I Saw the TV Glow ve We’re All Going to the World’s Fair filmleriyle dikkat çeken Jane Schoenbrun’un yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendiği film, korku sinemasının sınırlarını aşarak sinemanın kendisi üzerine de düşünen bir hikaye anlatıyor. Cannes Film Festivali’nden Queer Palm ödülüyle dönen yapım, yıllar boyunca çekilen başarısız devam filmleriyle tüketilmiş kült slasher serisi Camp Miasma’ya hayranlık duyan genç bir yönetmenin, seriye yeni bir film kazandırma çabasını merkezine alıyor. Bu hayalini gerçekleştirebilmesi için serinin ilk filminde rol alan yıldızı yeniden kamera karşısına geçirmek isteyen genç yönetmen, yıllardır gözlerden uzak yaşayan oyuncunun kapısını çalıyor. Samimi bir tanışmanın ardından birlikte vakit geçirmeye başlayan ikili, birbirlerini ve geçmişlerini daha yakından tanımaya çalışırken Miyazma Kampı’nın gizemi de giderek çevrelerini sarıyor. Bastırılmış duygular, sinemanın çocukluktan yetişkinliğe uzanan yolculuktaki etkisi ve korku filmlerinin ölüm ile şiddet arasındaki ilişkisi üzerine düşünen Teenage Sex and Death at Camp Miasma (2026), tür sinemasını kişisel, melankolik ve güçlü bir atmosferle buluşturuyor.
Haber Giriş: 02.10.2026 04:30 | Son
Güncelleme: 02.10.2026 04:34
Miyazma Kampı’nda korkudan fazlası var
Hacks dizisinin yıldızı Hannah Einbinder ile The X-Files ve Sex Education gibi yapımlardan tanıdığımız Gillian Anderson’ı bir araya getiren Teenage Sex and Death at Camp Miasma, MUBI’de