Birkaç yıldır gündemde bir zayıflama iğnesi furyasıdır gidiyor. Kimileri bundan büyük fayda gördüğünü söylese de kimileri de memnuniyetsizliğini dile getiriyor. Üzerine çok fazla yazılıp çizilen ve tıbbi literatürde “GLP-1 temelli tedaviler” olarak tanımlanan bu yöntem hakkındaki güncel tartışma konularından biri de zayıflama iğnelerinin yan etkilerine yönelik şikayetler. Son yıllarda diyabet ve obezite tedavisinde önemli bir paradigma değişikliği yaşandığını ve yeni nesil ilaçlar olarak ifade edilen GLP-1 reseptör agonistleri ya da inkretin temelli ilaçların yaklaşık 20 yıl önce diyabet tedavisinde kullanılmaya başlandığını belirten Acıbadem Ataşehir Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. M. Temel Yılmaz, “Daha sonra bu grupta geliştirilen yeni moleküllerle, semaglutid ve tirzepatid gibi farmakolojik ajanların midenin boşalma zamanını uzatarak, etkin bir kilo kaybı sağladığı gözlemlendi. FDA onayından sonra da tüm dünyada yaygın olarak obezite tedavisinde kullanılmaya başlandı. Obezite, Avrupa Obezite Çalışmaları Birliği (EASO) tarafından ‘Kronik, tekrarlayabilen metabolik bozukluklarla karakterize bir hastalık’ olarak tanımlanıyor.
Haber Giriş: 02.10.2026 04:31 | Son
Güncelleme: 02.10.2026 04:31
Zayıflama iğneleri konusunda modern tıp sosyal medyaya karşı
Yüzü çökmüş, kasları erimiş, çeşitli sağlık sorunlarıyla baş başa kalmış... Kamuoyunda “zayıflama iğnesi” olarak bilinen ilaçlarla kilo vermeye çalışanlar hakkında bir yandan olumsuz bilgiler duyuyoruz, bir yandan da kullanımı çığ gibi büyüyor. Bu savaş nereye gidiyor; merak ettik, uzmanlara sorduk