Koç Topluluğu’nun dayanıklı tüketim sektöründe faaliyet gösteren lider şirketi Arçelik, 45 bine yakın çalışanı, 13 ülkede 38 üretim tesisi, 57 ülkede 120 iştiraki ve küresel markalarıyla güçlü bir oyuncu Arçelik’in 1955 yılında Sütlüce’de başlayan üretim yolculuğu, bugün Beko markasının ulaştığı küresel güçten beslenerek, Avrupa liderliğine uzanıyor
Koç Topluluğu’nun dayanıklı tüketim sektöründeki lider şirketi Arçelik’in yolculuğu sadece bir “marka” hikayesi değil. Bu, geniş bir sanayi dönüşümü hamlesinin aynası.
Arçelik’in doğuşu 1950’li yılların başına uzanıyor. Buzdolabının henüz yaygınlaşmadığı, yiyecek ve içeceklerin evlerde kiler ya da tel dolaplarda saklandığı yıllar... Büyük şehirlerde nadiren rastlanan soğutucu cihazlara “frigidaire” deniyordu. Arçelik, tam da böyle bir dönemde, Vehbi Koç ve Lütfü Doruk’un kurduğu ortaklıkla hayat buldu. Markanın sanayi yolculuğuna tanıklık eden İstanbul Sütlüce’deki fabrikanın temeli, 1955’te şirketin kurulmasının ardından 1956’da atıldı.
Arçelik’in kuruluşu Türkiye’nin sanayileşme refleksinin, üretme iradesinin ve zamanla küreselleşme arzusunun en çarpıcı örneklerinden biri haline geldi. Bugün 71 yıl geriye dönüp bakınca, ortada yerelde güçlenen, büyüyen ve dünyaya yayılan bir marka olduğu görülüyor.
Yerli üretimden küresel ölçeğe
Arçelik’in ilk yıllarını hatırlamak önemli. “Yapabilir miyiz?” sorusunun sorulduğu yıllar. 1959’da Türkiye’nin ilk çamaşır makinesi, 1960’ta ilk yerli buzdolabı üretildiğinde mesele sadece üretmek değil, bunun Türkiye’nin fabrikalarında yapılabileceğine olan özgüvendi.
1970’ler ve 80’ler boyunca kurulan fabrikalar, genişleyen ürün gamı ve artan üretim kapasitesi aslında Türkiye’nin kendi iç pazarını inşa etme sürecinin bir parçasıydı. Ama asıl kırılma, 1990’larda geldi. Ar-Ge merkezinin kurulmasıyla, Arçelik artık sadece üreten değil, tasarlayan, geliştiren bir yapıya evrildi. Bayi ağı tüm Türkiye’ye yayıldı. Sonra da dünyaya açıldı. 1990’lı yıllarda Arçelik’in global pazarlara açılma sürecinde Beko markası belirleyici bir rol üstlendi. Şirket, uluslararası iş birlikleriyle kazandığı üretim ve kalite deneyimini, bu dönemde Beko’yu Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya gibi pazarlarda konumlandırarak kalıcı bir küresel büyümeye dönüştürdü.
Arçelik 2000’lerde bir eşikten geçti. Satın almalarla büyüyen marka portföyü, farklı coğrafyalarda kurulan üretim tesisleri ve yerel pazarlara uyum kabiliyeti markayı farklı bir konuma getirdi.
Arçelik bugün 45 bine yakın çalışanı, 13 ülkede 38 üretim tesisi, 57 ülkede 120 iştiraki ve küresel markalarıyla ürün ve hizmet sunmaya devam ediyor.
Güney Afrika’nın pazar lideri
Arçelik Türkiye’de liderliğini korurken, Pakistan’da Dawlance ve Güney Afrika’da Defy markaları ile pazar liderliğini sürdürüyor.
Avrupa’da bir numara
Arçelik tarihinde en önemli adımlardan biri de iki yıl önce atıldı. Arçelik’in yüzde 100 iştiraki Beko B.V. ile Whirlpool Corporation’ın yüzde 100 iştiraki Whirlpool EMEA Holdings LLC arasındaki anlaşma sonucu kurulan Beko Europe’un kurulmasıyla Arçelik Avrupa’nın bir numaralı beyaz eşya şirketi oldu. 2025 yılı, Whirlpool entegrasyonu çerçevesindeki dönüşümün yapılandırıldığı ve operasyonel temellerin güçlendirildiği bir dönem oldu. Organizasyonel yapıların uyumlaştırılması, satış ve ürün portföyü stratejisinin sadeleştirilmesi ve operasyonel verimliliğin artırılması önceliklendirildi.
Türkiye’de doğan bu sanayi hamlesi, artık Avrupa’dan Asya’ya uzanan bir ölçekte; üretim, teknoloji ve marka gücünü aynı anda taşıyan entegre bir yapıya dönüşmüş durumda.
Küresel büyümenin ana taşıyıcısı Beko
Arçelik’in küresel markası Beko bugün, beyaz eşyadan ankastreye, küçük ev aletlerinden klimaya uzanan geniş ürün yelpazesiyle birçok ülkede milyonlarca kullanıcı tarafından tercih ediliyor. 130’dan fazla ülkede varlık gösteren Beko, Avrupa’nın ilk iki beyaz eşya markasından biri. Beko, Fransa, İngiltere ve Romanya’da beyaz eşya kategorisinin 1’incisi haline geldi.
Arçelik, 2012’den bu yana Beko markasıyla pazarlama ve satış faaliyetlerini yürüttüğü Mısır’daki beyaz eşya fabrikasının açılışını, 2024 yılı ikinci yarısında gerçekleştirdi. Yaklaşık 110 milyon ABD doları tutarındaki yatırım ile kurulan fabrikadan 269 farklı ürün modeli ve 10 markayla 39 ülkeye ihracat yapıldı.
Bangladeş’teki yeni tesisinde üretim 2024’te başladı. 4 bin kişiye istihdam sağlayacak ve buzdolabı, çamaşır makinesi, TV ve klima gibi ürünlerin yüzde 90’ını yerli üretimle karşılayacak olan tesis, yapay zeka, IoT ve sürdürülebilir üretim standartlarıyla donatıldı.
Time’da da liste başı
Arçelik aynı zamanda, sürdürülebilirliği stratejisinin merkezinde tutmaya devam ediyor. Bu yaklaşım, uluslararası platformlarda güçlü bir karşılık buluyor.
Şirket, TIME dergisinin “Dünyanın En Sürdürülebilir Şirketleri” listesinde 2025 yılında 17’nci olurken, iki yıl üst üste sektör liderliğini korudu. S&P Global Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi’nde, dayanıklı ev aletleri sektöründe yedi yıl üst üste en yüksek skoru elde etti.
Dünyada uzaktan bir yıldız görürsünüz. Uçakla giderken o yıldız büyür, büyür, büyür sizi kapsar. Arçelik de öyle, bence dünyanın her yerinden görünen parlak bir yıldız. RAHMİ M. KOÇ (9 Eylül 2015)
2050’de net sıfır 2030’a kadar %100 yeşil elektrik
Arçelik’in sürdürülebilirlik stratejisi, “Gezegen İçin Teknoloji”, “Toplum İçin Teknoloji” ve “İşimiz İçin Teknoloji” olmak üzere üç ana eksen üzerine kuruluyor. Bu yapı, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu şekilde tasarlanırken, her yıl Avrupa Birliği’nin raporlama standartları kapsamında çifte önceliklendirme analiziyle güncelleniyor. Şirketin çevresel odaklı yaklaşımı, karbonsuzlaşma stratejisi, su ve atık yönetimine kadar geniş bir alanı kapsıyor. Bu kapsamda üretimde ve ürünlerde enerji ve su verimliliği, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı ve ürünlerin dayanıklılığı öncelikler arasında yer alıyor.
Bilim temelli hedefler
İklim tarafında ise Arçelik, Science Based Targets initiative (SBTi) tarafından 2024’te onaylanan hedeflere göre 2030’a kadar 2022 baz yılına göre Kapsam 1-2 sera gazı emisyonlarını yüzde 42, ürün kullanım fazından kaynaklanan Kapsam 3 sera gazı emisyonlarını da aynı dönem içerisinde yüzde 42 oranında azaltmayı planlıyor. Nihai hedef 2050 yılında net sıfır emisyonlu şirket olmak. Arçelik, 2030’a kadar üretim tesislerinde yüzde 100 yeşil elektrik kullanımına geçmeyi, yenilenebilir enerji kapasitesini 100 MWp seviyesine çıkarmayı ve üretimde ürün başına enerji tüketimini yüzde 15 azaltmayı hedefliyor. Üretimde su çekim ve deşarj miktarlarında yüzde 10 düşüş, geri kazanım oranında ise yüzde 25 artış öngörülüyor. Atık geri dönüşüm oranının yüzde 99’a çıkarılması ve üretimde geri dönüştürülmüş plastik kullanımının yüzde 40’a ulaşması da kritik başlıklar arasında.
Kadının işi, gücü
Arçelik kadın istihdamının artırılmasını ve girişimci kadınların desteklenmesini, 2019’da başlatılan “Kadının İşi, Gücü” projesiyle sürdürüyor. Proje kapsamında kadın girişimcilere kapsamlı destekler sunulurken, 140’tan fazla kadın bayiye ulaşıldı.
Arçelik’in hikayesi

