72 yaşındaki ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell’ın oynayacak torunları, geri döneceği bir golf oyunu ve gitarda ustalaşması gereken bir iki parça var.
Ancak önünde bir tercih de bulunuyor: Önümüzdeki yılları ailesine ve tutkularına mı ayıracak, yoksa dünyanın en önemli merkez bankasının bağımsızlığını zayıflatmaya ya da yapısını kökten değiştirmeye yönelik olası Trump yönetimi girişimlerini engellemek ya da en azından şekillendirmek için Fed’in içinde mücadele etmeye devam mı edecek?
Reuters'ın haberine göre, Fed Başkanı olarak görev süresi mayıs ayında sona erecek ve ABD Başkanı Donald Trump’ın kısa süre içinde bir halef aday göstermesi beklenirken, Powell’ın Fed Yönetim Kurulu’ndaki ayrı koltuğunun süresi iki yıl daha dolmuyor. Bu da Powell’a, Trump’ın başkanlığının sonuna kadar para politikası ve merkez bankasındaki daha geniş kapsamlı değişiklikler üzerinde potansiyel olarak kritik bir oy hakkı veriyor.
Trump gibi bir anlaşma yapıcı olan Powell’ın durumunda bu geçmiş, özel sermaye şirketi Carlyle Group’taki yıllarına dayanıyor ve Fed Başkanı’nın elini açması için bir neden yok.
Powell, 9-10 Aralık’taki bir politika toplantısının ardından düzenlenen basın toplantısında planları sorulduğunda, her zaman tekrarladığı gibi, “Başkan olarak kalan görev süreme odaklanmış durumdayım. Bu konuda size söyleyecek yeni bir şeyim yok” dedi.
Powell sessizliğini bozdu, paylaşılan video 1,2 milyon izlenme aldı
Ancak son günlerde yaşananlar, ABD Adalet Bakanlığı tarafından bir ceza iddianamesi tehdidinin gündeme gelmesi ve Powell’ın bunu para politikası üzerinde baskı kurmaya yönelik bir “bahane” olarak nitelendirmesi, Fed için risklerin ne kadar yükseldiğini açıkça ortaya koydu. Powell’ın pazar günü geç saatlerde yayımladığı ve YouTube’da izlenme sayısı 1,2 milyona yaklaşan olağanüstü videosu da bunu teyit etti. Bu video, Trump’ın yıllardır süren amansız baskı kampanyasına doğrudan yanıt vermekten kaçınan Powell’ın bu tutumunu bozdu.
Trump, defalarca büyük faiz indirimleri talep etmiş, Powell’ı ve Fed’i borçlanma maliyetlerini düşürmekte çok yavaş davranmakla suçlamıştı.
Bugün Cumhuriyetçi Parti’nin eski muhafazakar kanadının bir üyesi olarak görülen Powell, iki büyük partinin üyeleri tarafından atanmış, terfi ettirilmiş ve desteklenmiş, Trump dahil olmak üzere her iki partiden de destek görmüş iki partili bir figür. Eğer Fed’in bağımsızlığının risk altında olduğunu hissediyor ve kendi varlığının bunu savunmaya yardımcı olabileceğine inanıyorsa, görevde kalma kararını artık neredeyse kaçınılmaz görebilir.
Cleveland Fed'in eski Başkanı, kariyerini ABD merkez bankasında geçirmiş ve şu anda Pensilvanya Üniversitesi Wharton School’da finans alanında misafir öğretim üyesi olan Loretta Mester, “Her şey celp ile birlikte tırmanıyor” dedi.
Mester, “Bu, son sekiz ayın tamamında ortaya çıkan sorunları gündeme getiriyor. Fed baskıya direnmeye devam edebilse bile ve politika kararlarının başkanın söylediklerine değil, ekonomi ve finansal piyasa gelişmelerine dayandığından eminim, bunun soru işareti yaratmasının bile bir maliyeti var” dedi.
Yatırımcılar ve kamuoyu, farklı kurallar, kısıtlar ve baskılar altında çalışmaya başlayabilecek bir ABD merkez bankasına uyum sağlıyor.
Powell 80 yıllık geleneği bozabilir
Powell’ın Fed valisi olarak görevde kalma kararı, görevden ayrılan ABD merkez bankası başkanlarının demokratik geçiş ruhu içinde haleflerine alan açmak için Fed Yönetim Kurulu’ndaki ayrı koltuklarından da istifa etmeleri şeklindeki onlarca yıllık geleneği bozabilir. Bunu en son yapan kişi, adı Adalet Bakanlığı soruşturmasının merkezinde yer alan ve şu anda yenilenen iki Fed binasından birine verilen Marriner Eccles olmuştu. Eccles, liderlik görevi Ocak 1948’de sona erdikten sonra üç yıldan fazla süreyle kurulda kalmıştı.
Fed Yönetim Kurulu’nun yedi üyesi için belirlenen, kademeli 14 yıllık görev süreleri ve her iki yılda bir dolan koltuklar, bir başkanın tek bir görev döneminde en fazla iki atama yapmasını sınırlamak amacıyla tasarlandı. Ancak uygulamada, istifalar nedeniyle daha fazla koltuk sıklıkla boşalıyor. Senato onay sürecinden geçen ve kurul atamalarından ayrı bir süreçle belirlenen Fed Başkanı seçimi ise her zaman en kritik tercih olarak görülüyor. Kuruldaki boşlukların bazen yıllarca doldurulmadan kalması da alışılmadık bir durum değil.
Ancak son günlerde yaşananlar, 14 yıllık Fed tecrübesine sahip Powell’ı zaten yeni bir yola sokmuş durumda. Pazar günkü videodaki açıklamaları, Trump’ın yıllardır süren baskısına karşı şimdiye kadarki en doğrudan yanıtı olurken, tehdit edilen iddianame, başkan ve yönetiminin merkez bankasının tam kontrolünü ele geçirmek için ne kadar ileri gidebileceği ya da gelecekteki taleplerine direnen politika yapıcılara ne yapabilecekleri konusunda endişeleri artırdı.
Mevcut yedi yönetim kurulu üyesi, Trump tarafından atananlar ile eski Başkan Joe Biden tarafından atananlar arasında bölünmüş durumda. Trump’ın kendi atamalarının körü körüne destek vermesi garanti olmasa da, onların da görevden alınmaya karşı hukuki korumaları bulunuyor. Ancak bu korumalar, başkanın Fed Valisi Lisa Cook’u görevden alma girişimiyle Yüksek Mahkeme’de test ediliyor. Daha fazla koltuk, daha fazla nüfuz anlamına geliyor ve Powell, parti çizgilerinin belirginleşmesi halinde potansiyel bir kilit oy olabilir.
Potomac River Capital’ın yatırım direktörü Mark Spindel, “Yönetim kurulunda çoğunluk sağlandığında her türlü yeniden yapılanma ve reform gündeme gelebilir. Bu sadece daha düşük faizler meselesi değil. Fed zaten bir gevşeme sürecinde” dedi.
Karar için hala zaman var
Fed Yönetim Kurulu’nda kalmak yorucu ve riskli olabilir. Ancak Trump’ın Powell ve mevcut Fed ile ilişkisi hiçbir zaman normal olmadı. Trump’ın 2018’de kendi atadığı Powell’ın göreve başlamasından haftalar sonra başlayan alışılmadık derecede sert kamuoyu eleştirileri, son dönemde daha açık tehditlere, Cook’u görevden alma girişimine ve emsalleri hiçe sayma isteğinin netleşmesine dönüştü.
Trump, çarşamba günü Reuters’a verdiği röportajda Powell’ı görevden alma planı olmadığını söyledi ve Senato’da soruşturmaya karşı bir tepki oluşurken, Hazine Bakanı Scott Bessent’in de bu durumdan rahatsız olduğu bildirilirken, “Onunla biraz bekle-gör modundayız ve ne yapacağımıza karar vereceğiz” dedi.
Federal Reserve Act, Fed Yönetim Kurulu üyelerinin yalnızca “haklı neden” ile görevden alınabileceğini söylüyor. Bu standart, Trump’tan önce hiçbir başkan böyle bir girişimde bulunmadığı için mahkemelerde tanımlanmadı. Cook davasında bu tanım netleşebilir, ancak genel olarak bunun para politikası anlaşmazlığı değil, bir tür suistimal veya kötüye kullanım anlamına geldiği kabul ediliyor. Ülkeler genelinde yaygın kabul gören ilke, faiz oranlarının siyasi kontrolünün, politikacıların kısa vadeli çıkarları ile ekonomik döngülerin uzun vadeli doğası nedeniyle kontrolden çıkan enflasyona yol açacağı yönünde.
Powell’ın Fed başkanlığı görevinin sona ermesine dört ay daha var ve Trump’ın bu göreve aday göstereceği kişinin Senato’dan onay alması gerekecek. Mevcut merkez bankası başkanına yönelik tehditler bu süreci daha da karmaşık hale getiriyor.
Bu süre, Powell’ın yanı sıra liderlik görevi Eylül 2027’de sona erecek olan Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson için de, ABD merkez bankası ve ekonomi açısından “maliyetlerin” ne kadar yükseleceğini görüp beklemek için yeterli.
Merkez bankasının birçok konuda yenilenmeye ihtiyacı olduğunu düşünen çok sayıda Fed eleştirmeni var. Powell ve Fed, COVID-19 pandemisi sırasında enflasyonun kuşaklar boyu görülmemiş seviyelere yükselmesine karşı yavaş tepki verdiklerini kendileri de kabul ediyor. Ancak ekonomistler arasında, daha erken başlanan daha küçük faiz artışlarının, fiyat baskılarına karşı daha sonra onaylanan hızlı ve büyük borçlanma maliyeti artışlarına kıyasla ne kadar fark yaratacağı konusunda görüş ayrılığı bulunuyor.
Asıl mesele, Trump’ın daha fazla Fed valisi atama fırsatı elde etmesiyle birlikte kurumsal değişimin ne kadar ileri gidebileceği. Bu, çizginin dışına çıkan bölgesel Fed başkanlarının görevden alınmasına kadar uzanabilir.
Bessent, geçen yıl kaleme aldığı bir yazıda, “misyon kayması ve kurumsal şişkinlikle” suçladığı merkez bankasında daha kapsamlı reformlardan yana olduğunu belirtmiş ve “yön değiştirmesi gerektiğini” kaydetmişti.
Kendisinin ya da yeni bir Fed başkanının bunu ne kadar ileri götürmek isteyeceği henüz belli değil. Ancak bunu hayata geçirmek için, en azından bir süre, Powell’ın desteğine ihtiyaç duyabilirler. Bu da mevcut Fed Başkanı için ertelenmiş bir emeklilik anlamına gelebilir.