14 Haziran 2026, Pazar
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 29.05.2026 04:30 | Son Güncelleme: 29.05.2026 04:30

Ekonomiye çarpan gücü: Ford Otosan doğrudan ve dolaylı etkileriyle Türkiye ekonomisinin %1’i

Emre Özpeynirci
Emre Özpeynirci
Ekonomiye çarpan gücü: Ford Otosan doğrudan ve dolaylı etkileriyle Türkiye ekonomisinin %1’i
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Türkiye otomotiv sanayisinin lider şirketi Ford Otosan üretim kapasitesi, ihracat performansı ve yarattığı dev ekosistemle Türkiye ekonomisinin en stratejik aktörlerinden biri olmayı sürdürüyor. Üretimden mühendisliğe, tedarik zincirinden bayilerine uzanan bu geniş etki alanı, Ford Otosan’ın sadece bir otomotiv şirketi değil, Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 1’ini temsil eden dev bir sanayi merkezi olduğunu ortaya koyuyor


Koç Topluluğu bünyesindeki Türkiye’nin lider otomotiv şirketi Ford Otosan, üretimden ihracata, mühendislikten yan sanayiye uzanan kapsamlı ekosistemiyle Türkiye ekonomisinin en güçlü sanayi oyuncuları arasında yer alıyor. Türkiye otomotiv üretiminin yaklaşık 3’te 1’ini gerçekleştiren Ford Otosan’ın yarattığı katma değer, yalnızca kendi faaliyetleriyle sınırlı kalmayarak tedarik zinciri, hizmet aldığı sektörler, çalışanları ve bayi ağı aracılığıyla ekonominin geneline yayılan çok boyutlu bir etki yaratıyor.

Ford Otosan, Türkiye ekonomisine olan katkısını ölçebilmek için bir araştırma yaptırdı. Buna göre; sanayideki üretim çarklarını hareketlendiren Ford Otosan’ın gerçekleştirdiği her 1 TL’lik üretim, tedarik zinciri ve bağlantılı sektörler üzerinden toplamda 2.94 TL’lik ekonomik hacim oluşturuyor. Bu etki; lojistikten enerjiye, metalden yazılıma kadar birçok sektörde üretimi tetikleyen zincirleme bir büyümeye işaret ediyor.

Mayıs 2025... Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Y. Koç, tasarımdan üretime Ford Otosan imzası taşıyan tam elektrikli ticari araç E-Tourneo Courier’nin hattan iniş töreninde.

Ekonomide güçlü kaldıraç etkisi

Şirketin ekonomiye katkısı yalnızca üretim zinciriyle sınırlı değil. Ekonomiye olan katkının ölçülmesi için katma değer boyutunun da ölçülmesi önemli. Keza bir şirketin ülke GSYH’sine olan katkısı katma değer ile ölçülüyor. Bu bakış açısıyla yapılan hesaba göre Ford Otosan’ın Türkiye ekonomisine olan katkısının çarpan etkisi 6.65 olarak ortaya çıkıyor. Bir başka ifadeyle şirket, doğrudan ve dolaylı etkileriyle Türkiye’nin Gayrisafi Yurtiçi Hasılası’nın (GSYH) yaklaşık yüzde 1’ine karşılık gelen bir ekonomik büyüklüğü temsil ediyor.

Bu rakam, Ford Otosan’ın sanayide verimliliği artıran ve milli geliri besleyen stratejik bir güç olduğunu gösterirken, aynı zamanda otomotiv sanayisinin Türkiye’de sadece ihracat değil, katma değer üretimi açısından da kritik bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

2014 yılında açılan Ford Otosan Yeniköy Fabrikası, 2023 yılında Türkiye özel sektörünün en büyük otomotiv yatırımlarından biri olan 2 milyar Euro’luk yatırım kapsamında yenilenerek yeniden faaliyete geçti.

İstihdamda 14 katlık ekosistem

İstihdam tarafındaki verilere göre, Ford Otosan’ın istihdam üzerinde de olumlu etkisi de yüksek. Şirket bünyesinde yaratılan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 14.47 kişinin iş gücüne katılması anlamına geliyor. Buna göre; tedarik zinciri ve hizmet sektörleri dahil edildiğinde şirket toplamda 277 bin kişilik bir istihdam ağına temas ediyor.

Ayrıca yapılan araştırma, Ford Otosan’ın hangi sektörler üzerinde etkisi olduğunu da detaylarıyla ele aldı. Buna göre şirketin kauçuk-plastik sektöründen, elektrik- su- inşaat sektörüne, tarım ve madencilikten fabrikasyon metal ürünlere kadar 12 farklı sektör ile girdi çıktı ilişkisi temel alındı ve böylece Türkiye ekonomisi için yarattığı katma değer doğrulandı.

Rakamlar ortaya koyuyor ki; Ford Otosan’ın faaliyetleri; yalnızca kendi üretim hacmiyle sınırlı kalmayıp, birlikte çalıştığı tedarikçiler, iş ortakları ve desteklediği sektörler aracılığıyla ekonomide çarpan etkisi yaratan dev bir yapı.

Ford Otosan tarihinden önemli noktalar

1959: Otosan A.Ş. kuruldu ve ilk montaj fabrikasının temelleri atıldı.
1960: Ford Consul otomobil ve Ford Thames kamyon montajı ile üretime başlandı.
1966: İlk yerli seri üretim otomobili “Anadol” banttan indi.
1986: Türkiye’nin ilk dizel motoru ERK üretildi.
1997: Koç Holding ve Ford Motor Company ortaklığı eşitlendi. Otosan, Ford Otosan oldu.
2001: Ford Otosan Gölcük Fabrikası faaliyete geçti.
2009: 2002 yılında üretimi başlayan Ford Transit Connect, “2003 Yılının Ticari Aracı” ödülünü kazandı ve 2009 yılında Kuzey Avrupa’ya ihraç edilen ilk ticari araç oldu.
2012: Ali Y. Koç, Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı oldu.
2014: Yeniköy Fabrikası açıldı ve Ford Otosan tarafından geliştirilen Ford Courier üretimi başladı.
2019: Gölcük Fabrikası, WEF tarafından ‘Öncü Fabrika’ seçildi. Ford bu ağa Türkiye’den katılan ilk otomotiv şirketi oldu. Aynı yıl, Ford Trucks’ın geliştirdiği ve ürettiği F-MAX çekici “2019 Uluslararası Yılın Kamyonu” ödülüne layık görüldü.
2021: Ford Otosan, yeni nesil ve bağlantılı araç teknolojileri geliştirmek için 2 milyar Euro ile Türk otomotiv sektörünün en büyük özel sektör yatırımını duyurdu. Aynı yıl, Ford Otosan mühendislerinin geliştirdiği ilk ve tek yerli Ecotorq şanzıman Eskişehir Fabrikası’nda üretime başladı. Ayrıca, Ford Otosan Bloomberg Cinsiyet Eşitliği Endeksi’ne giren Türkiye’nin ilk ve tek sanayi şirketi oldu.
2022: Türkiye’nin ve Ford’un Avrupa’daki ilk tam elektrikli ticari aracı E-Transit’in Gölcük Fabrikası’nda üretimi başladı. Aynı yıl, Ford Motor Company’nin Romanya Craiova Fabrikası satın alındı.
2023: Yeniköy Fabrikası, kapasitesi 2,5 kat artırılarak yeniden açıldı.
2025: Puma ve Courier modellerinin tam elektrikli versiyonlarının üretim portföyüne eklendi.
2026: Yeniköy Fabrikası, WEF tarafından “Öncü Fabrika” (Global Lighthouse Network) seçildi.


Mihenk Taşı / Arşivin altın sayfalarından

1966 Anadol yollarda

İlk yerli seri üretim binek otomobili Anadol, Otosan’ın imalat bandından inerek hayatımıza girecek. Vehbi Koç’un İngiliz Reliant Motor Co.’dan aldığı lisansla üretilen A1 modelinde Ford motoru kullanıldı. Türkiye’nin otomobil tarihini başlatan adımın geçmişi üç yıl önce Rahmi Koç ve Bernar Nahum’un gördükleri bir fiberglas pikaptan ilham almalarına dayanıyor. Anadol’un İngiltere’de üretilen prototipi Alpler’i aşıp 63 saatte İstanbul’a ulaşmıştı.

1966 yılında üretimi başlayan Anadol, 1991’e kadar otomobil ve kamyonet olarak yaklaşık 100.000 adet üretildi.