16 Eylül 2026, Çarşamba
Gece Modu Gece Modu Gündüz Modu Gündüz Modu
Haber Giriş: 01.09.2026 07:30 | Son Güncelleme: 01.09.2026 08:02

John Galliano’nun 2027 Met Gala sergisi iptal edildi

New York Metropolitan Sanat Müzesi, antisemitizm tartışmalarının merkezindeki 'John Galliano: Horizons' sergisinden vazgeçti. Galliano geçmişte yol açtığı acıyı kabul ederken bağışçılar, siyasetçiler ve Yahudi örgütleri kararı memnuniyetle karşıladı
Fotoğraf: Getty Images
Fotoğraf: Getty Images

New York Metropolitan Sanat Müzesi, moda dünyasının son yıllardaki en tartışmalı projelerinden birini iptal etti. Mayıs 2027’de açılması ve aynı yıl düzenlenecek Met Gala’nın temasını belirlemesi planlanan “John Galliano: Horizons” sergisi, tasarımcının geçmişteki antisemitik, ırkçı ve Asya karşıtı sözleri nedeniyle yükselen tepkilerin ardından iptal edildi.

Met ile Galliano tarafından 31 Ağustos’ta yayımlanan ortak açıklamada, serginin “planlandığı şekilde devam etmeyeceği” bildirildi. Müzenin 2027 ilkbaharında açacağı yeni Kostüm Enstitüsü sergisi ve Met Gala’nın yeni planları ise daha sonra duyurulacak.

Buradaki önemli ayrım şu: İptal edilen Met Gala değil, Galliano’nun kariyerine ayrılan sergi ve galanın bu sergi etrafında şekillenecek teması. Met Gala’nın 2027’de hangi tarihte ve hangi temayla düzenleneceği henüz belli değil.

Galliano ne dedi?

Met Direktörü ve CEO’su Max Hollein, kararın tasarımcıyla yapılan “düşünceli görüşmelerin” ardından ortaklaşa alındığını açıkladı. Galliano ise yayımladığı uzun mesajında, Met’in kendisine kariyerini ele alan bir sergi önererek verdiği değerin kendisini derinden etkilediğini söyledi. Hollein’in yanı sıra Kostüm Enstitüsü Başküratörü Andrew Bolton’a ve uzun yıllardır en güçlü destekçilerinden biri olan Anna Wintour’a teşekkür etti.

Galliano kararını şu sözlerle açıkladı:

“Uzun uzun düşündükten ve Met ile projede yer alan herkesle görüştükten sonra, büyük bir üzüntüyle, serginin şu anda yapılmamasının en doğrusu olduğuna karar verdim.”

Tasarımcı, geçmişte kullandığı sözlerin yol açtığı acının sorumluluğunu taşımaya devam ettiğini belirterek özellikle Yahudi ve Asyalı topluluklardan özür diledi. “Anlamlı bir kefaretin” bir sergi, kurumsal takdir ya da tek bir kamusal jestle sağlanamayacağını söyleyen Galliano; bunun dinleme, öğrenme ve zaman içindeki davranışlarla gösterilen sürekli bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

Galliano ayrıca kendisi etrafındaki tartışmanın Met’i zor durumda bırakmasını veya Kostüm Enstitüsü’nün çalışmalarını gölgelemesini istemediğini belirtti. Kariyerine adanan bir serginin bazı insanlar için acı verici olabileceğini kabul ettiğini de ekledi.

Açıklamasında, alkol ve madde bağımlılığından kurtulma sürecinde 15 yıldır kendisine destek verenlere ayrıca teşekkür etti. Galliano, geçmişteki davranışlarını bağımlılıkla ilişkilendirse de bunların sorumluluğunu üstlenmeye devam ettiğini vurguladı.

Anna Wintour: Cesur bir karar

Kostüm Enstitüsü Başküratörü Andrew Bolton, müzelerin zor geçmişleri “titizlik, açıklık ve özenle” inceleme sorumluluğu bulunduğunu savundu. Bununla birlikte serginin neden olduğu acı ve kaygıyı da gördüğünü söyleyen Bolton, projeden vazgeçilmesini desteklediğini açıkladı.

Met Mütevelli Heyeti üyesi ve Met Gala’nın uzun yıllardır en etkili ismi olan Anna Wintour ise Galliano’nun kararını “çok cesur” diye nitelendirdi. Wintour, kararın doğru olduğuna inandığını ve hem tasarımcıya hem de müzeye tam destek verdiğini söyledi.

Wintour’un açıklaması tartışmanın bir başka cephesini de görünür hale getirdi. Çünkü sergi ilk duyurulduğunda Galliano’nun arkasında en güçlü biçimde duran isimlerden biri Wintour’du. Tasarımcıyı uzun yıllardır destekleyen Wintour, “Bu ölçekte bir sergiyi John Galliano’dan daha fazla hak eden kimse yok” demişti.

Fotoğraf: Dan Sims, British Fashion Council

Wintour, iptal açıklamasında da Galliano’nun yeteneği ve kararı üzerinde durdu; serginin en başta planlanmış olmasına yönelik eleştirilere doğrudan yanıt vermedi.

Tepkiler nasıl büyüdü?

Met, “John Galliano: Horizons” sergisini 31 Temmuz’da duyurmuştu. Ancak karar daha ilk günlerden itibaren moda yazarlarının, Yahudi toplumunun temsilcilerinin, New Yorklu siyasetçilerin ve müzenin bazı önemli bağışçılarının tepkisini çekti.

Galliano’nun biyografisini yazan moda gazetecisi Dana Thomas, 6 Ağustos’ta The New York Times için kaleme aldığı yazıda projeyi “çok kötü bir hata” olarak nitelendirdi. Thomas’ın itirazı yalnızca Galliano’nun eserlerinin bir müzede gösterilmesine değil, yaşayan bir tasarımcıya verilebilecek en büyük kurumsal onurlardan birinin ona sunulmasına yönelikti.

Galliano, Met Kostüm Enstitüsü’nde tek başına büyük bir sergiye konu olacak üçüncü yaşayan tasarımcı olacaktı. Daha önce bu ölçekte kişisel sergi düzenlenen yaşayan tasarımcılar Yves Saint Laurent ve Comme des Garçons’un kurucusu Rei Kawakubo’ydu.

Tepkiler ağustos ayının son günlerinde daha da yoğunlaştı. Bazı bağışçılar, serginin devam etmesi halinde müzeye yaptıkları maddi katkıları kesebilecekleri uyarısında bulundu.

The New York Times’ın aktardığına göre Met’in önde gelen bağışçılarından Alice Tisch, müze yönetimine gönderdiği mesajda sergiyi Galliano’nun geçmişini “aklama” girişimi olarak tanımladı. Tisch ayrıca böyle bir projenin onaylanmasını müzenin yönetim mekanizmasındaki bir başarısızlığın işareti olarak değerlendirdi.

Pace Gallery’nin kurucusu, koleksiyoner Arne Glimcher da serginin düzenlenmesi halinde Met’i vasiyetinden çıkaracağını söyledi. Elie Wiesel Foundation for Humanity Yönetim Kurulu Başkanı Elisha Wiesel de projeye karşı çıkan isimler arasındaydı. Wiesel, Holokost’tan kurtulan Nobel Barış Ödülü sahibi yazar Elie Wiesel’in tek oğlu.

Julie Menin’den kamu finansmanı uyarısı

New York Belediye Meclisi Başkanı Julie Menin, serginin en güçlü siyasi muhaliflerinden biri oldu. Holokost’tan kurtulan bir babanın kızı olan Menin, Galliano’ya böylesine büyük bir platform verilmesini “vahim bir hata” diye tanımladı. Menin, Met yöneticileri Max Hollein ve Andrew Bolton ile Anna Wintour’a gönderdiği mektupta, özellikle New York Belediyesi’nden mali destek alan kültür kurumlarının nefret ve hoşgörüsüzlüğün sonuçları olduğunu göstermesi gerektiğini savundu.

“Kelimeler önemlidir” diyen Menin, kurumların kimi yücelttiğinin, hangi değerleri savunduklarına ve neyi hoşgörmeye hazır olduklarına ilişkin açık bir mesaj verdiğini belirtti. Kararın Yahudi toplumu için “mideye inen bir yumruk” etkisi yarattığını söyledi.

Serginin iptal edilmesinin ardından Menin, müze yönetimiyle defalarca görüştüğünü belirterek kararı memnuniyetle karşıladı.

Menin ayrıca New York kent yönetiminin Met’e yılda 3 milyon dolardan fazla kaynak sağladığını hatırlattı. Böylece tartışma yalnızca bir müzenin küratöryel tercihi olmaktan çıkarak kamu kaynaklarının kimleri onurlandırmak için kullanıldığı sorusuna da dönüştü.

Met Gala’nın tarihi tartışmayı büyüttü

Sergiye yönelik itirazları artıran unsurlardan biri de 2027 Met Gala’nın olası tarihiydi. Geleneksel olarak mayıs ayının ilk pazartesi günü düzenlenen gala, 2027’de 3 Mayıs’a denk geliyor. Bu tarih aynı zamanda İsrail’in resmi takvimine göre Holokost’u Anma Günü olan Yom HaShoah’a rastlıyor.

Antisemitik sözleri nedeniyle mahkûm edilmiş bir tasarımcının kariyerini kutlayan galanın Holokost’u Anma Günü’nde düzenlenme ihtimali, müzenin tercihine yönelik eleştirileri daha da sertleştirdi.

Tepkiler üzerine Met Gala’nın tarihinin değiştirilmesi seçeneğinin değerlendirildiği bildirilmişti. Ancak serginin iptal edilmesinin ardından bu tartışma da şimdilik askıya alındı. Met, hem yeni sergiyi hem de 2027 galasının tarih ve temasını daha sonra açıklayacak.

Yahudi örgütlerinin yaklaşımı aynı değildi

Galliano’nun moda dünyasına dönüşü ve pişmanlığının kabul edilip edilmemesi konusunda Yahudi kurumları arasında başından beri tek bir görüş yoktu. Galliano, 2011’de yaşananların ardından Anti-Defamation League’in o dönemki başkanı Abraham Foxman ile birçok kez görüşmüştü. Kuruluş 2013’te tasarımcının “gerçek bir pişmanlık” gösterdiğini açıklamıştı.

Union for Reform Judaism Başkanı Haham Rick Jacobs ile New York’taki Congregation Emanu-El’den Haham Joshua Davidson da Galliano’yla görüşmelerinin ardından tasarımcının pişmanlığının samimi olduğuna inandıklarını söylemişti. Galliano’nun Yahudilik ve Holokost konusunda kendisini eğitmeye çalıştığına dikkat çekmişlerdi.

Sergi ne anlatacaktı?

“John Galliano: Horizons”, Galliano’nun bütün kariyerini ele alan ilk büyük müze sergisi olarak tasarlanmıştı. Serginin 9 Mayıs 2027’den 9 Ocak 2028’e kadar Met Fifth Avenue’da açık kalması planlanıyordu.

Kostüm Enstitüsü arşivindeki giysiler, aksesuarlar, eskizler, araştırma defterleri, prova örnekleri ve diğer arşiv malzemeleri sergilenecekti. Galliano’nun 1984’te Central Saint Martins’te hazırladığı mezuniyet koleksiyonundan kendi markasına; Givenchy ve Christian Dior yıllarından Maison Margiela dönemine uzanan yaratıcı yolculuğu incelenecekti.

Sergi “Bearings”, “Horizons” ve “Atlas of Transformation” başlıklı üç bölümden oluşacaktı. Galliano’nun tarih, coğrafya, sanat, hikâye anlatıcılığı ve performanstan nasıl yararlandığı; araştırmalarını kumaşa ve giysiye nasıl dönüştürdüğü gösterilecekti.

Met, serginin tasarımcının yalnızca başarılarını kutlamayacağını özellikle savunmuştu. İlk bölümde Galliano’nun 2010 ve 2011’deki antisemitik, ırkçı ve Asya karşıtı davranışları; Dior ve kendi adını taşıyan markadan çıkarılması; Paris’te mahkûm edilmesi ve daha sonra bağımlılık tedavisi görmesi doğrudan ele alınacaktı.

Müze, geleneksel bir “düşüş ve kurtuluş” hikâyesi anlatmak yerine estetik başarı, etik sorumluluk ve kurumsal takdir arasındaki gerilimi tartışmaya açacağını söylüyordu. Tepki gösterenler ise serginin eleştirel bir çerçeve taşımasının, Galliano’ya verilen olağanüstü kurumsal onuru ortadan kaldırmadığını savundu.

Neler olmuştu?

John Galliano, 1990’ların ortalarından itibaren yüksek modanın en etkili ve teatral tasarımcılarından biri haline geldi. 1995’te Givenchy’nin başına getirildi; kısa süre sonra Christian Dior’un kreatif direktörü oldu. Yaklaşık 15 yıl boyunca Dior’un en gösterişli defilelerine, couture koleksiyonlarına ve reklam dünyasına yön verdi.

Ancak 2010 ve 2011’de Paris’te yaşanan bir dizi olay kariyerindeki en büyük kırılmaya dönüştü. Galliano’nun La Perle adlı kafede insanlara antisemitik ve ırkçı hakaretler yönelttiği bildirildi. Daha sonra ortaya çıkan bir videoda Hitler’i öven sözler söylediği ve kafedeki kişilerin ailelerine yönelik Holokost göndermeleri yaptığı görüldü.

Videonun yayılmasının ardından Dior, Galliano’yu görevden aldı. Tasarımcı kendi adını taşıyan, o sırada Dior’un kontrolünde bulunan markadaki görevini de kaybetti.

Paris’te görülen davada Galliano, ırk, din, etnik köken veya menşee dayalı kamusal hakaretlerde bulunmaktan suçlu bulundu. Mahkeme sürecinde tasarımcının alkol ve reçeteli ilaç bağımlılığı yaşadığı belirtildi. Galliano daha sonra tedaviye girdi ve sözlerinin kabul edilemez olduğunu söyleyerek özür diledi.

Galliano’nun moda dünyasına dönüşü ise tamamen engellenmedi. Anna Wintour başta olmak üzere sektörün etkili isimleri tasarımcıya destek verdi. Galliano 2013’te Oscar de la Renta’nın stüdyosunda geçici olarak çalıştı; 2014’te Maison Margiela’nın kreatif direktörlüğüne getirildi.

Business of Fashion’ın o dönemde aktardığına göre Maison Margiela’nın sahibi OTB’nin Başkanı Renzo Rosso, Galliano’yu “gerçek bir profesyonel” ve tasarımcıdan çok bir “couturier” olarak tanımlıyordu. Rosso, markanın satışlarının Galliano döneminin daha ilk aşamasında yüzde 20 arttığını söylemiş; Martin Margiela’nın da bu atamayı desteklediğini açıklamıştı.

Bu dönüş, moda sektörünün Galliano’nun özrünü ve rehabilitasyon sürecini büyük ölçüde kabul ettiğini gösteriyordu. Galliano, Maison Margiela’da geçirdiği on yıl boyunca yeniden eleştirmenlerin en fazla övgü alan tasarımcılarından biri oldu. Özellikle 2024 ilkbahar-yaz Artisanal koleksiyonu, kariyerinin en güçlü işlerinden biri olarak değerlendirildi.

Kaynak: Gazete Oksijen