Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2025 yılı Hanehalkı Tüketim Harcaması istatistikleri, hanelerin harcama alışkanlıklarında son 23 yılda yaşanan değişimi gözler önüne serdi.
Ekonomim’den Hüseyin Gökçe’nin haberine göre, ölçümün başladığı 2002 yılından bu yana gıda harcamalarının toplam tüketim içindeki payı gerilerken, konut ve ulaştırmaya ayrılan bütçe belirgin şekilde arttı. Veriler, gelir düzeyi düştükçe temel ihtiyaçların hane bütçesi üzerindeki baskısının ağırlaştığını da ortaya koydu.
Düşük gelirlilerin harcamalarının yüzde 67,9’u gıda ve konuta gitti
En düşük gelirli yüzde 20’lik kesimin harcama tablosunda temel ihtiyaçlar açık ara ilk sırada yer aldı. Bu gruptaki haneler, toplam harcamalarının yüzde 29,2’sini gıda ve alkolsüz içeceklere, yüzde 38,7’sini ise konut ve kiraya ayırdı.
Böylece düşük gelirli hanelerin yalnızca iki temel ihtiyaç için yaptığı harcamaların toplam payı yüzde 67,9’a ulaştı. Başka bir ifadeyle, en düşük gelir grubundaki yurttaşların harcadığı her 3 liranın yaklaşık 2 lirası mutfak masrafları ile barınmaya gitti.
Bu tablo, düşük gelirli hanelerin eğitim, kültür, eğlence, sağlık ve diğer ihtiyaçlarına ayırabileceği bütçenin son derece sınırlı kaldığını gösterdi.
Zenginlerde gıdanın payı yüzde 12,4’te kaldı
En yüksek gelirli yüzde 20’lik kesimin tüketim alışkanlıkları ise düşük gelir grubundan belirgin şekilde ayrıştı.
Bu gruptaki haneler harcamalarının yüzde 25,7’sini konut ve kiraya, yüzde 25’ini ise ulaştırmaya ayırdı. Gıda ve alkolsüz içeceklerin toplam harcamalar içindeki payı yüzde 12,4’te kaldı.
Düşük gelirli hanelerde gıda harcamalarının payı yüzde 29,2’ye ulaşırken, en yüksek gelir grubunda bu oran yüzde 12,4 olarak ölçüldü. Veriler, temel ihtiyaçların dar gelirli yurttaşların bütçesinde çok daha ağır bir yük oluşturduğunu ortaya koydu.
Konut ve kira harcamaları zirveye çıktı
Türkiye genelinde hanelerin en fazla para ayırdığı harcama kalemi konut ve kira oldu. Bu grubun toplam harcamalar içindeki payı 2025 yılında yüzde 29,3’e yükseldi.
Konut ve kiraya ayrılan pay 2002 yılında yüzde 27,3 seviyesindeydi. Oran 2007’de yüzde 28,9’a çıktı, 2012’de yüzde 25,8’e, 2017’de yüzde 24,7’ye ve 2022’de yüzde 22,4’e geriledi. Ancak 2025 yılında yeniden artarak ölçüm döneminin en yüksek seviyesine ulaştı.
Ulaştırmanın payı 23 yılda iki kattan fazla arttı
Hane bütçesinde ağırlığı en fazla artan kalemlerden biri ulaştırma oldu.
Ulaştırma harcamalarının toplam içindeki payı 2002’de yüzde 8,7 iken 2007’de yüzde 11,1’e, 2012’de yüzde 17,2’ye ve 2017’de yüzde 18,7’ye yükseldi. Oran 2022’de yüzde 21,4’e çıktı, 2025’te ise yüzde 20,5 olarak kaydedildi.
Böylece ulaştırma harcamalarının hane bütçesindeki payı, 23 yılda iki kattan fazla arttı.
Gıdanın toplam harcamalardaki payı geriledi
TÜİK verilerine göre, gıda ve alkolsüz içeceklerin toplam harcamalardaki payı ise uzun vadede geriledi.
Haneler 2002 yılında toplam harcamalarının yüzde 26,7’sini gıda ve alkolsüz içeceklere ayırıyordu. Bu oran 2007’de yüzde 23,6’ya, 2012’de yüzde 19,6’ya geriledi. 2017’de yüzde 19,7 olan pay, 2022’de yüzde 22,9’a yükseldi. Gıdanın toplam harcamalar içindeki payı 2025 yılında yüzde 17,3 olarak hesaplandı.
Ancak gelir grupları ayrı ayrı ele alındığında, gıda masraflarının düşük gelirli yurttaşların bütçesi üzerindeki baskısının devam ettiği görüldü.
Eğitim, sağlık ve kültür son sıralarda kaldı
Türkiye’de hanelerin bütçelerinde en düşük pay ayırdığı kalemler arasında eğitim, sağlık, kültür ve eğlence yer aldı.
2025 yılında toplam harcamaların yalnızca yüzde 1,8’i eğitime ayrıldı. Sağlık harcamalarının payı yüzde 2,2, kültür ve eğlence harcamalarının payı ise yüzde 2,3 olarak kaydedildi.
Otel, lokanta ve pastanelere yapılan harcamaların payında ise artış görüldü. Bu grubun toplam harcamalar içindeki oranı 2002 yılında yüzde 4,4 iken 2025’te yüzde 6,9’a yükseldi.
Giyim ve ayakkabının hane bütçesindeki payı ise 2025 yılında yüzde 4,3 olarak ölçüldü.