Melis Çalapkulu
Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası, 2016’dan bu yana veriliyor. Amacı, Türkiye’nin yetiştirdiği ve evrensel bilgi birikimine katkı sunan, henüz 50 yaşını doldurmamış başarılı bilim insanlarını onurlandırmak. Bir yıl fen, mühendislik ve tıp bilimleri alanlarında; sonraki yıl ise sosyal bilimler, ekonomi, işletme ve hukuk alanlarında dağıtılıyor.
Bu madalya, yalnızca akademik başarıyı değil; bilim insanının kendi alanında öncü ve dönüştürücü etkisini de değerlendiriyor. En önemli özelliklerinden biri, Türkiye’de ve yurt dışında çalışan Türk bilim insanlarını görünür kılması. Ülkemizin en parlak beyinlerinden birine “Seni görüyoruz” demenin, yıllardır dünyanın farklı köşelerinde sabırla çalışan bir bilim insanımıza “Burası da senin evin” duygusu yaşatmanın yollarından biri.
Türkiye’nin yetiştirdiği çok sayıda olağanüstü bilim insanı var. Kimi ABD Boston’da bir laboratuvarda, kimi Chicago’da bir amfide, kimi Birleşik Krallık Cambridge’de bir araştırma merkezinde çalışıyor. Birçoğunun adı, yalnızca kendi alanındaki uzmanlar tarafından biliniyor. Oysa yaptıkları işler, geleceğimizi değiştiriyor. Belki de bu yüzden madalyanın en kıymetli tarafı, bilim insanlarını yeniden memleketle buluşturması.
Bilimin görünmeyen kahramanları
Koç Üniversitesi Rektörü Metin Sitti’nin sözleri bu duyguyu çok iyi anlatıyor: “Türkiye’de yetişmiş, hem Türkiye içinde hem de Türkiye dışında çok başarılı bilim insanlarımız, akademisyenlerimiz ve araştırmacılarımız var. Ama ne kadarını gerçekten tanıyoruz?”
Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası işte bu kahramanları daha yakından tanımamızı sağlıyor. Üstelik bunu, kariyerlerinin sonunda değil, en üretken dönemlerinde yapıyor. Çünkü madalya yalnızca 50 yaşını aşmamış bilim insanlarına veriliyor. Bilim, hızlı sonuç veren bir alan değil. Bir bilim insanının tek bir konu üzerindeki çalışması, bazen onlarca yıl sürebiliyor. Büyük keşiflerin arkasında büyük sabır, tekrar tekrar başarısız olmayı göze almak ve vazgeçmemek var. Koç Üniversitesi de bu madalyayla, kariyerlerinin başında ya da ortasında olan bilim insanlarına “Yolun uzun ama yalnız değilsin” demiş oluyor. Belki de bu yüzden madalya, ülkemizdeki gençler için de bir umut kaynağına dönüşüyor. Örneğin henüz üniversite sıralarında oturan bir genç, hesaplamalı görüntüleme, mikroskopi ve fotonik alanındaki çalışmalarıyla madalyayı 37 yaşında alan Aydoğan Özcan’ın hikayesine bakıp “Ben de yapabilirim” diyebiliyor.
Madalyanın 2025’teki sahibi Ufuk Akçiğit
Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası’nın 2025’te sahibi, Prof. Dr. Ufuk Akçiğit olmuştu. Akçiğit, bugün Chicago Üniversitesi’nde ekonomi profesörü. Dünyanın en saygın ekonomistlerinden biri olarak kabul ediliyor. İnovasyon, girişimcilik, ekonomik büyüme, gelir dağılımı ve sosyal hareketlilik üzerine yaptığı çalışmalar yalnızca akademi dünyasında değil, IMF, Dünya Bankası ve OECD gibi kurumlarda da dikkatle takip ediliyor. Bu hikâyeyi özel kılan başka bir ayrıntı ise Ufuk Akçiğit’in aynı zamanda bir Koç Üniversitesi mezunu olması. Bu nedenle, 10. yılın madalyasının bir mezuna verilmesi, törende bulunan herkes için başka türlü bir anlam taşıyordu.
Metin Sitti’nin ifadesiyle, “Bu başarı, Vehbi Koç’un ‘Bilim yoluyla ülkeye hizmet’ vizyonunun en somut ve en parlak örneği” idi. Koç Üniversitesi’nde lisans eğitimini tamamlayan bir öğrencinin, yıllar sonra dünyanın en etkili ekonomistlerinden biri olarak aynı üniversitede ödül alması, yalnızca kişisel bir başarı hikayesi değil. Aynı zamanda bir kurumun yıllar boyunca inşa ettiği kültürün, merakın, özgür düşüncenin ve bilime duyduğu inancın sonucu…
Törende konuşurken Ufuk Akçiğit’in sesi zaman zaman titriyordu. “Bu ödülün benim için ne kadar özel olduğunu kelimelerle ifade edemem” dedi. “Çünkü bazen dünyanın en büyük kurumlarından gelen takdir bile, insanın kendi ülkesinden gelen bir ‘aferin’ kadar güçlü olmuyor.” Akçiğit bunu şöyle ifade ediyordu: “Çok sevdiğim, bugün olduğum bilim insanına dönüşmemin en önemli bileşenlerinden biri olan ve mezunu olmaktan her zaman gurur duyduğum Koç Üniversitesi’nden bu ödülü almak inanılmaz bir mutluluk.”
Önemli ödüller için kapı aralıyor
Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası’nı alanların büyük bölümü, sonrasında dünya çapında önemli ödüller almaya devam ediyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Daron Acemoğlu.
2017’de madalyaya layık görülen Acemoğlu, yıllar sonra Nobel Ekonomi Ödülü’nü kazandı. İlginçtir, 2024’te madalyayı alan Mete Atatüre’ye ödül verildiği günün bir gün öncesinde Daron Acemoğlu’nun Nobel Ödül Töreni gerçekleşmişti. Sanki madalyanın etrafında görünmez bir kader çizgisi varmış gibi…
Bir başka örnek ise Metin Sitti. 2018’de madalyayı alan Sitti, bugün Koç Üniversitesi’nin rektörü. Bir zamanlar ödül alan bir bilim insanının yıllar sonra üniversiteyi yönetiyor olması, bu madalyanın yalnızca bir takdir değil, aynı zamanda güçlü bir bağ kurduğunu da gösteriyor.
Aslında madalya, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan bilim insanları için bir “eve dönüş yolu” açıyor sanki. Kimi zaman bir konuşma için, kimi zaman ders vermek için, kimi zaman da daha kalıcı ilişkiler kurmak için… Bilim insanları, Koç Üniversitesi’yle ve Türkiye’yle yeniden yakınlaşmaya başlıyor. Laboratuvarlar, projeler, ortak çalışmalar kuruluyor. Bir anlamda madalya, yalnızca geçmişte yapılanları ödüllendirmiyor; gelecekte kurulacak bağların da kapısını aralıyor.
İnce eleyip sık dokuyan seçim süreci
Koç Üniversitesi Rahmi M. Koç Bilim Madalyası’nın her yıl en doğru kişiye verilmesi için çok titiz bir süreç yürütülüyor.
Her yıl, o yılın alanına göre dünyanın farklı yerlerinden, farklı üniversitelerden ve araştırma kurumlarından bilim insanlarıyla bir seçici kurul oluşturuluyor.
Kurul üyeleri, yalnızca yayımladıkları makalelere göre değerlendirmiyor adayları. Bilime yaptıkları gerçek katkıya, alanlarını nasıl değiştirdiklerine, geleceği nasıl etkileyebileceklerine bakıyor. Ve sonra uzun tartışmalar sonunda bir isim üzerinde uzlaşılıyor.
İşin güzel yanı şu: Daha önce madalyayı alan isimler yıllar sonra bu kurulun parçası oluyor. Örneğin Daron Acemoğlu, ödülü aldıktan sonra seçici kurulda da yer almış. 2026’da verilecek ödülün sahibi yaz aylarında belli olacak. Ödül töreni ise 25 Kasım’da yapılacak.
Törenin en duygusal anı
Ödül törenlerinde, madalyayı alacak bilim insanlarının aileleri de bulunuyor. Çünkü o sahnede yalnızca bir kişi ödüllendirilmiyor. Ona yıllarca destek olan bir anne, sabaha kadar çalışan eşini sessizce bekleyen bir eş, çocukluğundan beri “Sen yaparsın” diyen bir baba da orada oluyor.
Bazen en duygusal an, bilim insanının değil, salondaki ailesinin gözlerinin dolduğu an. 10 yıldır her madalyayla birlikte aynı cümle yeniden söyleniyor aslında: Bilim, bu ülkenin geleceği. Ve o geleceği kuran insanları görmek, tanımak, onlara teşekkür etmek gerekiyor. Çünkü bazen bir madalya, bir bilim insanına verilen bir ödülden çok daha fazlası olabiliyor. Bazen bir ülkenin kendi çocuklarına söylediği şu cümleye dönüşüyor: “İyi ki varsın. İyi ki vazgeçmedin.”
Bugüne kadar kimler kazandı?
2025: Prof. Dr. Ufuk Akçiğit (Ekonomi)
2024: Prof. Dr. Mete Atatüre (Fizik)
2023: Prof. Dr. Ayşe Zarakol (Uluslararası İlişkiler / Siyaset Bilimi)
2022: Prof. Dr. Bilge Yıldız (Nükleer Bilimler ve Mühendislik / Malzeme Bilimi)
2021: Prof. Dr. Ali Hortaçsu (Fizik / Matematiksel Fizik)
2020: Prof. Dr. Hatice Altuğ (Fizik / Biyofotonik)
2019: Prof. Dr. Filiz Garip (Sosyoloji)
2018: Prof. Dr. Metin Sitti (Mikro ve Nano Biyomedikal Robotik)
2017: Prof. Dr. Daron Acemoğlu (Ekonomi)
2016: Prof. Dr. Aydoğan Özcan (Elektrik-Elektronik Mühendisliği)
Neden Rahmi M. Koç’un adı verildi?
Rahmi M. Koç, Koç Üniversitesi’nin kuruluşundan bu yana en güçlü destekçilerinden biri. 20 yılı aşkın süre boyunca üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanlığı’nı yaptı. Şimdi ise Onursal Başkan. Üniversitede herkes onu tanıyor. Mezuniyet törenlerinde öğrencilerin kendisiyle fotoğraf çektirebilmek için sıraya girdiğini görenler, Rahmi M. Koç’un okul için ne ifade ettiğini çok iyi bilir. Çünkü öğrenciler, veliler, akademisyenler onu yalnızca bir iş insanı olarak değil, eğitime ve bilime gerçekten inanan biri olarak tanıyor.

Rahmi M. Koç’un şu sözleri, onun eğitime ve bilime bakış açısını da gösteriyor:
“Birçok yatırım yapıyoruz, birçok netice alıyoruz ama üniversitenin mezuniyetinde o havaya kep atmak yok mu… Onun getirdiği zevk, onun getirdiği tatmin başka türlü. Kaliteli insan yetiştirmek bu memlekete vereceğiniz en büyük katkılardan biridir.”
İşte üniversite tam da bu nedenle bu madalyaya onun adını vermiş. Rahmi M. Koç’un eğitime, gençlere ve bilime duyduğu inanç, madalyanın ruhuyla bire bir örtüşüyor.