07 Eylül 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 10.02.2026 11:09 | Son Güncelleme: 10.02.2026 12:02

Piyasalarda ABD'ye yönelik temkin arttı, ucuz hisse arayışı küresele yayıldı

Yıllardır ABD’nin dev teknoloji şirketlerine yoğunlaşan yatırımcılar, rotayı uluslararası piyasalara çeviriyor. Avrupa ve Asya borsalarındaki yükseliş, zayıflayan dolar ve görece düşük değerlemeler küresel çeşitlendirme eğilimini güçlendirdi
Piyasalarda ABD'ye yönelik temkin arttı, ucuz hisse arayışı küresele yayıldı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Geçtiğimiz bahar döneminde piyasalarda “Sell America” (Amerika’yı sat) söylemi öne çıkarken, 2026 itibarıyla Wall Street’te hakim strateji “buy everywhere else” (başka her yerden al) anlayışına dönüştü.

Wall Street Journal'ın haberine göre yıllar boyunca ABD borsaları “tek oyun alanı” olarak görülürken, yatırımcılar artık Amerika’nın küresel piyasalardaki belirgin üstünlüğünün daralabileceğine yönelik pozisyon alıyor. Fon yöneticilerine göre, ABD hisselerine yönelik yoğunlaşma yerini daha dengeli ve uluslararası ağırlıklı portföylere bırakmaya başladı.

Truist Advisory Services Baş Yatırım Yetkilisi Keith Lerner, “Şu anda küresel bir boğa piyasasındayız. Artık hikaye sadece ABD’den ibaret değil” değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa ve Asya’da güçlü performans

2026’nın ilk haftalarında Stoxx Europe 600, Güney Kore’nin Kospi endeksi ve MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi gibi göstergeler, önemli ABD endekslerini geride bıraktı.

Japonya’da ise Nikkei 225 endeksi, Başbakan Sanae Takaichi’nin erken seçim zaferinin ardından yeni bir rekor seviyeye ulaştı.

Geçen yıl MSCI ABD dışı tüm dünya endeksi (MSCI All-Country World ex-U.S.), dolar bazında yüzde 29 yükselerek son on yılın en iyi performansını sergiledi. Aynı dönemde S&P 500’ün getirisi yüzde 16’da kaldı.

Resonate Wealth Partners CIO’su Alex Guiliano, bu yıl Avrupa ve Japonya hisselerine daha fazla kaynak ayırdıklarını belirterek, “Uluslararası piyasalarda kazanmanın pek çok yolu var gibi görünüyor” sözlerini kullandı.

Sermaye akışı hızlandı

Morningstar Direct verilerine göre yatırımcılar yalnızca ocak ayında uluslararası hisse senedi ETF’lerine net 51,6 milyar dolar giriş yaptı. 2024 sonundan bu yana aylık girişlerde belirgin bir artış yaşanıyor.

Uzmanlar, bu eğilimin “Sell America”nın ikinci perdesi olmadığını vurguluyor. Pek çok portföy yöneticisi ABD ekonomisinin küresel piyasalara liderlik etmeye devam edeceğini düşünüyor; ancak farkın önceki yıllara kıyasla daha sınırlı olabileceği belirtiliyor.

Zayıflayan dolar etkisi

ABD dolarının 2022 zirvesine kıyasla yaklaşık yüzde 10 değer kaybetmesi, yabancı varlıklara olan ilgiyi artıran önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Doların zayıflaması, yabancı şirketlerin kazançlarını dolar bazında daha cazip hale getiriyor.

Angeles Investments CIO’su Michael Rosen, portföyünü uzun yıllar ABD’nin büyük teknoloji şirketlerinde yoğunlaştırdığını ancak son bir yılda Avrupa ve Çin ağırlıklı küçük ölçekli ve değer hisselerine yöneldiğini söyledi. Rosen, bu değişimi “bizim için oldukça büyük bir adım” sözleriyle tanımladı.

ABD’ye güven sürüyor, ancak temkin artıyor

Buna karşın Wall Street’te herkes ABD dışına yönelmiş değil. Mercer Advisors CIO’su Don Calcagni, S&P 500’ün geçen yılki çift haneli getirisini hatırlatarak ABD ekonomisinin “istisnai” konumunu koruduğunu belirtti.

Öte yandan artan kamu borcu ve siyasi-ekonomik belirsizliklerin yatırımcıları daha dengeli bir dağılıma yönlendirdiği ifade ediliyor. Calcagni, “Bu Amerika’yı satmak anlamına gelmiyor; ancak portföyleri daha eşit ağırlıklı bir yapıya kavuşturmak için güçlü gerekçeler var” dedi.

Son üç yılda yapay zeka yatırımları öncülüğünde güçlü getiriler sağlayan ABD hisselerinde ivmenin yavaşlaması da yatırımcıları yeni fırsatlar aramaya itiyor. Küçük ölçekli şirketler ve geleneksel “blue-chip” (yüksek yatırım yapılabilecek değerli hisseler) hisseler de son haftalarda ana endekslerin üzerinde performans gösterdi.

Uzmanlara göre yatırımcıların uzun süredir ABD’ye odaklanan bakış açısı genişliyor. Küresel çeşitlendirme, yeniden güçlü bir yatırım teması olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Gazete Oksijen