16 Mart 2026, Pazartesi
Haber Giriş: 13.02.2026 04:41 | Son Güncelleme: 13.02.2026 13:21

Financial Times: Türk dizileri enflasyona karşı

Financial Times Türkiye muhabiri yazdı: Yüz milyonlarca dolar ihracat geliri sağlayan ve ülkenin yumuşak gücünü yayan sektör yükselen fiyatların getirdiği maliyet yükü altında ezilme tehlikesi yaşıyor
Financial Times: Türk dizileri enflasyona karşı
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

John Paul Rathbone/The Financial Times

İstanbul’un devasa Esenler Otobüs Terminali’ndeki gündelik koşuşturma bir parça ihtişamla renkleniyor. Kamera ve bum mikrofonlarının etrafında toplanmış yolcuların amacı ünlü aktör Akın Akınözü’nü görebilmek. Türkiye’nin dünya çapında ses getiren televizyon dizilerinden birinin çekimleri var.

Akın Akınözü “Veliaht” dizisinin çekimlerine verilen arada ortamı “Tam bir keşmekeş!” sözleriyle niteliyor.

Dizinin konusu otogarın sahtekar varisi etrafında şekillenen suç, aşk ve aile ilişkileri.

“Veliaht” dizisinde Timur Aslan karakterini canlandıran Akın Akınözü, çekimlerine verilen arada “Haftada bir bölüm çekiyoruz. Hepsi gerçek mekanda olmak üzere günde 12 saat çalışıyoruz. Delilikten başka bir şey değil. Ama başka türlü bu kadar canlı bir atmosfer yaratamazsınız” diyor.

Akınözü “Haftada bir bölüm çekiyoruz, ertesi hafta yayınlanıyor ve hepsi gerçek mekanda olmak üzere günde 12 saat çalışıyoruz. Delilikten başka bir şey değil. Ama başka türlü bu kadar canlı bir atmosfer yaratamazsınız. Bu ortamlar imkansızı mümkün kılıyor” diyor.

Türk dizileri halihazırda imkansızı mümkün kılmalarıyla ünlü. Kanuni Sultan Süleyman’ı konu alan “Muhteşem Yüzyıl” gibi diziler resmi rakamlara göre yaklaşık 170 ülkede izleyicileri ekran başına kilitliyor.

Türk dizilerinin hayranları arasında Hollywood yıldızı Bradley Cooper gibi isimler de var.

Prodüksiyon İspanya’dan pahalı

Ama şimdilerde beklenmedik bir olayla karşı karşıyalar: Yüksek enflasyon. Yüz milyonlarca dolar ihracat geliri sağlayan ve ülkenin yumuşak gücünü yayıp turizme katkı yaptığı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından da takdir edilen sektör yükselen fiyatların getirdiği maliyet yükü altında ezilme tehlikesi yaşıyor.

İstanbul Ticaret Odası medya komitesi üyesi Özcan Altunkaya, “Şu anki prodüksiyon maliyetimiz İspanya’dan bile yüksek. Bu da uluslararası satışları etkiliyor. Bir süre sonra TV yapımlarının ihracatı düşmeye başlayacak” diyor.

Türkiye’de içerik dağıtımı yapan Global Agency’nin kurucusu ve CEO’su İzzet Pinto, “Diziler artık yaşayabilmek için müthiş popüler olmak zorunda. Ekosistem giderek küçülüyor” diyor.

Sektördeki sıkışıklık Türkiye ekonomisinin durumunu yansıtıyor. Aşırı düşük faiz oranlarının enflasyonist etkisiyle birlikte tekstil, otomotiv ve beyaz eşya dahil hemen her sektörün rekabet gücü azalmış durumda.

Diğer sektörlerde sorun var

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği Başkanı geçen ay yaptığı açıklamada, küresel üretimde Çin’in ardından ikinci sırada yer alan sektörün ihracatının geçen yıl yüzde 10 düştüğüne dikkat çekti. Türkiye’deki ticaret kuruluşlarına göre tekstil üreticileri de benzer sorunlarla karşı karşıya. Bu sektörde son üç yılda 380 bin kişi işsiz kaldı.

Türkiye’de 2022’nin sonlarında yüzde 85’e ulaşarak zirveyi gören enflasyon şimdilerde yüzde 30 seviyesinde seyrediyor. Enflasyonun hızı liranın değer kaybetme hızını aşınca reel döviz kuru daha da değerlendi. Neticede dolar ve euro bazlı maliyetler iyice yükselerek sorunları daha da derinleştirdi.

Bir saatlik prodüksiyon maliyetinin 240 bin doları aşması üzerine faaliyetlerini durduran Avrupalı bir medya şirketinin yöneticisi, “Türk televizyonları görebileceğiniz en inanılmaz, verimli ve güzel makine. Ancak maliyetlerdeki artış Türk televizyon prodüksiyonlarının tehdit altında olduğu anlamına geliyor” diyor.

1 milyar kişi izledi

Türkiye’deki yapımcılar istikrarlı biçimde ilgi gören diziler üretmeyi başardı. Dünyanın her yerine satılan yapımlar Kültür Bakanlığı’na göre yaklaşık 1 milyar kişi tarafından izlendi.

Masraftan kaçınmayan prodüksiyonlar, yakışıklı ve güzel oyuncular, ayrıca çoğu zaman imkansız aşkları konu alan sürükleyici hikayeler ve Osmanlı sarayları, İstanbul Boğazı gibi göz alıcı mekanlar sayesinde Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Latin Amerika’daki izleyicileri cezbettiler.

“Veliaht” dizisinin ortak yapımcısı Mehmet Eryılmaz “Ben bunlara güney hikayeleri diyorum” diyor.

Başarının sırrı rekabetçi iş modeli

Yurt dışındaki Müslüman izleyiciler alkol içermeyen, biraz şiddet içerse de fazla cinsellik barındırmayan, ABD ve Avrupa prodüksiyonlarının aksine Müslümanları fanatik değil kahraman olarak tasvir eden baş karakterleri ve onların aile hikayelerini izlemeyi seviyordu. Latin Amerikalılar ise kendilerine tanıdık gelen geniş aile ve muhafazakar adetler etrafında dönen melodramlardan hoşlanıyordu.

Medya yöneticilerine ve analistlere göre dizilerin başarısındaki en büyük pay sahibi ise Türkiye’deki televizyonların son derece rekabetçi iş modeliydi. Şimdi o model tehdit altında.

Türkiye’de hafta içi akşamları beş özel kanal ve devlet kanalı TRT prime time’da birer dizi yayınlıyor. Diziler reklam aralarıyla birlikte genellikle üç saat sürdüğünden haftada 75 saate varan bir süre kaplıyor.

Böylesine büyük yer kaplayacak programları seçerken hata yapmamak için ertesi sabahki reyting rakamlarına bakılıyor. Başarısız programlar kısa sürede yayından kaldırılıyor ve yoğun bir rekabet ortamı doğuyor. Başarılı olan Türk dizilerinin yaklaşık yüzde 60’ı uluslararası satışlardan safi kâr elde ediyor.

“Muhteşem Yüzyıl” gibi diziler resmi rakamlara göre yaklaşık 170 ülkede izleyicileri ekran başına kilitliyor.

Saati 100 bin dolara satılıyor

Avrupalı medya şirketinin yöneticisi yılda sekiz başarılı dizi yapıldığında bunun “saati 100 bin dolardan yurt dışına satılan, yılda yaklaşık bin saatlik bir akışa karşılık geldiğini” söylüyor. “Rüya gibiydi” diyor.

Georgia Üniversitesi’nden medya ve kültürel çalışmalar profesörü Carolina Acosta-Alzuru Türkiye’deki risk almaktan çekinmeyen modelin Avrupa, ABD ve Latin Amerika’dan, ayrıca online platformlardan farkına dikkat çekiyor. Diğer modellerde bölüm sayısı genellikle prodüksiyonun başarısından bağımsız olarak çok önceden belirleniyor.

Ama bugün Türkiye’deki yüksek enflasyon sebebiyle düşen reklam gelirleri bir dizi bölümünün yapım maliyetinin ancak yarısını karşılayabiliyor. Neticede daha az dizi çekiliyor, daha risk alınıyor ve hit olma şansı düşüyor.

Sektör danışmanı Burhan Gün “Bu bir kısır döngü. Üretim yüksek olduğunda yeni yeteneklerle ve yeni senaryolarla denemeler yapabiliyorsunuz. Ancak bir dizi kendi maliyetini karşılayamaz hale gelince herkes garanti formatlara yöneliyor” diyor.

İçerik dağıtımı yapan Global Agency’nin kurucusu ve CEO’su İzzet Pinto “Ekosistem giderek küçülüyor” diyor.

Türkiye, G. Kore’nin gerisinde kaldı

Mevcut durum yüzünden dizilerin devam edebilmesi için yurt dışına önceden satılması gerekiyor. Ancak yüksek yapım maliyetleri yüzünden Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Latin Amerika gibi bölgelerde artan üretimle rekabet etmekte zorlanıyorlar.

Sorunun net bir çözümü yok. Bazen devlet yardımı fikri ortaya atılsa da bu aynı zamanda devlet müdahalesi riskini beraberinde getiriyor. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu aile değerlerini istismar etmek gibi suçlar nedeniyle dizilere düzenli olarak para cezası veriyor veya yayından kaldırıyor.

Dizi yayını yapan beş özel kanalın birleştirilmesi gibi bir alternatif de var. Bu şekilde reklam gelirlerinin daha az elde toplanması ve yerli üretimin desteklenmesi mümkün. Ancak analistlere göre Türkiye’deki kitle iletişim araçlarının sahipliği siyasallaştığı için bu pek olası değil.

Türkiye şu an dizi üretiminde rakibi Güney Kore’nin gerisinde kalmış durumda. Yine de Parrot Analytics’e göre 2017’den bu yana “en iyi telenovela” dalında dört Emmy, 2022’den bu yana Seul’ün uluslararası drama ödüllerinde üç “en iyi dizi” ödülü kazanmış ve geçen yıl 25 yeni dizi üretmiş sektör için her şey bitmiş değil.

Türk dağıtımcılar Rusya gibi yeni pazarlara açılıyor. Bazı prodüksiyon şirketleri de yurt dışına açılarak çeşitliliği artırma uğraşında. Örneğin Ay Yapım şimdilerde Suudi Arabistan’ın medya hamlesi kapsamında Suudi MBC Stüdyoları ile ortak bir dizi yapıyor.

Akademisyen Acosta-Alzuru, “Türk dizilerinin iş modeli sorgulanıyor olabilir ama üretim modeli sapasağlam. Müthiş heyecan vericiler” diyor.

“Veliaht” dizisinin yapımcısı Eryılmaz da aynı fikirde. İstanbul’un en büyük otogarının bodrum katında set araçları arasında ilerlerken, dizideki bir kötü karakterin sette dizini incittiğini ve bu yüzden çekime devam etmenin imkansız hale geldiğini anlatıyor. Dizinin devam edebilmesi için karakteri öldürmek zorunda kalmışlar.

Eryılmaz “Çekim programını aksattı ve zaten aşağılık bir karakterdi. Bu yüzden ölmeyi hak etti. İtiraf etmeliyim ki bu tempo hayatımı daha eğlenceli hale getiriyor” diyor.

Katkı sunan muhabir: Serra Yedikardeş

© The Financial Times Limited 2026