İsviçre Cumhurbaşkanı Karin Keller-Sutter, Trump yönetimiyle uzun süredir yürüttüğü ticaret müzakerelerinde büyük bir hata yapmakla eleştiriliyor.
Üç ayı aşan ve yüzlerce saati bulan görüşmeler sonunda, İsviçre’nin yüzde 10’luk bir tarife oranı üzerinde anlaşmaya varacağı beklentisi vardı. Ancak Trump, cuma günü beklenmedik biçimde bu oranı yüzde 39’a çıkararak dünya genelinde en yüksek tarifelerden birini uygulamaya koydu.
Basında, Keller-Sutter’ın bu sürecini “ büyük fiyasko” olarak değerlendirenler olurken, tabloid Blick ise olayı İsviçre tarihindeki “en büyük yenilgi” olarak niteledi. Eski bir İsviçreli diplomat Financial Times'a, “Durum gerçekten kritik. Ülke içinde sert bir suçlama savaşı başladı” dedi.
“Felaket” görüşme
Perşembe gecesi gerçekleşen ve yaklaşık 30 dakika süren Keller-Sutter, Trump telefon görüşmesi “felaket” olarak tanımlanıyor. İsviçreli yetkililer, İngiltere’ye benzer şekilde yüzde 10’luk bir tarife için anlaşma beklentisindeydi ancak Trump, görüşmenin başından itibaren yalnızca İsviçre’nin ABD ile 39 milyar dolarlık ticaret fazlasına odaklandı.
Hükümet kaynakları görüşmede herhangi bir kavga yaşanmadığını belirtse de, Trump’ın tutumu İsviçre tarafını şaşırttı. ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, İsviçre’nin anlaşma metni üzerinde uzlaşı sağladığına dair beklentilerin “abartılı” olduğunu, “Her şey tam olarak anlaşılmadan hiçbir şeyin kesinleşmediğini” ifade etti.
"Yaltaklanma stratejisi"
İsviçre’de hükümetin ve özellikle Cumhurbaşkanı Keller-Sutter’ın yönetim tarzı eleştirilerin odağında yer alıyor. Yeşiller Partisi Başkanı Lisa Mazzone, hükümetin ABD karşısındaki “yaltaklanma stratejisinin” tamamen iflas ettiğini savunarak, “Artık ABD’ye karşı daha sert önlemler almanın, dijital vergi gibi yeni araçları devreye sokmanın zamanı geldi” dedi.
Sağcı Halk Partisi (SVP) milletvekili Joël Thüring ise Keller-Sutter’ı hedef alarak, sosyal medyada “yüzde 39’luk tarife, Keller-Sutter’ın ne kadar yetersiz olduğunu gösteriyor, bu bir kadın İsviçre ekonomisini mahvediyor” ifadelerini kullandı.
İş dünyası endişeli
İsviçre ekonomisi ihracata dayalı olup, ABD en büyük ihracat pazarı konumunda. İlaç sektörü, saat üretimi, makine ve metal işleme alanlarında ABD’ye ciddi miktarlarda ihracat yapılıyor. İsviçre, 2024 yılında ABD ile yaklaşık 40 milyar İsviçre Frangı (49 milyar dolar) ticaret fazlası verdi.
Ekonomi Bakanı Guy Parmelin, hükümetin teklifi gözden geçirmeye açık olduğunu belirterek, “ABD’nin beklentilerini tam olarak anlamamız gerekiyor” dedi. Parmelin ve Keller-Sutter’ın gerekirse Washington’a giderek doğrudan görüşmeler yapmaya hazır olduğu bildirildi.
Finansal piyasalarda gergin bekleyiş
İş dünyası temsilcileri ve sanayi birlikleri, yüksek tarifenin on binlerce iş kaybı riski doğuracağı konusunda uyarıyor. Swissmechanic gibi KOBİ temsilcileri hızlı ve somut hükümet adımları talep ediyor. Interpharma gibi ilaç sektörü dernekleri ise, uygulanan tarifenin İsviçre’nin küresel tedarik zincirindeki konumunu zayıflatabileceğinden endişeli.
Ülkenin önde gelen ekonomi uzmanları, yüzde 39’luk tarifeyle İsviçre’nin GSYH’sında ilaç sektörü hariç yüzde 0,3–0,6; sektör dahilinde ise yüzde 1’in üzerinde daralma riski bulunduğunu vurguluyor. Nomura Bankası ise, bu durumun İsviçre Merkez Bankası’nın faiz indirimine gitme olasılığını artıracağını belirtti.
Swiss borsası cuma günü kapalıyken, pazartesi günü sert düşüşler bekleniyor. Novartis, Roche, Nestlé, Richemont ve Swatch gibi büyük şirketler İsviçre borsasında işlem görüyor.
Swatch CEO’su Nick Hayek, “Bu bir kıyamet günü değil. ABD ile doğrudan temas kurarak sorunu çözebileceğimizi düşünüyorum” dedi.
Öte yandan, hükümet bugün yapılacak kritik toplantı sonrasında ABD’ye yeni bir teklif sunmaya hazırlanıyor. Ancak İsviçre’nin diplomatik ve ticari ilişkilerinde ağır bir sınavla karşı karşıya olduğu kesin.
Kaynak: Gazete Oksijen


