satışlarına dayalı yapısı sayesinde daha iyi büyüme potansiyeli sunuyor.
Ayrıca şu şirketler de istikrarlı büyüme sağlayan markalar arasında gösteriliyor:
- Coca‑Cola
- Mondelez International
- McCormick
- Hershey






