20 Temmuz 2026, Pazartesi
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 29.05.2026 04:30 | Son Güncelleme: 29.05.2026 04:36

Umut Kentlerde umudun yeni yüzleri doğuyor

11 ili etkileyen 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından Koç Topluluğu tarafından kurulan Umut Kentler, yalnızca barınma ihtiyacına yanıt vermedi, eğitimi, üretimi ve dayanışmayı yeniden inşa ederek hayatın filizlendiği alanlara dönüştü. Umudun yeni yüzleriyle bizleri tanıştırdı
Umut Kentlerde umudun yeni yüzleri doğuyor
A+ Yazı Boyutunu Büyüt A- Yazı Boyutunu Küçült

Bazı zamanlar vardır, hayat bildiğimiz düzeni bir anda yerle bir eder. Her şey bir anda değişir. Evler yıkılır, sokaklar sessizleşir, şehirler bir günde, bir gecede tanınmaz hale gelir. İnsanlar yalnızca kayıplarıyla, acılarıyla değil, belirsizlikle, korkuyla ve geleceğe dair derin bir boşluk hissiyle baş başa kalır. İşte tam da böyle anlarda, dayanışma, birlik olma iradesine ihtiyaç duyarız. Ve “Yeniden başlayabiliriz” diyebilme cesaretini ancak bu dayanışma gücüyle bulabiliriz.

Koç Topluluğu’nun toplumsal liderliğini görünür kılan en önemli alanlardan birinin, doğal afetlere hızlı ve etkin yanıt verebilme kabiliyeti olduğunu söyleyebiliriz.

Depremler, pandemi ve ekonomik krizler gibi Türkiye’nin içinden geçtiği zorlu dönemlerde hızla aksiyon alabilme refleksi, yalnızca kurumsal bir organizasyon becerisini değil topluma karşı duyulan sorumluluğun ne kadar derinlere kök saldığını da ortaya koyuyor. 2023 depremlerinin ardından hayata geçirilen Umut Kentler Projesi bu yaklaşımın en güçlü ve en dokunaklı örneklerinden biri.

Koç Holding, Topluluk Şirketleri ile birlikte AFAD koordinasyonunda 5 farklı noktada yaklaşık 20 bin kişiye barınma imkanı sağlarken, aslında sadece geçici bir çözüm sunmadı. Bir çadırın ya da konteynerin ötesinde, insanların yeniden hayata tutunabilecekleri, kendilerini güvende hissedebilecekleri yaşam alanları kurdu. Alt yapısıyla olduğu kadar yaşama tutunma modeliyle de Umut Kentler örnek gösterildi.

Kadınlar tekstil atölyelerinde üretim yaparak ekonomiye katılıyor.

Çocukların eğitimi yarım kalmadı

Umut Kentlere sıra sıra konteynerler değil, mahalleler kuruldu. Çamaşırhaneler, marketler, kafeler, oyun evleri, atölyeler, spor ve beceri salonları hayata geçirildi.

Vehbi Koç Vakfı ve alanında uzman sivil toplum kuruluşları, çocukları ve gençleri potansiyellerini gerçekleştirmeleri için destekledi. Kurulan okullar, bu hikayenin en umut verici sayfalarından biri oldu. Çocukların yarım kalan eğitim yolculukları devam etti. Sınıflarda sadece ders anlatılmadı, yeniden hayal kurma cesareti verildi. Öğrencilere burs ve mentorluk sağlandı, sınavlara hazırlanan çocuklara eğitim ve rehberlik hizmetleri sunuldu. Vehbi Koç Vakfı, Afet Fonu ile Umut Kentlerde yaşayan 0-18 yaş arası çocukların fiziksel, zihinsel ve duygusal sosyal gelişimi için birçok çalışma yürütmeye devam ediyor.

Teknoloji tasarım atölyeleri, çocukların üretme ve keşfetme duygusunu canlı tutarken, kütüphaneler, sessiz ama güçlü bir iyileşme alanına dönüştü. Çocuklar müzik aletleriyle tanıştı. Farklı spor dallarını öğrendi, zeka oyunlarını deneme fırsatı buldu. Spor sahaları, voleybol, basketbol, oyun alanları ve gençlik merkezleriyle birlikte çocuklar ve gençler yalnızca fiziksel olarak değil, duygusal olarak da yeniden ayağa kalktı. Voleybolcu ablalarına özenen kız takımları kuruldu.

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu Umut Kentlerde.

Kadınlar birlikte üretti

Psikososyal destek çalışmaları bu sürecin en kritik parçalarından biri oldu. Grup çalışmaları, sanat ve drama etkinlikleri, spor faaliyetleri… Tüm bu çalışmalar, görünmeyen yaraları iyileştirmeye yönelikti. Çünkü hepimiz biliyoruz bazı yaralar gözle görülmez ama en derin olanlardır. Umut Kentlerde bu yaraların da sarılması için kapsamlı bir destek ağı oluşturuldu.

Kadın Dayanışma Merkezleri ise bu büyük iyileşme sürecinin en güçlü halkalarından biri olarak öne çıktı. Kadınların ekonomik hayata katılımını desteklemek, var olan becerilerini geliştirmek ve yeni beceriler kazandırmak amacıyla kurulan bu merkezler, tekstil ve mutfak atölyeleriyle üretimin yeniden başladığı alanlara dönüştü. Ancak bu merkezler yalnızca üretim yapılan yerler değildi: Kadınların birbirine destek olduğu, deneyimlerini paylaştığı, yeniden güç kazandığı alanlardı. Eğitimler, danışmanlık hizmetleri ve birlikte üretme pratiği, iyileşmenin kolektif bir sürece dönüşmesini sağladı. Kadınlar birlikte ördü, birlikte yemek pişirdi, becerilerini birlikte geliştirdi.

Çocuklar teknoloji sınıflarında 21’inci yüzyıl becerilerini geliştiriyor.

Gençlere de iş

Umut Kentlerde kurulan Müşteri İletişim Merkezleri gençler için yeni bir başlangıç kapısı oldu: Birçoğu başvuru ve eğitim süreçlerinden geçip tam zamanlı istihdama katıldı. Burası yalnızca bir yaşam alanı değil, aynı zamanda geleceğin inşa edildiği bir üretim ve fırsat alanına dönüştü. Rakamlar bu hikayeyi somutlaştırıyor:

Umut Kentlerde Vehbi Koç Vakfı tarafından iki binden fazla gence burs ve sınav hazırlık desteği sağlandı.
Kadın Dayanışma Merkezleri’nde yaklaşık 2000 kadın üretime katıldı, 300’den fazla ürün tasarladı ve milyonlarca liralık ekonomik değer yarattı.

2026 itibarıyla 12 binden fazla insan Umut Kentlerde yaşıyor. Kalıcı konutlara geçiş süreci devam ederken dahi desteğin kesintisiz sürmesi, bu yaklaşımın geçici bir yardım değil, uzun soluklu bir sahiplenme olduğunu gösteriyor.

Ve belki de bu hikayenin en güçlü yanı şu: Umut Kentler yalnızca bir proje olarak kalmadı, yüzlerce insanın hayata tutunduğu bir durak oldu.

Sporun iyileştirici gücü herkese iyi geldi

Umut Kentlerdeki çocuklar ve gençler, Koç Topluluğu Spor Kulübü tarafından futbol, basketbol, voleybol ve atletizm branşlarında hayata geçirilen ve 1.200 çocuğa eğitim verme kapasitesine sahip spor okullarıyla farklı branşları keşfetme ve bu alanlarda kendilerini geliştirme imkânı buluyor. Sporun ve güvenli alanlar yaratmanın özellikle kız çocukları üzerinde güçlendirici etkisi görülüyor. Hatay’daki kız futbol takımının turnuva birinciliği bu sürecin en somut göstergelerinden biri.