Geçen gün bir kafede, telefonundan ChatGPT’ye seyahat planı hazırlatan bir adamın, istediği yanıtı alamayınca sohbet robotuna giderek artan tonda çıkıştığına tanık oldum. “Şunu araştır dedim ya ben sana” diye başlayan cümleler, iyice azar tonuna ve ardından da küfürlü konuşmaya dönüştü. Karşısında bir insan olmadığını bilen birinin, yine de bir insanla konuşur gibi öfkelenmesi düşündürücüydü. Tabii çevresine ve hatta karşısında oturan hanıma karşı da son derece kaba bir davranıştı bu. İstediğini ışık hızında alamayınca yapay zekaya hakaret etmek, gerçekten de yalnızca teknolojiyle ilgili bir mesele mi?Yoksa bu davranış, öfkemizi nasıl yönettiğimiz ve karşımızdaki varlığı nasıl algıladığımız hakkında da bir şeyler söylüyor mu? İşte bu tatsız sahne, bana bu soruları düşündürdü. Büyükten küçüğe hepimiz günlük sorunlarımızı yapay zekayla çözmeye, araştırmak istediğimiz konuları sohbet robotlarına iletmeye alıştık, hatta onu neredeyse en yakın arkadaşımız, psikoloğumuz, astroloğumuz yerine koyduk. Sosyal medyaya alıştığımız hızla yapay zekaya da uyumlandık. Süreç öyle hızlı oldu ki yapay zekadan istediğimiz cevapları alamayınca hemen sinirlenmeye, kızmaya ve hatta ona küfretmeye bile başladık. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Firdevs Seyfe Şen’e göre bu konunun merkezinde şu soru yer alıyor: “İnsan, kendisine karşılık veremeyen ama insan gibi iletişim kuran bir varlıkla nasıl ilişki kurar?” Şen, “Bu problemin tek bir nedeni yok” diyerek başlıyor konuşmaya ve ekliyor: “Davranış kalıbı, hayal kırıklığı, öfke, kontrol ihtiyacı, dürtüsellik, mizah, merak ve sınırları test etme gibi birçok nedene bağlı olarak değişir. Özellikle chatbot insan dilini kullandığı için kişi, karşısında gerçek bir insan olmadığını bilse bile, sosyal bir etkileşim içindeymiş gibi davranabilir. Burada önemli nokta şu; bir kişinin ChatGPT’ye bir kez hakaret etmesiyle, bunu sürekli ve yoğun biçimde yapması aynı psikolojik anlamı taşımaz.”
Haber Giriş: 02.10.2026 04:30 | Son
Güncelleme: 02.10.2026 04:35
Yapay zekaya hakaret ederek onu mu test ediyoruz, sınırlarımızı mı?
Antropomorfizm kavramı “insan olmayan bir varlığa insani özellikler yüklemek” anlamına geliyor. Sanal muhatabımıza yönelttiğimiz öfke ve hakaret dolu sözler, teknolojiyle kurduğumuz ilişkinin yanı sıra kendi iletişim alışkanlıklarımızı da ortaya koyuyor