Jorge Valdano, Diego Maradona’nın 1986 Dünya Kupası’nda İngiltere’ye attığı o meşhur slalom golden sonra hemen koşar ve topu kaleden alır. Durum 2-0 olmuştur. Tarihin en ünlü golü atılmıştır. Henüz kimseler farkında değildir. İşte öyle bir anda Valdano herkesten önce uyanır. Bu golün yıllar boyu tekrarlarının izlendiği her seferinde artık o da karededir. “Van Gogh’un odasındaki karyola olmak gibi” der. Sonra da ekler: “Arkadaki reklam panolarının ederi sizce nedir? Bundan daha eşsiz bir ana tanıklık etmek mümkün mü?” Bazıları için spor, zirve anların toplamıdır. Bazıları için ise bir süreklilik hâlidir. Birikimdir. Bir kültürdür. Herkes tarihî anların parçası olmayı hayal eder. O gol sonrasındaki sevincin fotoğrafı da artık bir sanat eseridir. İçindeki tüm öğelerle birlikte. Ama işte maç devam etmektedir. Topu kaleden alıp oynamaya devam etmek gerekir. Çünkü aslolan her seferinde topu yeni baştan başlamak için santraya koymaktır.
Koç Topluluğu’nun sporla kurduğu ilişki, yüz yıldır ikisini de taşıyor. Hem sanat eserinin parçası oluyor hem de topu her defasında en baştan santraya dikiyorlar.
Adı konmamış bir dönem: Sponsorluk öncesi
Bugün spor ekonomisi net kavramlarla konuşmayı seviyor: Sponsorluk, görünürlük, marka değeri... Oysa Türkiye’de sporun kurumsal hayatla ilk temas ettiği yıllarda bunların hiçbirinden haberdar değildik. Destek diyorduk adına. Bir duygudaşlık yetiyordu…
Koç Topluluğu’nun sporda yarattığı bu duygudaşlık modern sponsorluğa geçişin tarihi ile eşdeğer. Ekonomik kalkınmanın toplumsal ve kültürel kalkınmayla birlikte ilerlemesi gerektiğine inanan bu yaklaşım, sporu da doğal olarak bir yatırım kaleminden ziyade bir toplumsal sorumluluk alanı olarak konumlandırıyor.
O sayede Koç Topluluğu sporu salt rekabet alanı olmaktan da çıkartarak dostluk, dayanışma, saygı ve mükemmeliyet gibi değerlerin taşıyıcısı olarak görmeye çalışmıyor mu? Tam da bu yüzden Koç’un spordaki yüzyılı, biraz da devamlılığın yüzyılı.
İçeriden kurulan spor kültürü
‘Spor kültürü‘ için bolca tefekkür ve sonra da teşekkül gerek. Sadece dış destekle bir spor ekosistemi yaratamıyorsunuz. Bunu çok erken çözmüş olmalı ki Koç Topluluğu’nun sporla ilişkisi de ‘içeride’ başlıyor.
1989’da merhum Vehbi Koç’un başlattığı Koç Topluluğu Spor Şenliği, Türkiye’de kurumsal spor kültürünün en erken ve en kapsamlı örneklerinden biri. Buradaki amaç yalnızca çalışanların spor yapmasını teşvik etmek değil. Şirketler arası dayanışmayı artırmak, ortak bir kültür üretmek de hedefleniyor. Bu içerden kurulan spor kültürünün en somut karşılıklarından biri de Abdülmecid Efendi Korusu. Burası Koçlular için yalnızca bir dinlenme alanı değil; sporla gündelik hayatın kesiştiği yaşayan bir buluşma noktası. Farklı branşlarda yıl boyunca turnuvalar, etkinlikler ve spor buluşmaları düzenleniyor.
Arçelik: Milli Futbol Takımları Ana Sponsoru
Tamam, Türkiye’de spor denince akla futbol gelir. Futbolun en büyük destekçilerinden biri Koç Topluluğu. Arçelik, 2017 yılından bu yana Milli Futbol Takımları Ana Sponsoru olarak Milli Futbol Takımlarının yanında yer alıyor.
Beşiktaş’ın göğsünde kabaran, efsane sponsor Beko bugün de gurur hissini uyandırmak için orada duruyor. Ali Koç’un Fenerbahçe başkanlığı dönemi futboldaki ekonomik büyümenin güzel bir örneği değil mi? Gelir-gider dengesinin kulüp lehine işlediği, yerleşik bir kurumsallık var orada.

Maddi açıdan sarı-lacivertlilerin tüm çehresini değiştiren, geleceğini güvence altına alan bir akıl koyuldu ortaya. Örneğin; Otokoç Otomotiv, 9 yıldır Fenerbahçe Futbol A Takımı resmi sponsoru. Yakın zamanda 2026-2027 sezonu için de iş birliğinin devam edeceği duyuruldu.
Koç Topluluğu’nun spor yatırımlarının kapsamı, çok çeşitli markaları ve spor branşlarını içermesiyle güçleniyor. Çünkü görünürlüğün ötesine ancak orada geçilebiliyor.
Basketbolla köklü bir bağ
Koç Topluluğu’nun basketbol branşına sponsorlukları da birçok farklı sektörden markasını kapsıyor. Basketbol demişken, Mustafa V. Koç’un bu alana katkılarını da anmak yerinde olur. Koç’un kurucu başkanı olduğu 1907 Fenerbahçe Derneği, 1993 yılında Fenerbahçe Basketbol Takımı’nın idaresini üstlenmiş ve takıma büyük başarılar kazandırmıştı. Basketbolla geçmişten gelen bu gönül bağı, günümüzde de farklı biçimlerde devam ediyor. 8 yıl boyunca Türkiye Basketbol Ligi’ne adını veren ve Avrupa Basketbol Şampiyonası sponsorluğunu üstlenen Beko, 2018 yılından bu yana Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı’nın isim sponsoru oldu. Fenerbahçe Beko, 2024 – 2025 sezonunda kazandığı EuroLeague şampiyonluğu ile hepimizin göğsünü kabarttı. Sarı-Lacivertliler sezonu 4 kupayla tamamlayarak, dünyada ana kulvarlardaki tüm kupaları kazanan takımlar arasına girdi. Basketbolu bir diğer destekleyen marka ise Opet. Opet, Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı resmi sponsorluğunu üsleniyor. Opet geçmişte de Fenerbahçe’nin Kadın Voleybol Takımını desteklemişti.
TOFAŞ: Bir sporcu fabrikası
1974’te kurulan Tofaş Spor Kulübü, sadece A takımının oynadığı basketbolla değil, sistematik altyapısıyla da alkış toplar.
Bu sayede 5 binden fazla sporcu, 500’e yakın antrenör, 800 milli sporcu üreten bir fabrika vardır orada. Tofaş, “Basketbol Kenti Bursa” vizyonuyla sporun şehirle kurduğu ilişkiyi dönüştürür adeta. 11 şehirde faaliyet gösteren 22 basketbol okulu, 4 bin 500 çocuk, 46 semt sahası. … Bunlar sporu da şehri de dönüştüren şeyler değil mi?
Arçelik’in voleybol başarısı
Tofaş’ın yanı sıra 1979 yılında kurulan Arçelik’in Spor Kulübü bünyesindeki voleybol takımları da tarihte birçok başarıya imza attı. 1985 yılında Arçelik Genç Kadın Voleybol Takımı Türkiye Şampiyonluğunu elde etti. 2000 yılına gelindiğinde Arçelik Erkek Voleybol Takımı Türkiye Şampiyonu; 2001 yılında ise Arçelik Takımı Türkiye Erkekler A1 Voleybol Ligi şampiyonu oldu. Kırmızı beyaz siyahlı kulüp, erkek voleybolunda yıllarca Türkiye ve Avrupa’da zirveye oynadı. Günümüzde de Opet, Voleybol Milli Takımı’nın Enerji Sponsorluğunu üstleniyor.
Motor sporları: Sürekliliğin gücü
Castrol Ford Team’i Serdar Bostancı’dan dinlemelisiniz. Kesintisiz süren bu organizasyon yalnızca başarı üretmiyor, bir okul haline de geliyor. 17 Türkiye Takımlar Şampiyonluğu, 9 Pilotlar Şampiyonluğu, Avrupa ve Dünya Ralli Şampiyonası gibi pek çok zafer duvarları süslüyor. Otokoç Otomotiv de Avis markası ile 2010 yılından beri Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu sponsorluğunu sürdürüyor.

Geçmişten gelen miras
Geçmişe baktığımızda Vehbi Koç’un Ankara’nın köklü takımı Gençlerbirliği’nin gelişimine büyük katkılarda bulunduğunu görürüz. Kulübün kuruluşunda önemli bir payı bulunan Vehbi Koç’un spor desteğini Otokar da 2024-2025 sezonu Futbol A Takımının forma göğüs sponsorluğunu üstlenerek devam ettirdi.
Olimpik alan: Görünmeyen değer
Koç Topluluğu’nun spor yatırımlarında olimpik branşların özel bir yeri bulunuyor. Çünkü bu alan, sporun en saf haliyle kıymet bulduğu yer.
Tüpraş’ın Fenerbahçe’nin olimpik branşlarına verdiği destekte de bunu görebilirsiniz, Koç Holding’in Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ile kurduğu iş birliklerinde de. Türkiye’nin uluslararası başarılarının arkasındaki görünmeyen el olmak için çabalamak önemli. Tezahürat istemeyen bir dayanışma bu.
Kapsayıcılık ve süreklilik
Tüpraş’ın Batman Engelliler Spor Kulübü’ne 2007’den bu yana verilen destek, sporun kapsayıcılık boyutunu ortaya koyuyor. Yüzlerce engelli gencin sporla buluşmasını sağlamasıyla Türkiye’de nadir görülen bir süreklilik örneğini teşkil ediyor.
Sporun deneyim haline gelmesi
Atatürk‘ün çizdiği temel sloganında gençlik var sporun. Bunu en iyi özümseyen yapılardan biri de 2006–2022 arasında düzenlenen Koç Spor Fest. Müzik, eğlence ve rekabetin birleştiği, gençlerin ortak buluşma noktası olan bu festival spora yeni bir dil kazandırıyordu.
Oyunun devamı
Valdano’nun hikâyesine geri dönelim. Topu kaleden çıkarıp orta sahaya taşıyarak iki şeyi yaptı dedik. Oyunun tarihselliğinde rol oynadı ama maçın bitmediğini de gösterdi. Koç Topluluğu’nun sporla kurduğu ilişkiye uyan bir yaklaşım değil mi? Yüz yıl boyunca sporun yalnızca sonuçlarına değil, anlamına da yatırım yapmak.
Kadın ve kız çocuklarının güçlenmesi için spor
Koç Holding’in HeForShe desteği şirketleri aracılığıyla farklı alanlara da yayıldı. Fenerbahçe Spor Kulübü, Tüpraş’ın desteğiyle 2018-2025 yılları arasında Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin (UNWomen) HeForShe hareketine dahil oldu. Fenerbahçe Futbol A Takımı, forma sırt numaraları ve isimlerini 2018’de oynanan Aytemiz Alanyaspor maçına özel olarak HeForShe logosunun rengi olan magenta renginde yaparak sahaya çıktı. HeForShe logosu, 2018-2020 yılları arasında Fenerbahçe Futbol A Takımı formasının sağ kolunda yer aldı.
Hatay’daki kız futbol takımının turnuva birinciliği bu sürecin en somut göstergelerinden biri.

Deniz, yelken ve sporun sessiz alanları
Setur Marinaları’nın yelken okulları ve organizasyonları, binlerce insanı denizle buluşturmaya devam ediyor. Yarışlara verilen destek, organizasyon altyapıları ve sporculara sağlanan imkânlarla deniz sporlarının sürdürülebilirliğinde çok büyük önem arz ediyor. Koç’un sporu yalnızca popüler olan üzerinden değil, eksik olan üzerinden okuduğunu gösteren yatırımlardan biri su sporları. Dip dalgayı takip ediyorlar ve sessiz bir destekle mendireği kuruyorlar. Bununla bitmiyor tabii. Sporcu sponsorluğu da var. Şahika Ercümen Ayvalık’taki serbest dalışında Türkiye rekorlarını kırarken en başta bahsettiğimiz destek burada da devreye giriyor. Ercümen’in güncel sponsorları arasında Ford Türkiye yer alıyor. Güçlü bir hikâye bu, sağlam bir anlatı. Günümüz dünyası da bunları içerik haline dönüştürmeye çok uygun. Eğer sürdürülebilirlik ve çevre bilinci konularında bir duruş gösterilecekse bunu yine farklı mecralarda, doğal yollardan icra etmenin bir yolu bu.